$ DOLAR → Alış: 7,29 / Satış: 7,32
€ EURO → Alış: 8,58 / Satış: 8,61

Sudan ucuz et

Ayhan KASAP
Ayhan KASAP
  • 07.07.2020
  • 586 kez okundu

Corona salgını toplumun içindeki aksaklıkların gün yüzüne çıkmasına yardımcı oluyor: Memleketin, belki de kıtanın en büyük mezbahasında çalışanlardan 1500 kişinin testleri positif çıkınca, gözler önceki yıl 55 milyon domuzun kesildiği işyerine çevrildi. Romanya ve Bulgaristan’dan insanların Almanya’ya getirilip, yığınlar halinde, fahiş ücretler karşılığın da, bakımsız, eskimiş dökülmüş evler de ikamet ettirilerek, sömürüldüğü ortaya döküldü. Taşeron firmalar aracılığıyla yaptıkları anlaşmalarla, insanlara az ücret ödemeleri yetmiyormuş gibi, bu verdiklerini de, on kişilik mekanlara doldurdukları kırk elli kişiye, kişi başına yüz ikiyüz avro kira koyarak, geri almışlar.

Biz de bu memlekete geldiğimiz yıllar da, fabrikaların almanca heim olarak tabir edilen, yurtlarında yaşadık. Ne yüksek kira ödedik, ne de eski mekânlara tıkıldık. Halkın içinde, halkın yardımıyla, bütün ihtiyaçlarımızı karşıladık, hiçbir şeyden mahrum kalmadık. O zamanlar kasabaların, şehirlerin hatta köylerin mezbahaları vardı. Zamanla bu mezbahalar ekonomik gelişmelerin, özelleştirmelerin, daha ucuza üretebilmenin kurbanı olup, kayboldular. AB piyasasını korumak adına, dağlar büyüklüğündeki inek, domuz etlerini, tereyağlarını Afrika kıtasına yardım olarak gönderdi. Küreselleşmeyle çok küçülen dünyamız da, Arjantin’den gelen inek etleri, Yeni Zelanda’dan gelen geyik ve ceylan etleri de fayda etmedi. Vatandaş ucuz et istiyordu. Ortaya dört beşbin kişinin çalıştığı dev et fabrikaları çıktı. Ve bol ve ucuz et yaşamımıza girdi. Hiç kimse bu çoklukta ve ucuzlukta, et nasıl satılır diye sormadı, sormaya kalkanlara kulak asılmadı, işçilere toplu halde Corona bulaşana kadar! Niye bulaşmış? Firmanın içine salgından korunma tedbirleri girmemiş. Beraber çalışmışlar, beraber yemek yemişler, beraber yıkanmışlar…. Burasını tam bilemiyorum, acaba yıkanma imkanları varmıy dı? Heimlar da bizler dört dörtlüktük!

Alman toplumu eğlenmeyi, gezmeyi seven bir toplum. Parti milleti. Memleketin bazı yörelerinde korunma tedbirleri gözardı edilerek yapılan partiler sonrasın da, bulaşma sayısı biraz yükseldi. Hemen korunma kapsamın da müdahale edildi ve sayı tekrar aşağıya indi. Dün itibariyle memlekette 219 kişinin testi positif, 4 kişi hayatını kaybetti. Robert Koch Enstitüsü’nün açıklamasına göre Reproduktionzahl (bulaştırma sayısı) 0,94. Yâni positif bir kişinin, virüsü bir kişiye bulaştırma riski var. Devlet hazırladığı CoronaApp’i vatandaşın hizmetine sundu. Önceki hafta indirime bırakılan uygulamayı onbeş milyona yakın insanın telefonlarına yüklediği bildiriliyor. Amaç virüsün bulaşma hızını düşürmek. Virüsü taşıyanları telefonunuz üzerinden görme şansınız var. Yalnız telefonunuzun Bluetooth bağlantısını açık tutmanız gerekiyor. Avrupa kıtasının her ülkesine açık olan bu uygulama (Almanya’ya gelen Fransız, italyan telefonuna yükleyebilir) pek fayda getirmeyecek. Telefonun Bluetooth bağlantısını devamlı açık tutmaya ve özel bilgilerini başkalarına vermeğe yeşil ışık yakmayacaklardır. Zaten kendilerini ve başkalarını koruyan bir toplum da böyle bir uygulamaya da hiç gerek yok.

