giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
9,5418
EURO
11,0813
ALTIN
550,48
BIST
1.509
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Yağışlı
14°C
Giresun
14°C
Yağışlı
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
16°C
Cuma Sağanak Yağışlı
16°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
18°C

Ramazan Bayramı

17.05.2021
0
A+
A-

Hayatımızın en nadide günlerinden biri olan Ramazan Bayramına, 13 Mayıs Perşembe günü, iman dolu gönüllerle kavuştuk. Yüreğimiz sevinçle kıpır kıpır olmuş, heyecanımız biraz daha fazlalaşmış durumda. Gönüllerimiz coşkun bir deniz gibi. Yüce Rabbim yaşamış olduğumuz bu güzel bayram günlerini hayatımızın bütününe aktarmayı, birlik ve beraberlik içerisinde hayatımızı cennet haline getirmeyi hepimize nasip etsin.

Ramazan ayı, İbadetlerimizle maneviyatımızı zenginleştirdiğimiz, oruçlarımızla maddi ve manevi sıhhate kavuştuğumuz, evlerde kıldığımız teravih namazlarımızla daha farklı bir boyut kattığımız, Kur’an-ı Kerim okumalarımızla gönlümüzü sükûnete erdirdiğimiz, ihtiyaç sahiplerine zekâtlarımızı ve fıtır sadakalarımızı ulaştırmakla kardeşlerimizin sıkıntısına derman olmaya çalıştığımız bir aydır.

Peygamberimizin dile getirdiği üzere, evveli rahmet, ortası mağfiret sonu ise cehennemden kurtuluş ayıdır. Bu ay ile İnşallah rahmete nail olduk, mağfiret üzerimize sağanak sağanak indi ve Cehennemden kurtuluşumuzu gerçekleştirdik. Böyle bir mübarek ayın feyiz ve bereketiyle hayat bulduktan sonra bayram sabahına bizleri kavuşturan Yüce Rabbimize sonsuz kez şükrediyor, O’nun habibine, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’e salat ve selam ediyoruz.

Dinimizde iki bayram vardır. İlki, Şevval ayının 1. 2. 3. günlerinde kutladığımız Ramazan Bayramı, ikincisi ise, Zilhicce ayının 10. 11. 12. 13. günlerinde kutladığımız Kurban Bayramıdır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz hicretten sonra Medinelilerin iki bayramı olduğunu öğrenince “Allah sizin için o iki günü, daha hayırlı iki günle Ramazan ve Kurban bayramıyla değiştirmiştir.”(1) buyurmuşlardır.

Bu sene virüs nedeniyle camilerimizde maske, mesafe ve temizlik kurallarına uyarak bayram namazımızı ede ettik.

Bayramlar, bizlerin en önemli sevinç günleridir. Bu sebeple bayram günlerinde, bu sevincimizi daim hale getirmek, mutlu ve huzurlu bir bayram geçirmek, hem kendimizin razı olacağı hem de sosyal hayatta beraber olduğumuz insanların razı olacağı bir hayatı sürdürmek için yapmamız gereken hususlar vardır. Bu hususları şöyle ifade edebiliriz.

Bayramlar, aramızda bulunan soğuk ve gergin ilişkileri yumuşatma, ayrıca kırgınlıkları, küslükleri bitirme zamanı olmalıdır. Hz. Peygamber (s.a.s) Müslümanlar arasındaki dargınlığı hiç hoş karşılamamış ve şöyle buyurmuştur.

“Birbirinize kin tutmayınız, haset etmeyiniz, sırt dönmeyiniz ve ilginizi kesmeyiniz. Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz. Bir Müslüman’ın, din kardeşini üç günden fazla terk etmesi helâl değildir.”(2) buyurmuştur.

Peygamberimiz, başka bir hadisi şerifinde, “Pazartesi ve perşembe günleri cennet kapıları açılır. Din kardeşi ile aralarında düşmanlık bulunan kişi dışında Allah’a şirk koşmayan her kulun günahları bağışlanır. (Meleklere) siz şu iki kişiyi birbiriyle barışıncaya kadar tehir edin, evet siz bunları birbiriyle barışıncaya kadar tehir edin! buyurulur.”(3) buyurmaktadır.

