giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
12,4902
EURO
14,1332
ALTIN
720,04
BIST
1.776
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Sağanak Yağışlı
20°C
Giresun
20°C
Sağanak Yağışlı
Pazar Yağışlı
21°C
Pazartesi Rüzgarlı
23°C
Salı Sağanak Yağışlı
17°C
Çarşamba Yağışlı
11°C

Şehit, Şüheda ve bir aymaz!

08.11.2021
0
A+
A-

Şehit kavramı kutsaldır… Din yada inanç uğrunda vefat edenin eylemine şehâdet, eylemi yapana da şehit adı verilir.

Şehitlere ise şüheda!

Arapça kökenli olan şehadet sözcüğü tanıklık, şehit de tanık anlamına gelir.

Allah’ın verdiği bir unvandır.

Öyle ki; dinimize göre Allah için yapılan hiçbir amel karşılıksız kalmayacaktır.

Şüphesiz ki Türkiye Cumhuriyeti Devletinin önemli bir çoğunluğu İslam’dır. İslam’ın cengaverliğini yapmış ve yapmaya devam etmektedir.

Türk – İslam ruhu bu devleti ayakta tutan önemli bir kavramdır.

Selçuklu’nun kuruluşuna önayak olan 1040 yılındaki Dandanakan Muharebesi, Türklerin Anadolu’nun kapısını araladığı 1071 yılındaki Malazgirt Savaşı, 1453 yılındaki İstanbul’un Fethi, 1.Dünya savaşında, Çanakkale Savaşları, Türk Kurtuluş (İstiklal) Savaşı, Kıbrıs’taki Türkleri savunmak için yapılan Kıbrıs Barış Harekâtı ve farklı terörist örgütlere yönelik son 40-50 yıl da mücadeleler Türk askerî tarihindeki birkaç önemli dönüm noktalarından bazılarıdır.

Aralardaki tarihlerde vuku bulan her biri cengaverlikle dolu cenkleri yazmaya sayfalarımız yetmez.

Bizler işte tarihin her sayfasında varoluş mücadelesi vermiş bir milletiz.

Ve ne diyor İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy;

“Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı, / Düşün, altındaki binlerce kefensiz yatanı. / Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı, / Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? / Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda. / Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda, / Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.”

Allah hepsinin mekanını cennet eylesin.

 

ŞÜHEDA VE GİRESUNLULAR

Özellikle son en büyük harbimiz, Türk Kurtuluş Savaşında, onun öncesinde 1.Dünya savaşında ve Çanakkale Savaşlarında Peygamber ocağı olarak hafızalara işlenmiş olan asker ocağının iman kuvveti ile yaptıkları aşikardır.

Gururla söylemekten de beis duymuyorum ki; İstiklal Savaşımızda Anadolu ve diğer coğrafik bölgelerde dahil olmak üzere 2 tane gönüllü (42. Ve 47.) alay kuran Giresunluların ferdi olarak hassasiyetimiz üst seviyededir.

  1. Alayı kamilen (tamamen) şehit veren ve kısa bir zaman önce “Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda” denildiği üzere mezarlarının Haymana’da yeni keşfedildiğini duymayanınız yoktur sanırım.

Şehit de şüheda da işte o varoluşumuzun kahramanlarıdır.

Bu vesile ile hepsini bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz.

 

BU KONUYA NERDEN GELDİK

El Hak…

Durup dururken şehit-şüheda konusuna gelmedik.

Öyle ki; Geçtiğimiz günlerde, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Bingöl ziyareti sırasında kendisine tepki gösteren şehit yakınına Grup Başkanvekili ve Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan tarafından yapılan çirkin saldırı ve söylemler tabir yerinde ise kanımızı dondurdu.

Küfür yiyen bir şehit ağabeyidir.

O’nu o psikoloji ile anlamak lazımdır.

Zira, İletişim Fakültesinde bile bizlere sosyoloji ve psikoloji temelli birçok ders okutulurken etki-tepki konuları işlenmiş, kuramlar anlatılmış ve öğretilmişti.

Siyaset ilmini icra eden şahsiyetler bu konuda kılı kırk yarmalıdır.

Halkla sürekli iletişim içinde bulunmaktadırlar.

Kimse kusura bakmasın… Bu bilgilerden yoksun ise yapmasınlar.

Kaldı ki bu zatın ismini ilk 2011’de duymuştum.

10 yıl öncesinde “Giresun halkı Kocaeli’nin en mahluk insanıdır. Bu toplumu takmıyorum. Bu derneği kaldıracağım” sözlerini sarf eden zat hafızalarımızdan hiç ayrılmamıştı.

Geçen zaman da vukuatlarını yazmaya gerek yok.

Aymazında aymazı!

Bu hadiseyi İYİ Partiye bağlamak da abesle iştigaldir.

Geçmişte, yani 2011’de adayı olduğu MHP’ye bağlamak gibi.

Suç ferdidir.

 

MESELE ÖZÜRLE GEÇİŞTİRİLMEMELİ

Lütfü Türkkan, birçok değerlerden yoksun bu hareketi sonrasında özür diledi. Geçmişte Giresunlulara karşı yaptığı hakarette sonrasında özür dilediği gibi.

İnandık mı?

Şahsen hayır.

Bu konu bir özürle geçiştirilecek mesele değildir.

Açıkça konuşmak gerekirse İYİ Partinin bu konuda resmi bir açıklamasını da okumadım.

Bu adam yıllardan beridir bu cesareti nereden alıyor vallahi merak etmiyorum da değil.

Cesaret kaynağını daha önce gerçekleştirdiği skandal olaylara yaptırım uygulanmamasından aldığını düşünüyorum.

Netice itibariyle, ağzı bozuk şahsiyet kamuoyu nezdinde büyük tepkilere sebep olmuştur.

Elbette tasvip etmediğine inandığımız İyi Parti yönetiminin gereğini yapmasını bekliyoruz.

Yoksa şehit ve şehadet kavramları üzerine ortaya konulan söylemler havada kalacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.