$ DOLAR → Alış: 7,57 / Satış: 7,60
€ EURO → Alış: 8,94 / Satış: 8,97

Türkiye’de deprem gerçeği

Osman Bayram
Osman Bayram
  • 04.02.2020
  • 328 kez okundu

Bu yazıda, ülkemizdeki meydana gelen ve en son olarak ta Elazığ ve Malatya illerimizi kapsayan bölgede meydana gelen depremler ile daha önce yaşadığımız büyük depremler sonrası çeşitli veriler değerledirilerek ve derlenerek, ilgili okuyucuya deprem hakkında bilgi vermek amaçlanmıştır.

Ülkemizin bir deprem ülkesi olması ve depremin nerede ne zaman oluşacağı tespit edilemediğinden, ayrıca depremden korunma yöntemleri de kısaca özetlenmiştir.

Yerkabuğundaki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları sarsma olayına deprem denir. Deprem, önlenemeyen bir doğa olayıdır.

Dünyanın oluşumundan beri, sismik yönden aktif bulunan bölgelerde depremlerin ardışıklı olarak oluştuğu ve sonucundan da milyonlarca insanın ve barınakların yok olduğu bilinmektedir.

Bilindiği gibi yurdumuz dünyanın en etkin deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte yurdumuzda birçok yıkıcı depremler olduğu gibi, gelecekte de sık sık oluşacak depremlerle büyük can ve mal kaybına uğrama ihtimalimiz bir gerçektir.

Deprem Bölgeleri Haritası’na göre, ülkemizin %92’sinin deprem bölgeleri içerisinde bulunmaktadır. Son 60 yıl içerisinde depremlerden, istatistiki verilere göre yaklaşık  58.000 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 122.000 kişi yaralanmış ve yaklaşık olarak 411.000 bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştür.

Sonuç olarak denilebilir ki, depremlerden her yıl ortalama 1.000 vatandaşımız hayatını kaybetmekte,  ve 7.000 bina yıkılmaktadır.

Türkiye’de istatistiki verilere göre 1976-2005 yılları arasında gerçekleşen 38 depremde ortaya çıkan ekonomik hasar 16 milyar dolar oldu. Sadece Marmara Depremi’nin zararı 8.5 milyar doları buldu.

Bu veriler göz önüne alındığında, deprem oluşumunun önlenmesi mümkün olmadığına göre, insanlarımızı ve binalarımızın depremden korunması hayati önem arz etmektedir.

Dünyada ki Japonya gibi deprem ülkelerinin bu işi nasıl çözdüğüne bakarsak ülkemzdede ilk önce ana eğitiminden başlayarak, okullarımızda bunu eğitim olarak vermemiz gerektiği açıktır.

İnsanı depreme hazırlamanın ardından, deprem yönetmeliğine göre, binaları güçlendirmek ve depreme dayanıklı hale getirmek, güçlendirme uygun değilse de, bu tür binaları deprem yıkmadan ortadan kaldırmak gerekir.

DEPREMDEN KORUNMA VE SONUÇ Deprem bir doğa olayıdır ve önüne geçmek mümkün değildir. Gerekli önlemleri alarak vereceği zararı ve tahribatı azaltabiliriz.

Deprem öncesi alınacak önlemler:

1) Yerleşim bölgelerini titizlikle belirlemeliyiz. Kaygan ve ovalık bölgeleri iskana açmamalıyız. Evimizi gevşek toprağa sahip meyilli yerlere yapmamalıyız.

2) Yapıları deprem etkilerine karşı dayanıklı yapmalıyız. (Yapı Tekniğine ve İnşaat Yönetmeliğine uygun, sağlam olarak)

3) İmar planında konuta ayrılmış yerler dışındaki yerlere ev ve bina yapılmamalıdır.

4) Dik yarların yakınına, dik boğaz ve vadilerin içine bina yapılmamalıdır.

5) Çok kar yağan ve çığ gelen yamaçlarda bina yapılmamalıdır.

6) Mevcut binaların dayanıklılıklarını arttırmalıyız.

7) Sigorta sistemine dahil olmalıyız.

8)Ev satın alırken yukarıda belirtilen konuları göz önünde bulundurmalıyız.

9) Bu önlemlerin yanı sıra, günlük kullandığımız eşyalarımızın ev içerisine yerleştirilmesinde aşağıda sayılan önlemleri almalıyız:

– Dolap üzerine konulan eşya ve büro malzemelerin kayarak düşmesini önlemek için plastik tutucu malzeme kullanmalıyız.

– Soba ve diğer ısıtıcıları sağlam malzemelerle duvara veya yere tespit etmeliyiz. -Dolaplar ve devrilebilecek benzeri eşyaları birbirine ve duvara tespit etmeliyiz.

– Duvar bölmeleri ve panoları zikzak düzende yerleştirip, yere tespit etmeliyiz.

– Tavan ve duvara asılan avize, klima vb. cihazları bulundukları yere ağırlıklarını taşıyacak şekilde tespit etmeliyiz.

– Zehirli, patlayıcı, yanıcı maddeleri düşmeyecek bir konumda sabitlemeli ve kırılmayacak bir şekilde depolamalıyız. Bu maddelerin üzerlerine fosforlu, belirleyici etiketler koymalıyız.

– Gaz kaçağı ve yangına karşı, gaz vanası ve elektrik sigortalarını otomatik hale getirmeliyiz. – Binadan acilen kaçmak için kullanılacak yollardaki tehlikeleri ortadan kaldırmalı, bu yolları işaretlemeli, buralara gereksiz eşya ve malzeme koymamalıyız.

– Bir deprem planı hazırlayıp, bu plana göre nasıl davranmamız gerektiğinin tatbikatını zaman zaman yapmalıyız. – Bina yönetimince önceden belirlenen, mesken veya işyerinin özelliği ve büyüklüğüne göre uygun yangın söndürme cihazını mutlaka bulundurmalı ve periyodik bakımlarını da yaptırmalıyız. – Asansörlerin kapı yanlarına “Deprem Sırasında Kullanılmaz” levhası asmalıyız.

– Gerekli İlk yardım malzemesi, yedek pil ve pilli radyo, el feneri, temizlik malzemeleri, sinyal düdüğü, mum, kibrit, kuru gıda ve bisküvi gibi malzemeleri bir çanta içerisinde her an hazır bir şekilde bulundurmalıyız.

– Aile bireyleri ile topluca deprem sırasında nasıl korunacağımız hususunda sohbet ve alıştırmalar yapmalıyız.

– Aile bireylerimiz ile iletişimi nasıl sağlayacağımızı ve eve ulaşamayacağımız durumlar için alternatif buluşma yerlerini planlamalıyız.

-Depremin gece meydana gelebileceğini düşünerek, yatağımızı pencerenin önünden ve eşyaların dökülebileceği yerlerden uzak yerleştirmeliyiz.

Yazımızın ikinci bölümünde deprem anı ve sonrası ile ilgili bilgileri paylaşmaya devam edeceğiz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