Bayramlarımız, aramızda bulunan kardeşliği, sevgiyi ve saygıyı, muhabbetin taze tutulmamasına ve hiç bitmemesine yardımcı olan bir unsur olduğu gibi, en ulvi seviyeye çıkarmamıza, vesile olmalıdır. Çünkü bu güzel günlerde aramızda kaynaşma daha hızlı olduğu gibi, dostluklarımız ve ahbaplıklarımız daha ileriye gitmektedir.

Yüce Rabbimizin de Kur’an-ı Kerimde zikrettiği Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.”(4) buyruğunu unutmamalı, ayrıca; Hz. Peygamberimiz (s.a.s.) “Allah’a yemin ederim ki, iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız.” Hadis-i Şerifini düstur edinmeliyiz.

Peygamber Efendimiz bir başka hadisinde şöyle buyurmaktadır.

“Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”(5)

Ramazan Bayramımız, özellikle fakirlerle zenginlerin arasındaki uçurumun derinleşmemesine en büyük vesiledir. Nitekim Ramazan ayında verilen Fıtır Sadakalarımızla ve özellikle Kameri yıla göre -Ramazan ayını bir yıl sayarak- verdiğimiz zekâtlarımızla fakirlerin ihtiyaçlarını giderme ve bayrama daha iyi hazırlanmalarını sağlamaktayız. Nitekim Kuran-ı Kerim’in birçok yerinde Zekât emredilmiş, Peygamber Efendimizde Zekât İslam’ın beş temel esasından biri olarak zikretmiştir. Zekâtın Ramazan ayında verilmesi ise, fakirlerin bu ayı ve bir yılı daha iyi geçirmelerini sağlamaktadır. Fıtır Sadakası ise, üzerimize vacip olan bir ibadettir ve özellikle Ramazan Bayramına fakiriyle zenginiyle hep beraber huzur ve mutlulukla girmenin bir kaynağıdır.

Bayramda tam kapanma nedeniyle iletişim araçlarıyla bayramlaşmalı, evlerimizde de olsak yanımızda olmayanlara, birbirimize dua etmeliyiz. Çünkü İnsanın, insana yakınlığı manevidir, mekânla ilgisi yoktur. Sıla-i Rahim Kur’an-ı Kerim’de emredilen ve Sevgili Peygamberimizin sünnetinde yer bulan bir husustur. Nitekim Kur’anı-Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının.”(6) Bir başka ayet-i kerimede mealen şöyle buyrulmaktadır. “Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.”(7) Peygamber Efendimiz (s.a.s), Sıla-i Rahim’in ömrü uzatacağını ifade etmiş, ayrıca hısım ve akrabası ile akrabalık bağlarını kesen kimsenin bulunduğu meclise rahmetin inmeyeceğini ve böyle kişilerin cennete giremeyeceklerin belirtmiştir.(8)

Kutsal Kitabımızda ise Yüce Yaratanımız şöyle buyurmaktadır. “Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder”(9) Bir başka ayette ise “Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya-babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara “öf!” bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.”(10)Unutmayalım ki, bir gün bizimde bünyelerimiz yaşlanacak ve bugün yaşlılarımıza layık gördüğümüz davranışları yarın kendimize yapılmasını asla istemeyeceğiz.

Hz. Peygamber (s.a.s); “Kendisi için istediğini mümin kardeşi için istemeyen iman etmiş olmaz”(11) buyurarak bu hususa işaret etmektedir. Yaşadığımız dünya, etme-bulma dünyası değil midir? Peygamberimizin ifadesiyle “Merhamet etmeyene merhamet edilmemektedir.”(12)Ayrıca Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de: “Muhammed, Allah’ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler.”(13) buyrularak, Müminlerin en temel özellikleri arasında, inananların birbirlerine merhamet duymaları gerekliliği vurgulanmıştır.

