giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
8,8635
EURO
10,3943
ALTIN
497,93
BIST
1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Kuvvetli Sağanak
19°C
Giresun
19°C
Kuvvetli Sağanak
Cumartesi Sağanak Yağışlı
24°C
Pazar Az Bulutlu
23°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
23°C
Salı Sağanak Yağışlı
22°C

Ayhan YÜKSEL

Tirebolu'da doğdu. İÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Ana Bilim Dalı'nda yüksek lisans programını tamamladı. Çalışmaları özellikle Giresun ve Tirebolu üzerinde yoğunlaştı. Çalışmalarının ana kaynağını doğrudan arşiv belgeleri oluşturdu ve üzerinde daha önce hiçbir çalışma yapılmamış veya az durulmuş konular teşkil etti. Çeşitli yerel gazeteler ve dergiler ile Türk Dünyası Araştırmaları, Tarih ve Toplum, Türk Kültürü İncelemeleri, Karadeniz İncelemeleri, Osmanlı Araştırmaları, Askeri Tarih Araştırmaları Dergisi gibi akademik dergilerde yazıları yayımlandı. Katıldığı sempozyumlarda araştırma sonuçlarını tebliğ olarak sundu. TTK tarafından Giresun'da yerel kültüre katkıda bulunan tarihçi olarak arşiv kaydı alındı. Yayımlanmış kitapları arasında Giresun Tarihi Yazıları (3. baskı, 2007), Doğu Karadeniz Araştırmaları (3. baskı 2007), Kuğuoğulları (2017), Keşap Tarihi (2. baskı, 2016), Keşap Kazası Nüfus Kayıtları (2013), Giresun Kazası Nüfus Defteri (F. emecen ile birlikte, 2015), Giresun'da Fındık ve Fındık Borsası'nın Tarihçesi (O. yeşilot ile birlikte, 2015), Giresun Nikâh Kayıtları (F. Emecen ile birlikte, 2021) ve diğerleri bulunmaktadır.

Tirebolu Kaymakamının kızının başında hasır şapka olursa ne olur?

Kaymakam kelimesine günümüzde olduğu gibi Osmanlı merkez ve taşra teşkilatında hem unvan hem terim olarak rastlanır.

Sahil yolu geçmeden ve nüfus artışı olmadan, kültürel yapının bozulmadığı yıllarda bir kaymakamın tayini, eşinin ve çocuklarının hâl ve hareketleri oldukça ilgi çekerdi ve halk tarafından takip edilirdi. Konya’da “Kaymakam kızı”na türkü yakılmış ve bu türkü oyun havasına da dönüşmüştür… 1964 yılında Tirebolu kaymakamı Turgut Kaya’nın kızı Müjgan ve yeğeni Dilşad’ın güzelliği, moda olan twist dansını oynamaları dilden dile söylenirmiş (Çınar Çetinkaya, Nasıl Cereyan Ettiyse, s. 24).

Orta Asya’da sosyal hayatta çok faal olan Türk kadını, zamanla Arapların etki altında toplum içinde durumları bozulmaya başlamıştır. Osmanlı İstanbul’unda kadınların giyim kuşamı sıkı kurallara bağlıydı. Hıristiyan kadınlar sokağa çıktıklarında ayırt edilebilmesi için ferace ve ayakkabılarını statülerini belirleyici renklerde giymeleri öngörülmüştü. Bu yasaklar ve giyimde müslüman-hıristiyan ayırımına kıstas teşkil edecek kıyafetler arasında hasır şapka da yer almıştı (1904). Bu sırada Tirebolu kaymakamı Ali Bey’dir. Ali Bey’in eşi Rum asıllı Arini, kayınvaldesi Fotni Hanımlardır. Ali Bey’in 17 yaşında Kadriye, 16 yaşında Haydar ve 10 yaşında Cemile isimlerinde çocukları vardır. Fotini Hanım, Kadriye ile birlikte Haydarpaşa’dan bilet alıp İzmit reji kantarcısı Ali Bey’in kardeşi Hüseyin Bey’in yanına gitmişlerdir. Kadriye, Fotni Hanım’la birlikte kalmaktadır. Hıristiyan olan bir ailenin yanında kalan Kadriye’nin bu ortamdan etkilenmesi kaçınılmazdır. Kadriye,  hıristiyanlara mahsus elbise giymekte ve başında da hasır şapka  olmaktadır. O halde Tirebolu kaymakamı Ali Bey’in çocuklarından özellikle 17 yaşında olan Kadriye islam ise elbisesini de ona göre giymelidir, yok, anneleri ve anneanneleri dolayısıyla islam değilseler onu da beyan etmelidirler… Bu kısıtlamalarla modanın önüne geçilemedi. Osmanlı döneminde Avrupa giyim modası, örf ve âdetleri benimsendi. Kadınlar Avrupalı kadınları taklit etmeye başladılar. Bu taklit aşırıya kaçsa da kaçınılmazdı… Günümüzde bir kesim de eski Türk kadını kıyafetleri yerine 1872’de Suriye’den yaygınlaşan hiç ilgimiz olmayan çarşafı giymeye başladı, saçı örtmek için sonradan çıkan tesettür modasını uygulamaya başladılar… 1930-1940’lı yılların kadın giyiminin zarafetini şimdi bulamıyoruz.. Kaymakam Ali Bey’in çocuklarının “iki arada-bir derede” hikâyesi değişimin  ayak izleri olmaktadır…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.