giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
9,5195
EURO
11,0904
ALTIN
546,65
BIST
1.455
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Parçalı Bulutlu
18°C
Giresun
18°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
19°C
Cumartesi Az Bulutlu
21°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C
Pazartesi Yağışlı
14°C

Özdemir: Her kararı Türk futbolu için alıyoruz

TFF Başkanı Özdemir; “Bir defa eleştirilmemek mümkün değil. Hangi kararı alırsak alalım bir kısım memnun oluyor bir kısım memnun olmuyor, bazen hiçbir taraf memnun olmuyor. Biz her kararı Türk futbolu için alıyoruz. Elimizden geldiğince adaletli karar almaya çalışıyoruz.”

Özdemir: Her kararı Türk futbolu için alıyoruz

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir, beIN SPORTS Haber’de Güntekin Onay’ın canlı yayın konuğu oldu ve sezonla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Onay’ın sorularını yanıtlayan Özdemir, zor şartlar altında bir sezonu başarıyla tamamladıklarını belirtirken gündemdeki diğer konulara da açıklık getirdi.

İlk olarak “Sezon sizin açınızdan nasıl geldi?” sorusuna yanıt veren Özdemir, bu konuda şunları söyledi:

“Her kulübe eşit mesafede olmaya çalışıyoruz. Bir defa zor bir yılı geride bıraktık. Play-off finalleri kaldı. Biz yeni sezona 11 Eylül’de başladık. Neredeyse 8,5 aydır hiç ara vermeden, devre arası vermeden, Süper Lig’de 42 haftada her takımımız 40’ar maç yaptı. Tabi buradaki en önemli etken, geçen yıl ligden düşmeyi kaldırdığımız için sezonu 21 takımla oynamamızdı. Geçen sezon Kulüpler Birliği’nden oy birliği ile bir karar geldi. Biz bu kararı alırken çok düşündük. Pandemi dönemi vardı. Bu sene de pandemi var diyorlar ama geçen seneki gibi ağır şartlar yoktu. Üç ay ara vermiştik. Ara verdikten sonra 8 haftalık bir maraton vardı. Kulüplere de hak vererek bütün liglerden düşmeyi kaldırdık. Ve 21 takımla oynandı.

Zor bir sene oldu ama neticede birçok insanın ‘Bu lig yürümez, yapamazlar’ gibi birçok söylemler olmasına rağmen, biz ve kulüplerimiz gerçekten birbirimize destek olduk, ligi tamamladık. Ama bu lig herkesin beklentisinden çok öte mücadeleye sahne oldu. Çok uzun zamandır, 25-26 yıl dedikleri bir dönem var, böyle bir dönem yaşanmadı. Her zaman son haftalara 2 takım şampiyonluk yarışı ile girerdi. Bu sezon gördük ki, üç takım son haftalara eşit şansla girdi. Son 3 hafta aynı günde, aynı saatte başlattık. Tabi biz bunu yaparken beIN SPORTS’a teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Gerçekten çok başarılı bir şekilde bütün maçları, aynı kalitede, kim hangi maçı izlerse izlesin, tüm futbolseverlere izleme şansı sundunuz. Kendim, TFF ve Türk futbolu adına beIN SPORTS’a teşekkür ediyorum. Gerçekten sizleri kutluyorum.”

“HERKESE TEŞEKKÜRÜ BİR BORÇ BİLİYORUM”

Liglerdeki heyecana dikkat çeken Özdemir, “Ligin sonuna geldiğimizde hem Süper Lig hem de TFF 1. Lig için konuyorum. Sadece 2 golle Süper Lig şampiyonu belli oldu. Beşiktaş… TFF 1. Lig’e bakalım, 3 takım sezonu 73’er puanla bitirdi. Üçlü averajla ilk ikisi belli oldu, Adana Demirspor ile GZT Giresunspor direkt çıktılar.  Yılport Samsunspor play-off’larda, 6. sıradan gelen Altınordu’ya kaybetti. Yılport Samsunspor çok büyük mesai verdi, yatırım yaptı, inşallah Allah da onlara gelecek yıl nasip eder. Adana Demirspor 3 sene mücadele verdi, play-off’ta elendi ama bu sene Süper Lig’e geldi. Tabi burada tüm takımlarımızın başkanlarını, yöneticilerini, teknik adamlarını, futbolcularını ve bu işe hizmet eden herkesi tebrik ediyorum ve TFF olarak her birisine teşekkürü borç biliyorum. Çünkü onların yardımı ile onların desteği ile biz bu ligleri tamamlamış olduk” ifadelerini kullandı.