Bayramlar, evimizin neşe kaynağı ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın unutulmadığı zaman dilimi olmalıdır. Nitekim hepimizin hayatında yer edene en önemli izlerin başında çocukluğumuz gelmektedir. Bugün arkadaş ve komşu muhabbetlerimizin en başında çocukluk anılarımız vardır. Nasıl ki, bizler çocukluğumuzda yaşadığımız ve özelliklede bayramda yaşadıklarımızı hiç unutmuyorsak, tatlı anıları heyecanla ve sıkıntılı durumları ise üzüntüyle hatırlıyorsak, çocuklarımızın da sonradan hatırladıklarında üzülmeyecekleri bir bayramı onlara tattırmaya özen göstermeliyiz.

Kendi evlatlarımıza yaklaştığımız gibi yetim ve öksüz kalan çocuklara yaklaşmalı, üstlerini giydirmeli ellerini hediyelerle doldurması sonuçta yüzlerini asık halde tutmamalıyız.

Kur’an-ı Kerim’de Ma’un Suresinde “İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.”(14) ifadesiyle Yüce Rabbimiz yetimi itim kakanları, yoksula yardım etmeyenleri ve yardım etmemekle kalmayıp yardım edilmesine de müsaade etmeyenleri kınamış, Yetimi sakın üzme, senden bir şey isteyeni azarlama!”(15) ayetiyle de yetimin ve fakirlerin üzülmemesi için ihtiyaçlarının giderilmesi yanı sıra onların gönüllerini incitecek herhangi bir hususunda yapılmaması istenmiştir.

Ayrıca sevgili Peygamberimiz bir Hadisinde şöyle buyurmaktadır. “Ben ve yetimi himâye eden kimse cennette şöylece beraber bulunacağız” buyurdu ve işaret parmağıyla orta parmağını, aralarını biraz aralayarak, gösterdi.(16)

Bizlere her husus da olduğu gibi çocuklara şefkat hususunda Sevgili Peygamberimiz en güzel örnekleri sunmuştur. Peygamberimiz çocukları çok sever, şefkatten mahrum etmez, onlara ilgi gösterir, selam verir, başlarını okşar, onlarla şakalaşır, kucağına alır devesine bindirir, hediyeler verir ve onlarla gülüşürdü. Bir hadisinde Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır. “Küçüklerine merhamet ve sevgi, büyüklerine saygı göstermeyen bizden değildir.”(17) Bir gün Uhud savaşında babası şehit düşen bir çocuğu ağlarken görünce Peygamberimiz başını okşamış, kucağına almış ve “Ben senin Baban olayım, Aişe de annen olsun ister misin” demiş ve çocuğun hüznünü sevince döndürmüştür. Yarınımızın büyükleri olan çocuklarımızın birbirlerini kıskanan değil de, birbirlerine sevecen davranışlar sergilemesi bizim elimizdedir ve bayramlar bunun için çok güzel bir vesiledir.

Yukarıda sizlerle paylaşmaya çalıştığımız bilgiler ışığında hem kendimizin hem de birlikte yaşadığımız kardeşlerimizin mutlu ve huzurlu bir bayram geçirmemiz için gerekli olan hususları şu başlıklar altında zikredebiliriz.

Bayramlar birlik ve beraberliğin en sağlam zemine oturduğu günlerdir. Bu sebeple birlik ve beraberliğimizi daim hale getirmeli, bozmak isteyenlere fırsat vermemeliyiz.

Fakirleri unutmamalı ve bayrama ihtiyaçları bitirilmiş halde girmeleri sağlanmalıdır. Bayram sabahına kadar vermemiz gereken fıtır sadakalarımızı fakirlere aktarmamış isek hemen namaz bitiminde kendilerine bu sadakalarımızı ulaştıralım. Unutmayalım ki, ihtiyaç sahibi bir kardeşimizin evinde yaşanacak bayram sevincine sebep olmak mutlulukların en büyüğüdür.

 

Bayramlar tatil değil, bayramlar birbirimizden ayrılıp, tatil yerlerine uzaklaşma zamanı değildir. Bayramlar mutluluğu paylaşma zamanıdır. Bayramlar hayatı paylaşabilme zamanıdır.

