giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
8,7019
EURO
10,3599
ALTIN
497,95
BIST
1.406
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Mevzi Sağanak
25°C
Giresun
25°C
Mevzi Sağanak
Çarşamba Gök Gürültülü
25°C
Perşembe Mevzi Sağanak
26°C
Cuma Gök Gürültülü
27°C
Cumartesi Gök Gürültülü
28°C

Topal Osman Ağa ve 47.Giresun Alayı Bayramiç’te:22 Eylül 1922

17.05.2021
0
A+
A-

İçinde ABD ve Yunan donanmasına ait savaş gemilerinin de olduğu İngiliz ve Fransız donanması 1918 yılından 1923 yılı sonuna kadar tam beş yıl süreyle İstanbul ve Çanakkale boğazı ve çevresini işgal altında tutmuşlardır. İstanbul’un işgal edilmesi, emperyalizmin adım adım uygulamaya koyduğu Türkiye’nin parçalanması planlarının da başlangıcını oluşturmaktadır.

Bilinenin aksine, aslında 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgalini ABD istemiş, planlarını yapmış ve uygulatmıştır. ABD Başkanı “Wilson, 18 Ocak 1919 Paris Barış görüşmeleri sırasında, ‘Mondros Mütareke (30 Ekim 1918) hükümlerinin İtilaf Devletlerine Anadolu’ya asker çıkarma hakkı verdiğini’ söyleyince, Clemenceau ‘çıkartma yapılmadan evvel Türklere haber verilmesinin icap ettiğini’ söyler ve ‘eğer bu yapılmazsa Mondros Mütarekesi şartlarına riayet edilmemiş olunacağını’ ilave eder.

Bunun üzerine, ABD Başkanı Wilson, ‘Türklerin karşı koymak için hazırlık yapmasından’ korktuğundan, ‘Türklere çok evvelden haber  verilmesine’ istemez. Bu konuda, yapılan uzun tartışmalardan sonra, ‘İtalyanlara bir iki gün evvel haber verilecek ve onların 14 Mayıs 1919’dan evvel İzmir önlerine gelmemeleri’ bu suretle temin edilmiş olacaktı. Türklere ise, ‘İzmir Kalelerini İtilaf Devletlerine teslim etmeleri 36 saat evvel ve İzmir’in işgal olunacağı da ancak 12 saat evvel

bildirilecekti.’

Wilson’a ‘Venezilos 30 bin Yunanlının hayatının tehlikede olduğunu’ söylemiş ve Wilson’da bunu işgal için yeterli gerekçe yaparak, ‘Yunanistan’ın, İzmir sancağını işgal ve orayı mandater bir devlet sıfatıyla idare etmesine’ de onay vermişti. İngiliz ve Fransızlar ise, ‘Meriç’ten İstanbul’a kadar uzanan toprakların da Yunanistan’a verilmesini’ teklif ettiler ise de, Wilson bu teklife katılmadı ve ‘bu toprakların merkezini İstanbul’un teşkil edeceği beynelmilel bir devlete’ verilmesi fikrini ortaya atmış isede, bu kabul edilmedi.”[1]

ABD Başkanı Wilson öncülüğünde yapılan ‘İzmir’in işgal edilmesi’ planı, aynen uygulanmış ve Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a hareket ettiği 16 Mayıs 1919’dan bir gün önce, Yunanlılar 15 Mayıs 1919 sabahından itibaren İzmir’i işgal etmeye başlamıştı. İzmir’in işgalinden sonra Yunan işgali Ege Bölgesi’nde yayılmış ve Türk’ü Anadolu içlerine hapsetme düşüncesi fiili eyleme geçirilmişti.
“Eylül 1920 başında Ezine’yi işgal eden Yunanlılar, Geyikli iskelesinden, Ezine Çınarlı köyünde bulunan önemli miktardaki Türk silah ve cephanesini de Bozcaada’ya götürmüşler; işbirlikçilerinin de yardımıyla Türk direnişini kırmak için 15 Ekim 1920’de Pınarbaşı köyünden Raşit Çavuş, Arap Ömer ve Tatar Ali’yi döverek öldürmüşlerdir. 31 Aralık 1920 Kurban Bayram günü 180 kişilik Yunan kuvveti Çanakkale Bayramiç’i işgal etmiş ve Bayramiç’te 300 kişi katledilmiştir. Ezine’de yapılanlar ise bundan kat kat fazladır.

Rumların yanı sıra, Türklere işkence ve zulüm yapmasına yardım eden işbirlikçiler Kör Apostol çetesine bağlı Gökçebayır’lı Yalaman Mehmet, Geyikli’li Asım Hoca[2] (Gavur İmam), Kestanbollu
Koca Şevket, Şerif Ahmet, Çığnılı Koca Bekir, Akçakeçili’den Adil, Bozcaadalı Kabsamal Ahmet ve Hüseyin’dir. Ayvacık yöresinde de, Kara Kadir, Emin Usta, berber Muhittin, Nail, Recep, Abdurrahman, Dembedeli Hasan gibi eşkiiyalar türemiş”[3] ve halkı canından bezdirmiştir.