“OLİMPİYAT STADI’NI BİRÇOK MAÇTA DEĞERLENDİRECEĞİZ”

TFF 1. Lig play-off finali hakkında konuşan Başkan Özdemir, “Hepinizin bildiği gibi lig neredeyse sona geldi. TFF 1. Lig’de Çarşamba akşamı önemli bir maç var. Altınordu-Altay. Olimpiyat Stadı’na aldık. İzmir’de yapmayı düşündük. Ama bu maçın oynanacağı tek stadyum Göztepe Stadyumu idi. Ama yeni sezona yetiştirmek için bakıma almışlar. Mevcut Bornova Stadı’nda bu maçın oynanamayacağını da görünce, iki kulüple de konuşarak, iki kulüp de İstanbul’da razı olmasıyla Olimpiyat Stadı’na aldık. Olimpiyat Stadı daha güvenli, Ziraat Türkiye Kupası’ndaki gibi bu maçta ve diğer play-off finallerinde bir miktar da seyirci alacağız” diye konuştu.

Özdemir, Atatürk Olimpiyat Stadı’nın geleceği hakkında, “Elimizden geldikçe, tabi Türkiye’nin ve takımların şartlarını göz önünde bulundurarak bütün bu tip maçları Olimpiyat Stadı’nda oynamak istiyoruz: Oraya da çok büyük yatırım yaptık. Orada ne kadar çok maç yaparsak, o stadı değerlendirmiş oluruz. Biliyorsunuz Karagümrük’ün stadı yok. Karagümrük gelip bir çok maçını orada oynadı. Karagümrük gelecek sene için de isterse, elimizden gelen kolaylığı ve desteği yapacağız” dedi.

“SAĞLIK KURULUMUZ GERÇEKTEN BÜYÜK İŞ BAŞARDI”

Sezonla ilgili değerlendirmelerine devam eden Özdemir, şu konulara dikkat çekti:

“Sadece erkek liglerini düşünmeyelim, bizim kadın ligimiz de var ve bir seneye yakındır Türkiye’de oynanmamıştı. Kararımızı aldık ve 17 Nisan ile 5 Mayıs arasında, deplasman seyahatlerinden de takımları kurtararak Antalya’da oynamaya karar verdik. Şampiyonlar Ligi formatında, 16 takımın katıldığı, 4’erli gruplar halinde bir sistemde ligi düzenledik. Takımlar geldiler, sağlıklı şartlarda Antalya’da konakladılar. Maçlarını oynadılar. Gruplarda ilk ikiler çıktı, çeyrek final, yarı final ve final oynattık. Finale ben de gittim. Beşiktaş kupayı kazandı.

Tabi bütün bu uzun lig sürecini düşündüğümüz zaman teşekkür etmemiz gereken sağlık çalışanlarımız var. Bizim bir Sağlık Kurulumuz var. Başında da Prof. Dr. Ömer Taşer var. Kendisi ve kurulu, bu maçlar için talimatnameler, genelgeler hazırladı.  Bunların ışığı altında bu maçlar oynandı. Her futbolcuya, teknik kadroya, futbolculara maçlardan önce testler yapıldı. Bu testleri yapanlara, bütün bu sistemi meydana getirenlere gerçekten teşekkür ediyorum. Çok büyük iş başardıklarını söyleyebilirim.

Ayrıca Allah’a hep şükrediyorum ki hiçbir futbolcumuz ağır Covid-19 rahatsızlığı geçirmedi, futboldan uzaklaşmadı. Birçok oyuncu Covid-19 oldu, tedavilerini tamamladılar ve futbola döndüler. Maalesef birkaç takım yöneticimizi bu hastalıktan dolayı kaybettik. Onlara da Allah’tan rahmet diliyorum. Teknik kadromuz ve futbolculardan çok ağır bir hastalık geçiren olmadı. Onun için Sayın Prof. Dr. Ömer Taşer’e yapmış olduğu bu sistemden dolayı gerçekten teşekkür ediyorum. Çok büyük iş başardıklarını da açıkça söylemek isterim.”

“SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUZ”

“Tabi burada teşekkür etmemiz gereken bazı kişiler var. Sayın Bakanlarımız, başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca ve İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’ya TFF olarak teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Bakanlıklarımızla hep koordineli çalıştık ve bu ligi bu şekilde tamamladık. Kendilerinin çok büyük katkıları oldu.

Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. Sporu seven, hele futbolu çok seven Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a bize olan desteklerinden dolayı, bu ligin bırakın oynanmasını, seyircili oynanması konusunda çok büyük destekler veren Cumhurbaşkanımıza teşekkür ederek bu ligi tamamladığımızı ifade etmek isterim.

Bu süreçte THY’nin ve otellerin kulüplerimize önemli katkıları oldu, indirimler sağladılar. Hepsine canı yürekten teşekkür ediyorum.”

