giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
8,6606
EURO
10,1856
ALTIN
490,68
BIST
1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Gök Gürültülü
30°C
Giresun
30°C
Gök Gürültülü
Çarşamba Gök Gürültülü
24°C
Perşembe Kuvvetli Sağanak
20°C
Cuma Sağanak Yağışlı
20°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C

Hüseyin Mümtaz BAYAZITOĞLU

Hüseyin Mümtaz BAYAZITOĞLU Giresun Hacı Hüseyin nüfusuna kayıtlıdır. 1947’de Sakarya’da doğdu, 1967’de Harbiye’den mezun odu. . Yurt içi ve dışında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin değişik birlik ve kurumlarında, görev yaptı. 1992’de Albay rütbesiyle emekli oldu. Evli, iki çocuk babasıdır.

Yolların ve Yılların En Uzunu-Hüseyin Mümtaz

 

YILLARIN VE YOLLARIN EN UZUNU

Hüseyin MÜMTAZ

1920-2020 aralığından bahsediyorum.

Yüz yıl olmuş.

Yüz yıl sonra yine Suriye’deyiz, Irak’tayız, Filistin’deyiz! (Biz Filistin’deyiz ama bazı Araplar, BAE/Bahreyn/Umman,  yüzyılın “vaadedilmiş topraklar” planında Trump’ın yanında).

Libya’dayız.

Geçmişi hatırlamaya pek meraklı olmayanlar “yahut günü yaşayanlar” 2020’yi kolaylıkla “en zor yıl” olarak niteleyebilirler.

Ama işin aslı öyle değil.

2020 çayda çıradır, devede kulaktır, köprüden önceki son değil, ilk çıkıştır.

Oysa 1920 İstanbul’un “üniformalı” işgalidir.

Balıkesir, Bursa, Edirne, Uşak, Gediz’in işgalidir.

Misk-ı Milli’dir. Kuvva-yı Milliye’dir.

Felâh-ı Vatan’dır, Kuvva-yı İnzibatiye’dir, Kuvva-yı Seyyare’dir, Kuvva-yı Muhammediye’dir.

Anzavur’dur, Çapanoğlu’dur, Delibaş’tır, Çerkes Ethem’dir.

Düzce, Yozgat, Konya isyanlarıdır.

İhanet ve isyandır.

Şeddeli ihanettir, isyanın feriştahıdır.

Vatan, millet, Sakarya, Dumlupınar, İzmir Belkahve’dir.

Sonrasını bilmem ama Akdeniz, İLK HEDEF’tir.

Düyun-u Umumiye’dir ama aynı zamanda Tekâlif-i Milliyedir.

Sevr’dir.

TBMM’dir.

Dürrizade’dir.

“Dünya düzeninin sebebi olan ve kıyamet gününe kadar Ulu Tanrı‘nın daim eyleyeceği İslâm Halifesi Hazretleri‘nin veliliği altında bulunan İslâm memleketlerinde bazı kötü kimseler anlaşarak ve birleşerek ve kendilerine elebaşılar seçerek Padişahın sadık uyruklarını hile ve yalanlarla aldatmakta, yoldan çıkarmaktadırlar. Padişahın yüksek buyrukları olmaksızın asker toplamaktadırlar” diye fetva vermektedir Dürrizade.

Ama Dürrizade’nin aynı “İslâm Halifesi Hazretleri” çok kısa bir süre sonra, katıksız bir Hristiyan olan “Dersaadet İşgal Orduları Başkumandanı General Harrington” Cenaplarına, ”Müslümanların Halifesi” imzasıyla iltica dilekçesi yazacaktır.

1920 aynı zamanda Mehmet Rıfat Börekçi’dir.

Özetlersek ana hatlarıyla 1920; a)Misak-ı Milli’dir, b) TBMM’dir, c)Sevr’dir.

Bu açıdan bakınca 2020’yi doğru okuduğumuzdan şüpheliyim.

Güney “komşularımız” artık Amerika ve Rusya’dır.

Yüz yıl önce de İngiltere ve Fransa idi.

“Komşular” yüz yıl önce  Şeyh Sait’i, şimdi de Barzani’leri kullanmaktadırlar.

Yâni komşu aktörler zamana göre değişse bile figüranlar hiç değişmemektedir.

Sonuçta aynı figüranlar kullanılarak güney sınırımızın ötesinde birkaç asırlık “4 parçalı” planın ilk “2 parçası”, bir şekilde parçalanan Irak ve Suriye üzerinden, İran sınırından Akdeniz’e kadar ulaş(tırıl)mış durumdadır.

1920; 500 yılın 365 güne sığdırıldığı tek bir yıldır.

Tek dişi kalmış canavara, akvam-ı beşer’e meydan okumaktır.

Yâni demem o ki…

1920’nin Yüzüncü yılı iyisiyle, kötüsüyle gün, gün hatırlanmalı, yaşanmalıdır.

Kötüsünden ders alınmalı, iyisi ile gurur duyulmalıdır.

Ama İzmir’in Kordon’unda, Naim Palas’ta Kemal Paşa ile oturup karşı kıyıya bakmaya daha iki yıl olduğu da akıldan çıkarılmamalıdır.

3 Şubat 2020

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.