giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
8,2364
EURO
10,0327
ALTIN
484,93
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Kuvvetli Sağanak
14°C
Giresun
14°C
Kuvvetli Sağanak
Pazartesi Sağanak Yağışlı
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
17°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
21°C
Perşembe Az Bulutlu
25°C

Hüseyin OZBEK

Kastamonu doğumlu. Çorum Öğretmen Okulu sonrası Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünde öğrenim gördü. Edebiyat öğretmenliği yaptı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. 2002-2004 arası İstanbul Barosu Baro Meclisi ve İnsan Hakları Merkezi yürütme kurullarında bulundu. 2004-2006, 2006-2008, 2008-2010, 2010-2012, 2012-2014 dönemleri İstanbul Barosu Yönetim Kurulunda Genel Sekreterlik görevini yürüttü. Roman, öykü çalışmalarını sürdürmektedir. Deneme ve eleştiri türünde yayınlanmış kitapları vardır. ÇEKÜL -Çevre ve Kültürel Değerleri Koruma Vakfı- Yüksek Danışma Kurulu Üyesi, TÜRKEV -Türkiye Tarihi Evleri Koruma Derneği üyesi, 68’liler Birliği Vakfı Danışma Kurulu üyesidir. Evli ve 2 çocuk babasıdır. Serbest avukat olarak çalışmaktadır.

Terminolojik alışkanlıktan düşünsel tutsaklığa

26.07.2020
0
A+
A-

Kullandığınız terminoloji dil ile zihnin gelgitleri arasındaki yolculuğun son durağı olan  bellek envanterinizde yerini alır. Kültür kodlarınızın ürünü olmayan ithal sözcük ve deyimler bu envanterde kendi kimliklerini korurlar.Kimlik ve kültür kodlarınıza uyarlayamadığınız o kavramlar zaman içinde  sizi kuşatır ve tutsak eder. O sözcüğü yaratan kültür ve düşünsel iklim hiç farkına varmadan sizi zihinsel olarak fethedecektir.

İstanbul boğazındaki Karadeniz Marmara arasında ters yöndeki dip ve yüzey akıntısı misali en sonunda o kültürel akıntının sürüklediği limanda demirlediğinizin farkına bile varamazsınız. Sizi tutsak eden kültürel ve düşünsel iklim, süreç içinde şekli kimliğiniz ile aidiyet hissiniz arasındaki uçurumun nedeni olacaktır.

İki paragraflık girişi yeter sayıp konuyu somutlaştıralım isterseniz.Bazı askerler,bahsedilen kişiyi övgü anlamında “Şövalye ruhlu” olarak tanımlarlar. Mete Han’a atıf yapılan, kuruluşu M.Ö: 209 yılına dayandırılan bir ordunun savaşçı-asker modelinin şövalye olmasındaki tuhaflık nedense pek dikkati çekmez.

Şövalye, Batı-Hıristiyan kültürüne ait bir kavramdır. Kralın ya da senyörün emrinde seçkin  savaşçıdır. Amacı Hristiyanlığın doğduğu toprakları Müslümanlardan geri almak olan Haçlı seferlerinin asker figüründe şövalyelerin öne çıkması boşuna değildir. Kara Avrupa’sında ve Akdeniz’de yüzyıllarca Osmanlı İmparatorluğuna karşı batının ekonomik dinsel,kültürel çıkarları için verdiği savaşlarda şövalyeler yine ön saftadırlar.

Mete Han’ı kurucu komutan, O’nun ordusunun onluk, yüzlük,binlik,tümen sistemini kuruluş konstriksiyonu olarak kabullenen bir anlayışın asker modeli “Alp” olur, “Bagatur/Batur” olur ama şövalye olamaz. 1701’de Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını Türklere açan ordunun alpları, baturları, gazileri vardı ama şövalyeleri yoktu! Şövalyeler Alparslan’ın karşısına çıkan Bizans Ordusunun saflarındaydı.

Haçlı donanmasına karşı çarpışan Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Malta kuşatmasında şehit düşen Turgut Reis’in, şövalyeleri yoktu, leventleri vardı. Şövalyeler hasım ordu ve donanmanın saflarında Osmanlıya kılıç sallamaktaydılar.

Kahramanlık, vatanseverlik, onur ve erdem sözcükleri  asker bazında somutlaştırılırken şövalye sözcüğünden vazgeçilsin artık.  Alplerin,baturların,gazilerin ruhlarını incitmek istemiyorsak, kütür kodlarımızın,ruh dünyamızın  dışındaki ithal kavramlarını terk etmenin zamanıdır.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.