giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
7,3832
EURO
8,9563
ALTIN
439,77
BIST
1.541
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Parçalı Bulutlu
18°C
Giresun
18°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
16°C
Perşembe Yağışlı
9°C
Cuma Yağışlı
11°C
Cumartesi Yağışlı
14°C

Ayhan YÜKSEL

1 Şubat 1951 tarihinde Giresun’un Tirebolu ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokulu Tirebolu’da, liseyi Trabzon’da, yüksek okulu İstanbul Ticarî İlimler Akademisi’nde okudu. İstanbul Üniversitesi Sosyal İlimler Enstitüsü Tarih Ana Bilim Dalı’nda Tirebolu: 1 Numaralı Şer’iyye Sicili (Tahlil-Çevriyazı) adlı çalışması ile lisansüstü programını tamamladı. Özellikle Giresun ve yöresi üzerinde çalışmaları yoğunlaştı. Çeşitli mahalli gazete ile Türk Dünyası Araştırmaları, Tarih ve Toplum, Türk Kültürü Araştırmaları, Osmanlı Araştırmaları gibi akademik dergilerde yazıları yayınlandı, katıldığı sempozyumlarda araştırma sonuçlarını tebliğ olarak sundu. Prof.Dr. Faruk Sümer’in Tirebolu Tarihi (1970) eserinin yazımında, Giresun, Tirebolu ve Espiye belediyelerinin düzenlediği sempozyumlarda düzenleme komitesinde ve yayın kurulunda yer aldı. ESERLERİ: 1-Giresun Tarihi Yazıları, 1. bs., İstanbul 2002, 2. bs. 2003, 3. bs. 2007. Kitapta Giresun ve ona bağlı bazı kazaların sosyal, ekonomik ve folklorik geçmişini yansıtan, çoğu orijinal kaynaklara dayalı yazılara yer verilmiştir. 2-Tirebolu: Bir Sahil Kasabasının Sosyal ve Ekonomik Tarihi (1788-1858), İstanbul 2003. Kitap, lisansüstü konusu olan bir numaralı Tirebolu Şer’iyye Sicili’ne dayanmaktadır. 3-Sicill-i Ahval Defterlerine Göre (1879-1909) Osmanlı Döneminde Tirebolulu Memurlar, İstanbul 2004. Kitapta kırk dört memurun biyografi kayıtları vardır. 4-Doğu Karadeniz Araştırmaları, 1. bs. İstanbul 2005, 2. bs. 2009. Kitap, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illeri “tarihinden bir yaprak” sunmaktadır. 5-Sicill-i Ahval Defterlerine Göre (1879-1909) Göreleli Memurlar, İstanbul 2005. Kitap, 15 memurun biyografi kaydını içermektedir. Bunlar arasında Hasan Âli Yücel’in babasının ve Posta ve Telgraf Nazırı olan Hasan Âlî Efendi’nin de biyografi kaydı bulunmaktadır. 6-Tirebolu’dan Simalar: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Değerlerimiz, İstanbul 2005.Kitapta her sahada yetişmiş 334 kişinin biyografi bulunmaktadır. 7- Tirebolu: Tarih-Kültür-Spor Yazıları, İstanbul 2008. Kitap, Tirebolu üzerine yazılmış makalelerden oluşmaktadır. Spor tarihi yeniden yazılmıştır. 8-Tirebolu Kazası Nikâh Kayıtları (1861-1906), İstanbul 2008. Kitap, kadı kayıtlarında yer alan 3298 nikâh kaydındaki 1550 sülale ile 15.000’i aşkın ismi ihtiva etmektedir. 9- Giresun Tarihinden Sayfalar, İstanbul 2009. Giresun tarihine üzerine yazılmış makalelerden oluşmaktadır. 10- Geçmişten Günümüze Tirebolulu Denizciler, İstanbul 2010. Kitap, İstanbul’a gelerek Şirket-i Hayriye, İdare-i Mahsusa gibi kuruluşlarda çalışan Tirebolulu denizcileri, bahriye subaylarını, Ertuğrul şehitlerini, yelkenli gemi kaptanlarını anlatmaktadır. Basıma hazır kitapları: 1.Bir Aile Tarihi: Göreleli Müftü Hüseyin Müştâk Efendi ve Ailesi. Hüseyin Müştâk Efendi’nin (1871-1931) özgün risalesinden yola çıkılarak arşiv kaynaklarının kullanıldığı aile tarihi. 2- Giresun’dan Simalar. Ağırlıklı olarak geçmiş dönemde her sahada yetişmiş yaklaşık 40 kadar Giresunlu’nun biyografisi yer alıyor. 3- Tirebolu Kazası Nüfus Defteri (1835-1845). Osmanlı’da ilk nüfus sayımı bilgileri. Soyağacı için birinci el kaynak.

