giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
7,8158
EURO
9,4809
ALTIN
461,55
BIST
1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Az Bulutlu
15°C
Giresun
15°C
Az Bulutlu
Pazar Yağışlı
13°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
14°C
Salı Yağışlı
16°C
Çarşamba Yağışlı
14°C

TANZİM SATIŞTA SATIŞA GELMEYELİM!

11.02.2019
0
A+
A-

Bir ülke düşünün:

Tarıma elverişli topraklarını, beton yığınlarına dönüştürsün.

Bir ülke düşünün:

Akarsuyun üzerine on hatlı apartman diksin.!

 

Tarıma elverişli toprakların beton olmasına izin veren hükümetin, akarsuyun üzerine apartman yapması size de tuhaf gelmesin.

Öyle saça, böyle tarak.!

 

Normaldir.!

İnanın ben bu ülkede hiç bir şeye şaşırmıyorum.

Marketlerde “Morris”in ürünlerine “Yerli Üretim” yazılımasına da şaşırmadığım gibi.

Zaten Türkiye’de Türklerden başka herkes yerli.!

Hamd olsun.

Siz ne kadar, “Morris’i” yerli görseniz de, O kendi özelinde sizi “kendine hizmet eden zavallı böcekler görüyor” fikrini bilin yeter.

 

İşte marketlere fiyat ayarlaması ve yerli üretim kampanyası başlattığınız dönemlerde de demiştik ki, zabıta tedbirlerle fiyat ayarlaması yapılmaz.

 

Venezuela’da yapılabildi mi.?

Hiç mi görmezsiniz.!

Maduro marketler açtırdı ne kadar başarılı oldu.

Şimdi Venezuela’da bir çikolataya bir depo benzin alıyorsunuz.

Evet evet yanlış duymadınız.

Aynen şöyle:

Bir çikolataya, bir depo benzin.

Halk aç beyler aç.

Oysa Venezuela’a dünyanın en zengin ülkesi.

En değerli iki madene sahip.!

Petrol ve altın.!

Ama açlıktan ölüyorlar.

Eeee efendim Amerika yaptı.!

Amerika yapar yaparda aptala yapar zira, imanı olmana şeytan zarar veremez.

İman ise aklın yansımasıdır.

Aklı olmayanın imanı da olmaz.

 

Ve gördük ki, ekonomi polisiye tedbirlerle idare edilmiyor.

Marketi zabıtaya, soğan depolarını polise bastırmakla, üreticiyi terör suçlusu ilan etmekle nereye kadar gidebilirsiniz.

Şimdi tanzim satışları başladı.!

Allah aşkına sizi kim inandırdı böylesi acınası fikirlere.!

“Devlet ticaret yapmayacak” diye en verimli fabrikaları tekelleştirip belli bir gurubu firavunlaştırırken sizlere dedik ki:

Firavunları yaratan güç insanlığın kendi gücüdür.

Yapmayın.!

“Küçük esnaf kusura bakmasın” dediğinizde size dedik ki, büyük marketlerin ucuz fiyatları sizi kandırmasın zira, küçük esnaf kepenk kapatınca, O’nlar kendi fiyatlarını istediği oranda belirler.

Devlet ise buna müdahale etmek için kendisi market işletmek zorunda kalır.

Keşke demeseydik, geldiğimiz finalde market işletmeciliğine başladınız.

Umarım Venezuela’da olduğu gibi olmaz.

 

Bakınız siz sorunları ya üreticiden saklıyorsunuz ya da bilmiyorsunuz.!

 

Üretici bir kilogram tohuma binaltıyüzdoksan liraya (1.690.00) lira para ödüyor.

Eski para ile:

Birmilyaraltıyüzdoksanlira

 

Tohumlar çelik kasalarda, altın gibi saklanıp üreticiye gr ile satılıyor.

Asgari ücretli kardeşim aklında bulunsun.

Sen bir kg tohum alıp bir şey üretmek istesen, bir kg tohuma bir ay çalışman lazım….

Anlatabildik mi.?

 

Denizde bilmem ne alemleri yapılan yatlara vergisiz akaryakıt verirken, çiftçiye sattığın mazotun %500 yakın dolaylı vergisini alıyorsun.

Tarım işçisine sosyal hak vermiyorsun.

Üreticiyi devlet olarak ödüllendirmiyorsun.

Onure etmiyorsun.

Çiftçi diyor, çoban diyorsun.!

 

Bu ülkede kırmızı ve yeşil pasaport alıp dünyayı gezecek biri varsa, O biri üretici olmalı.

Yoksa, çakarlı, korumalı araçlarla gezen, burnu altında yönerge ile bırakılmış bıyıkları ile birbirine umre gösterişi yapanlarla, bu ülke bir adım ileri gidemez…

Evet gidemez.

Gidemiyoruzda.!

 

Ev ve otomobili gelişmişlik sanıyoruz.

Oysa bir ev, bir de otomobil alanın hayatı bitmiştir.

Ya borcunu öder, yada elinde tutmak için hayatını vakfeder.

Faiz düzeni böyledir.

Düzen düzene….

 

Efendiler:

Bizzat ziraat mühendisleri dostlarıma sordum.

Tohumda ne durumdayız diye.

Aldığım cevap:

%95 dışa İsrail vb ülkelere bağımlıyız.

 

Allah aşkına siz orada ne iş yaparsınız.

Yirmi yıl oldu beyler, yirmi yıl.

Beni sizden öncesi ilgilendirmez.

Ben hesabı benden olana sorarım.

Hani bizler, Allah’ı ve kul hakkını bilen imam-Hatipliler özel ve ayrıcalıklı insanlardık ya hesabı sorma hakkımda var.!

 

Kendinize gelin.

Köylü kurnazlarını Ankara’ya çağırmak yerine, gariban üreticilerin ayağına ziraat mühendislerini gönderip, köy enstitülerini yeniden hayata geçirin.

Köylere okul yapın.

Taşımalı eğitimden vaz geçin.

Tohumda dışa bağımlılığı bitirin.

Allah’tan sakının .!

Doğru yolda olana selam olsun.!

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.