Bayramalar, anne-babamız başta olmak üzere yakın ve uzak akrabalarımızı, mahallede komşularımızı, apartman sakinlerini, yaşadığımız bu sıkıntılı süreç nedeniyle gitme imkanımız olmadığı için bir telefon ederek, bayramlarını tebrik etmeliyiz, büyüklerimizin gönüllerini hoş etmeliyiz.

Akrabalık ilişkilerimizi zedelediğimiz, birbirimize küs olduğumuz insanlar varsa bu bayramlar bizim için barışmamıza vesile olmalıdır. Bir Mümine kardeşiyle üç günden fazla küs durması helal değildir. Bayramlar aramızda bulunan dargınlıkları bitirme zamanı olmalıdır. Bayramlar birbirimize sırt dönme değil, birbirimize muhabbetle sarılma zamanlarıdır. Bayramlar soğuklukların giderilmesi için bir fırsattır. Lütfen bu fırsatı iyi değerlendirelim.

Bütün çocukların gülücüklerle geçireceği bir bayramı tüm çocuklara yaşatma gayreti içinde olmalıyız. Ramazan bayramının çocuklar için ayrı bir yeri vardır. Kurban bayramı sanki büyüklerin bayramıdır. Ama Ramazan bayramı daha çok küçüklerin bayramı gibidir. Kurban bayramında çocuk elbise istemeyebilir, ama Ramazan Bayramı başkadır. Bütün çocuklar bu bayramda azda olsa çokta olsa mutlaka bir şeyler isterler. Bu bayramda çocuklarımızı sevindirelim. Bu bayram çocuklarımızın hiç unutmayacağı bir bayram olmalı. Sadece kendi çocuklarımız değil, ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin de çocuklarını lütfen unutmayalım. Bu bayramda sevinçle bayram sabahına ulaşamamış bir çocuk var ise o çocuğun hüznü bütün Müslümanlara aittir.

 

Yazımı Alvar’lı Muhammet Lütfi Efe hazretin bayramın nasıl bir bayram olması gerekliliğini ifade ettiği mısralarıyla sonlandırıyorum.

Can Bula Cananını

Bayram O Bayram Ola

Kul Bula Sultanını

Bayram O Bayram Ola

Hüzn-ü Keder Def Ola

Dilde Hicap Ref Ola

Cümle Günah Af Ola

Bayram O Bayram Ola

Lütfi Ya Lütfü Kerim

Erişe Rahmu-Rahim

Bermurad Ede Fehim

Bayram O Bayram Ola

Bu vesile ile sevinç, mutluluk ve huzur günü olan bu bayram gününün hem kendimize, hem memleketimize ve hem de bütün İslam âlemine hayırlar getirmesini Rabbimizden niyaz eder, Ramazan Bayramınızı tebrik ederim. Yüce Rabbim sevdiklerimizle beraber mutlu ve huzurlu nice bayramlar geçirmemizi nasip etsin. Ülkemizi, bütün dünyayı saran bu virüsten bizleri muhafaza etsin, Rabbim tüm hastalarımıza şifa ihsan eylesin, dünyamız ramazan ahretimiz bayram eylesin.

Gününüz aydınlık olsun. Bayramınız mübarek olsun. Allah’a emanet olun.

 

  1. Ebu Davut, Salat, 245.
  2. Riyazü’s-salihin, Hadis No:1571.
  3. Müslim, Birr, 36-37.
  4. Hucurat, 49/10.
  5. Buhârî, Edeb, 27.
  6. Nisa, 4/1.
  7. Nisa, 4/36.
  8. Buhari, Edep 4, Müslim Birr, 18-19.
  9. Nahl,16/90.
  10. İsra, 17/23.
  11. Müslim, Îmân, 71-72; Buhârî, Îmân, 7.
  12. Riyazü’s-Salihin, Hadis No:227,229.
  13. Fetih, 48/29.
  14. Ma’un, 107/2.
  15. Duha, 44/9-10.
  16. 16.Riyazü’s-Salihin, Hadis No:264.
  17. Tirmizi, Birr, 15.
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.