Türkülere konu olan Giresunlu Kabadayı Koç İbrahim

Koç İbrahim, küçüklüğünden beri gözünü budaktan sakınmayan, kavgacı bir kişiliğe, sert bir yapıya sahipmiş.

“Karamustafazâde Koç İbrahim (1900-1970)”in adı, Giresun’un fingil çeşitlemelerinden “Sokakbaşı Meyhane” türküsünde geçer:

“Sokakbaşı yolumuz/
Koç İbra[hi]mdir kolumuz
Koç İbrahim olmazsa
Yaman olur halimiz”

Daha önce de ünlü eşkıya Micanoğlu Hüseyin’e (ö. 1887) türkü yakılmıştı. Koç İbrahim, küçüklüğünden beri gözünü budaktan sakınmayan, kavgacı bir kişiliğe, sert bir yapıya sahipmiş. Bu özelliğinden dolayı “Koç” lakabı ile anılmış. Daha 15 yaşını yeni bitirdiği halde Millî Mücadele kahramanı Osman Ağa’nın Teşkilat-ı Mahsusa bünyesinde topladığı 93 gönüllü arasında yer almış. Dalgaroğlu Bilal, Dızman Mehmet, Topal Musa, Piç Mahmud birlikte gezdiği “kulağı kesik” arkadaşlarıymış. İlk vukuatını 16 yapmış ve mahpushaneye düşmüş. Dik başlılığı nedeniyle yüzbaşı tarafından ayağından vurulmuş ve bu izi ömür boyu üstünde taşımış. 29 Nisan 1925 Çarşamba gecesi Mahalle bekçisi Hüseyin’in “kimdir o” diye seslenmesine sinirlenerek öldürmek kastıyla, hatta polis Mustafa ve Süleyman Efendiler’in ihtarlarına da rovelver atarak karşılık verince Ankara İstiklal Mahkemesi’nde yargılanmış. Mahkeme “meşru müdafaa” hali görerek beraat vermiş. Türküde geçen 15 sene cezayı 1932 yılında “Kel Süleyman’ın Mehmet’in” vurulmasından almış. Bir grup Tomak Mehmet’in Aksu’daki kahvehanesinde muhabbet kurmuşlar, kadın oynatıyorlarmış. O sırada atı ile kahveye girince muhabbet yapanlar arasında kargaşa yaşanmış. Bu kargaşa esnasında Kel Süleyman’ın Mehmet vurulmuş. [Görseli ekli] Kız kardeşi Seniye Hanım’a göre Mehmet’i vuran İshak Usta’nın oğlu olduğu halde vurgun Koç İbrahim’in üzerine kalmış. 1944 yılında cezasını tamamlayarak tahliye olmuş. 1970 yılında beyin kanamasından İstanbul’da vefat etmiş ve Eyüp Sultan Mezarlığı’nda toprağa verilmiş. Mahpushanelerde çekilen resimler de kabadayı halini gözler önüne seriyor. Geriye Koç İbrahim’in isminin geçtiği türkü kalmış… Bu satırların dayısının hayatı da 1933 yılında Çeşme Meydan’ında kabadayılık uğruna hitam bulmuştur. Doğru olan barış içinde yaşamak değil midir? Biz de öyle olalım…

Koç İbrahim’in cezaevi resimleri torunu Gürsel Karamustafaoğlu arşivinden alınmıştır.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.