$ DOLAR → Alış: 7,93 / Satış: 7,96
€ EURO → Alış: 9,39 / Satış: 9,43

Trabzonlu Efsane Kahraman Kürşat Karanis

Orhan KILIÇOĞLU
Orhan KILIÇOĞLU
  • 10.04.2020
  • 602 kez okundu

Soylu ve asil bir Türk evlâdı olan Kürşat Karanis’in aslı- ceddi- boyu- sülâlesi tarihte KURT BEYLER olarak geçer.

O’ Kurt Beyler ismine lâyık bir Bozkurt olarak yaşadı.

O’ Trabzon’un, dahası Türk milletinin gururu olup, adı- şanı gönüllere kazınarak ölümsüzleşti.

O’ tam bir TÜRK DELİKANLISIYDI.

Delikanlı kelimesi, dünya milletleri içinde sadece Türk milletinin lügatinde vardır ve Türk milleti için delikanlılık insanlığın zirvesidir!

Delikanlılık, Hakk’a- Vatana- Türk’e adanmışlıktır.
Delikanlı, kınalı koçlar gibidir, adanmış insandır.

DELİKANLILIK RUHU;
Her şartta ve her türlü zeminde, yılmadan, hiç kimseden zerre kadar korkmadan, bıkıp usanmadan kişinin mazlumu- Mağduru- kimsesizi- Hakkı tutup kaldırabilme cesaretini ve basiretini kendisinde bulma Hadisesidir. İşte Kürşat KARANİS budur ve O’nu bundan daha iyi bir târif olamaz.

Kürşat Karanis ve Ali Ulusal Hocamız, Trabzon’da yerleri doldurulamayacak iki TÜRK DELİKANLISIDIR.

Kim derdi ki KÜRŞAD, kemikle etti.
O bir kişi değil, o bir devletti.
Bayraktı, vatandı, bir candı.
Tepeden tırnağa, kıpkızıl kandı.
(Atsız Hoca)

KÜRŞAT’I ANLAMAK,
KÜRŞAT’I ANLATMAK.
Kürşat’ı anlamak ve anlatmak için KAHRAMANLIK nedir bilmek gerek!
Kahramanlar, en karanlık dönemlerde aniden ve hiç kimsenin hayalini dahi kuramayacağı bir şekilde sahneye çıkarak, milletinin adına vuruşur ve sonra sessiz sedasız kaybolurlar.

Kahramanların ömürleri, her gün şahit olduğumuz laklakçı şerefsizlerin ki gibi uzun olmaz. Çünkü iman dolu gönüllerinde çok sıkça kopan o müthiş fırtınaların meydana getirdiği dev dalgaların, sahili döver gibi dövdüğü bedenleri- beyinleri ve gönülleri gün gelir bitap ve yorgun düşerek faniden bekaya göç edip tarihe mal olurlar. Tarihe mal olan kahramanlar, gelecek nesillerin gönüllerinde ebediyen yaşayarak ölümsüzleşirler.

Kahramanların göç edişleri, kahramanların yeniden doğuşlarıdır!
Kahramanların hayat hikâyeleri dilden dile, nesilden nesle anlatılır ve her devirde başka bir ruha bürünür.

Kürşat Karanis ülküdaşımız, Türk milletine mal olmuş bir kahraman olup, ismi unutulmayanların başında gelen ÜLKÜ DEVLERİNDEN bir kardeşimizdir. Ruhu şâd olsun.

BİR DE ŞEREFSİZLER VARDIR Kİ
Onlar da kahramanların aksine, milleti inim inim inletmekten, bir olan milleti otuza- kırka bölmekten, araya kin ve nefret tohumları ekerek milleti düşman kamplara ayırmaktan, her türlü fenalığı yapmanın da ötesinde; müstevlilerle iş birliği yaparak ülkelerini uçurumun kenarında sallandırmaktan büyük bir zevk alırlar.

ŞEREFSİZLER;
Sadist, kindar ve gaddar bir yapıya sahip olmalarına rağmen daima Hakk’tan, adâletten, dürüstlük ve merhametten söz ederek bir müddetliğine de olsa geniş halk kitlelerine kendilerini sevdirebilirler.

Şerefsizler, sık sık asli görevlerini unutarak, kendilerini her görevin adamı bilip, nerede ne konuşulacağını bilemezler ve burada konuştuklarını az ileride inkâr ederler. Memleketi karıştırırlar, dinleri karıştırırlar, ahengi bozarlar, ağızlarını bozarlar, hak yoldan sapıtırak enaniyetlerinde boğulurlar ki Allah bizleri şerefsizlerin şerefsizliklerinden korusun.

NETİCE OLARAK;
Kahramanlar, tıpkı Kürşat KARANİS gibi ölümlerinden (öldürülmelerinden) sonra tarihe mal olup gelecek nesillerin gönüllerinde ebediyen yaşayarak ölümsüzleşirken, şerefsizlerin ölümünden sonra ise halkın dili çözülür!

Kahramanlar, hayırlarla yâd edilir, ardından dualar okunup rahmetler dilenir, bol bol övülür!

Şerefsizlerin ise isimlerinin geçtiği yerde, dili çözülen halk tarafından ölüsüne- dirisine, gelmişine- geçmişine bol bol sövülür!

Şerefsizler acaba sonlarının böyle olacağını bilmiyorlar mı ki?
Şerefsizler, acaba çevresindekilerce uyarılmazlar mı ki?
Şerefsizlerin etrafındakiler de şerefsiz olduğundan, kim kimi nasıl uyarsın ki?

ÜLKÜCÜNÜN TOPRAĞA DÜŞMESİ!
Ülkücü bir yiğidin toprağa düşmesi,
Mecnunun Leylâsına kavuşması gibidir.
Mecnun’un Leylâ’yı sayıklaması misâli,
O’ da vatanı sayıklamıştır dilinde tespih timsâli.
Bazen de Ferhat olup, Şirin bilmiştir vatanı,
Dağları delmiştir ülkü sevdasıyla delik delik.
Islık çalarak gelip bağrına saplanan kalleş kurşun,
Tarihe destandır, düşerken ki o mert duruşun.
Tanrı Dağından Hira’ya esen rüzgârla serinlesin ruhun,
Sakın duyma Balgat’ta olanları, kaçar huzurun.
Ey imanla donanıp, Türklüğü kuşanmış Çeri,
İlk gece diyecekler sana, gir cennetten içeri.
Efsane bir BOZKURT,
Trabzon’umuzun korkusuz YİĞİDİ,
Zamanın vatansever gençlerinin ÖNDERİ,
Türk düşmanı vatan hainlerinin korkulu RÜYASI,
Asil, soylu ve buram buram Türklük kokan bir âilenin EVLÂDI,
İsmi ile müsemma gerçek bir Kürşat olan KÜRŞAT KARANİS,
Ruhun şâd, mahşere kadar ki mekânın Peygamber Efendimizin AĞUŞU olsun inşallah.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
New post (%TITLE%) has been published on %SITENAME%