Kapalı yerler de maske kullanımı sürüyor. Tatil yöreleri; memleket içindeki tatil mekanlarında da uygulanan kısıtlamaların süreceğinin bir defa daha altını çizdi devlet, az önce yaptığı açıklamada. İkinci ek bütçeyi iki gün önce meclis kabullendi. Maddi yardım uygulaması, oranı yüzde seksenlerde bulunan kısa mesai ücretleri de, işyerlerinde ki sendikaların da katkılarıyla, yüzde doksan dörtlere çıkarılarak sürdürülüyor. Kısa çalışanların sayısı altımilyon üçyüz seksen dört bin.

Küçük işyerlerinin çok arzu etmelerine rağmen, devlet haklı olarak ulaşılan başarıyı kaybetmemek için, kapalı mekânlarda maskeli kalacağımızı bildiriyor. Memleket içi seyahatler de kısıtlama yok. Avrupa’nın bütün ülkelerinde belirli korunma ilkelerine uyularak tatil yapmak mümkün. Bu bağlam da devlet AB dışında kalan ülkeler için devletlik görevini yerine getiriyor ve vatandaşlarını bilgilendiriyor: Kısaca şu ülkeler de güvenli tatil yapabilirsiniz, bu ülkelerde ortam tatil için pek elverişli değil! Bu bilgiler ışığın da vatandaş gideceği yeri kendisi tayin ediyor. Türkiye için 31 Ağustos’a kadar durumun iyi olmadığı açıklandı. Altını çizerek yazalım: Almanya hiç bir vatandaşına Türkiye’ye gidemezsiniz demiyor, yâni seyahat etmeyi yasaklamıyor, sadece uyarıyor! Yapılanın ismi de Reisewarnung, (seyahat uyarısı) Reiseverbot (seyahat yasağı) değil! Türkiye ve seyahat uyarısı yaptıkları diğer ülkelerdeki gelişmeleri takip ettiklerini, değişiklikleri hemen değerlendireceklerini bildiriyorlar. Burada devletin sadece yapması gerekeni yaptığını bir defa daha belirtmekte fayda var!

Et fabrikasındaki çirkinlikleri yöneticiler, politikacılar muhakkak biliyorlar ama gözardı ediyorlardı. Corona insanlara reva görülen o çirkefliği halka gösterdi. İşçiler karantinaya alındı. Virüs kaptıkları duyulmadan memleketlerine gidenler, Romanya ve Bulgaristan’da kontröle girdiler. Politikacılar yerel yöneticilerle birlikte durum değerlindirmesi yapmak için toplandıkların da, memleketin en büyük tavuk eti işleme tesislerin de de bir sürü işçinin corona’lı olduğu ortaya çıktı. O işyerinde de durumun vahim olduğu serildi gözler önüne.

Yaşamımız Corona’dan sonra eskisi gibi olamıyacaksa, bu tesislerde çalışanların durumunda da bazı iyileştirmeler yapılacaktır. Ama bir kasa suyun 6 – 7 avro olduğu bir memlekette, insanlar bir kilo eti 4 – 5 avro’ya satın almak da ısrar ederlerse, et ve tavuk fabrikalarında ki değişiklikler, pek uzun ömürlü olmıyacaktır!

Corona tedbirleri kulakarkası ederek, kalabalıklar halinde sabahlara kadar partiler yapanların başlarına yaptırımlar bindiriliyor; bir kişi positif çıkarsa, herkes, bütün mahalleler, köyler ve kasabalar karantinaya alınıyor. Berlin’de Roman’ların mıntıkası karantina da. Her tarafta insanların birbirlerini korumak için yarıştığı bir memlekette, Menoniten isimli bir hıristiyan tarikatının mensupu 500 kişi bir kilisede, bir kilisede değil, kendi kiliselerin de (normal ev gibi, normal kiliselere benzemiyor, onlar kilise değil, dua evi diye tanımlıyorlar) bir araya geliyorlar. Devlet hemen harekete geçti; yapılan testlerde 12 kişi positif çıkınca, beyinleri din ile uyuşturulan 500 kişinin hepsi karantinaya alındı.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