Yunanlıların yaptıkları zulümler karşısında Manchester Guardian muhabiri tarihçi Arnold Toynbee gördüklerinden çok etkilenmiş ve 26 Mayıs 1921’de Yunan başkomutanı Papulas’a bir telgraf
çekerek, “Palova, Samanlı ve Akköy Müslüman ahalisinin can güvenliği yoktur ve göçlerine müsaade edilmesini ısrarla rica ederim” tegrafı çekmiş ve “Türklerin davalarında haklı olduğunu anlamış” ve İngiltere’de bu durumu anlatmak istemişse de çok zorlukla karşılaşmıştır. Aynı şekilde Morning Post muhabiri Pooley, “Türklerin saygıya değer bir millet olduğunu”, Yunan zulümlerini gördükten sonra anlatmaya çalışmıştır.[4] Büyük Taarruz sırasında, 4 Eylül 1922 günü bölgeden Yunanlılar çekilmek zorunda kalmış ve böylece Bayramiç’te Yunan işgali sona ermiş, ancak bu defa da halk “işbirlikçi” çetelerin eline düşmüştür.

Bölgedeki bu güvenlik boşluğunun bir an evvel giderilmesi ve yerli Rumların Türklere eziyet etmelerinin önlenmesi amacıyla, 47. Giresun Alayı, Büyük Taarruz’dan sonra İzmir yönünde ordularımızla ilerleyerek, Turgutlu’da aldığı emir gereğince Manisa, Akhisar, Soma, Bergama, Ayvalık, Burhaniye, Edremit, Küçükkuyu yoluyla Çanakkale Ezine’ye, oradan da Bayramiç’e giderek güvenliği sağlar.

22 Eylül 1922’de şehre ilk giren Türk birliklerinin başında Topal Osman vardı.[5] “Gerçekten Topal Osman Ağa, Bayramiç’te asayiş işleri ile uğraşan ilk komutandır. Şehirde iki hane Ermeni, otuz hane Yahudi ve epeyce Rum vardı. Ancak, Türk halkına ihanet edenler telaş içinde
gizlenecek delik ararken, Türk askerleri (Giresun Uşakları) tarafından birer birer yakalanıp, hak ettikleri cezaya çarptırıldılar.”[6]
Böylece 47. Giresun Alayı’na bağlı piyadeler Balıkesir Balya üzerinden Bayramiç’e gelerek, burada güvenliği sağlamışlar, ardından ilçeye 17. Tümen’e bağlı diğer birliklerin gelmesi üzerine,
Bayramiç’ten Çanakkale Salihler köyüne hareket etmişlerdir.

  1. Giresun Alayı’na bağlu süvariler ise Edremit’te konuşlu 2.Süvari Tümeni’nde görev yaptıklarından, bu Tümene 19 Eylül 1922 günü verilen emir üzerine Edremit’ten Çanakkale’ye hareket etmişler ve 22 Eylül 1922’de Ezine kurtarılmıştır. Ezine’ye giren birliklerin komutanı Çallı Ethem (Ethem Necdet Karabudak) Beydi.[7] 17.Tümen’in ilerlemesini öğrenen İngilizler “kendi piyade ve süvarilerini Çanakkale’ye doğru geri çektiler.[8]

Çallı Ethem Bey’e yapılan müraccat üzerine, Yunalıların askeri debboy (depo) alanında öldürüp topluca toprağa gömdükleri mezarlar “haham ve Ermeni papaz” huzurunda açtırıldığında karşılaşılan manzar korkunçtu; elleri tellerle bağlandıktan sonraTürkler öldürülüp, toprağa verilmişti. Türk Milleti’ne reva görülen bu zulümlerin sorumluları ve Türkler ihbar eden yerli Rumlar ve eşkıyalık yapan işbirlikçiler acımzasızca hak ettikleri şekilde cezalandırıldılar.[9]

Gerek 2.Süvari Tümeni içinde bulunan 47.Alay’ın süvarileri ve gerekse 47.Alayın piyade güçleri, bu ilerleme sırasında “öncü birlik” olmuş ve görevlerini en iyi şekilde yapmışlardır. Bunun en güzel örneği ise, bölge halkının dedelerinden dinledikleri anılarda “Topal Osman ve Giresun” kelimelerinin torunları tarafından çocuklarına anlatılıyor olmasıdır.[10]

Kar, izleri örtmesin.

Evvel gidenlere selam olsun!

[1] Mine Erol, Türkiye’de ABD Manda Meselesi: 1919-1920, İleri Matbaası, Giresun 1972, s.53 v.d

[2] İşbirlikçi Geyikli’li Asım Hoca (Gavur İmam) 25 Ağustos 1921’de hakkında verilen idam fetvası yerine getirilmiştir.

[3] Hüsamettin Öztürk, Milli Mücadele’de Çanakkale, Kültür Bak. Yay., Yay. No:2572, s.249

[4] Muhammet Erat, Milli Mücadele’de Ezine ve Çevresi, Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı Dergisi, Sayı 3, ÇOMÜ Yay., Mart 2005, s.156-170

[5]  Hüsamettin Öztürk, a.g.e.,s.283

[6] Hüsamettin Öztürk, a.g.e., s.280 v.d.

[7] Hüsamettin Öztürk, a.g.e, s.285

[8] Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı günlüğü, C-IV, s.685

[9] Hüsamettin Öztürk, a.g.e, s.285 v.d.

[10] Bunun en güzel örneği için: Bayramiç, Gedik Köyü Web Sitesi, Kurtuluş Savaşı Sırasında Bayramiç ve Derekolu, [http://www.gedikkoyu.net]

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.