“KONUŞULANLARIN HEPSİNİN BOŞ OLDUĞUNU GÖRDÜK”

Başkan Özdemir, futbol ortamındaki tartışmalarla ilgili olarak, “Öncelikle sezon boyunca spor medyasında, sosyal medyada yazılarına kısa bir şekilde değinmek istiyorum. Sezona başladık, Fenerbahçe çok iyi kadro kurdu. Çok transfer yaptı. Yeni teknik direktörle, Erol Bulut ile sezona başladı. İyi başladılar. Herkes, ‘Bu sezon Fenerbahçe sezonudur. Şampiyon olacak. Buna Federasyon da yardım ediyor. İsmi federasyon değil Fenerasyon’ dediler. Böyle konuşmalar devam ederken arkasından bu sefer Galatasaray öne geçmeye başladı, ‘Yine Galatasaray’a destek var, plan program böyle işliyor’ dendi. Sonra bir ara Beşiktaş öne geçti, ilk yarıyı lider olarak tamamladı. Bununla ilgili, ‘Beşiktaş için düzen var.’ söylemleri geldi. Ama öyle oldu ki son haftaya üç takım da eşit şansla girdiler. İki gol farkla sadece Beşiktaş şampiyon oldu. Burada, öyle bir tezgah olmadığı, öyle işlerin planlanmadığını kamuoyu gördü. Ayrıca gördüm ki, hem Süper Lig’deki şampiyon takım hem de TFF 1. Lig’den gelen iki takım için kimse bir şey konuşmadı. Oranın normal sezonu da eşit puanda tamamlandı. Sezon içinde konuşulanların hepsinin boş olduğunu, dedikodulardan hiçbir şekilde öteye gidemediğini hep beraber gördük” değerlendirmesinde bulundu.

“VAR HER GEÇEN YIL DAHA İYİYE GİDİYOR”

Video Yardımcı Hakem (VAR) sistemine değinen Özdemir, TFF 1. Lig kulüplerinin de bunu istediğini ve 2022-2023 sezonunda uygulamaya geçmek istediklerini dile getirdi. Özdemir, “TFF 1. Lig Kulüpler Birliği ile yıl boyunca iki ayda bir toplantılar düzenledik. Her toplantıda, ilk istekleri, ‘Ne olursunuz VAR’ı bize de getirin’ oldu. Ve biz Federasyon olarak 2021-2022 sezonunda VAR sistemini TFF 1. Lig’e getirmek istedik. Fakat statların teknik kapasiteleri buna uygun değil. Kararı yönetim kurulumuzda aldık ve 022-2023 sezonunda uygulanacak. Play-off maçlarında uyguluyor. Çok memnunlar. Ve play-off’ta Altınordu ile Samsun eşleşti. Samsunspor Başkanının geçen gün sosyal medyadan beyanatı vardı. Kaybetmelerine rağmen yönetilen maçtan dolayı hakemlere teşekkür etti. Ben bunu istiyorum. VAR Sistemi Türkiye’de bu yıl üçüncü sezonunu tamamladı. Her yıl daha iyiye doğru gittiğini görüyoruz. Zaten rakamlar da ortada” şeklinde konuştu.

VAR sistemiyle ilgili rakamlar paylaşan Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“VAR’da müdahale sayısı ilk sezonunda 9 maçta 5,88 olurken bu yıl 10 maçta 4,9’a düşmüş. Maç başına müdahale ise 136 saniye ile başlamış, 140’a çıkmış ve bu sezon 133 saniye olmuş. Müdahaleyi her geçen yıl kısaltmışız. Kimse kalkıp VAR sisteminin iyi olmadığını söylemesin. Eğer bakarsak İngiltere, Almanya, İtalya, Fransa ve İspanya’daki rakamlarla bizim rakamlarımız yakındır. Gelecek yıl bu yıldan daha iyi rakamları hep beraber göreceğiz. TFF 1. Lig’den sonra hedefimiz 2 ve 3. liglerde de sistemi uygulamak olacak. Gerçekten hakemin verdiği adaletsiz kararı düzeltme imkanı olan VAR sisteminin futbolunun vazgeçilmez unsuru olduğunu hepimiz tarafından kabul edecektir. Ve VAR Sistemi, UEFA’da, FIFA’da, Avrupa’da ‘daha iyi nasıl yaparız’ diye tartışılıyor.  VAR kadrolarının yetişmesi de kolay değil. Önümüzdeki yıllarda VAR hakemlik sistemi diye bir mesleğin de olacağına, bu şekilde daha iyi verim alabileceğimize inanıyorum.”

Özdemir, gol çizgisi teknolojisinin Avrupa’da uygulanmaya başlanması halinde kendilerinin de bunu yapmaya hazır olduklarını aktardı. Özdemir, “Biz Hawk-Eye ile çalışıyoruz. Zaten Şampiyonlar Ligi, Dünya Kupası, Avrupa Şampiyonası gibi birçok turnuvayı bu Hawk-Eye yapıyor. Sayın Yıldırım Demirören döneminde bunun ihalesini yapmıştık. Tüm Yönetim Kurulumuz bu kararı vermiştik. Doğru bir karar verdiğimizi de şimdi görüyorum. Gerçekten yaptıkları, yapacaklarının göstergesidir” dedi.

VAR operatörü ile ilgili savcılığa yapılan başvuru hakkında bilgi veren Başkan Özdemir, “Savcılık dosyayı kapattı. Ancak biz Fenerbahçe Kulübü’nün bir iddiası var, o konunun üzerine gidin diye tekrar müracaat ettik. Söz konusu arkadaşımız yalnız Türkiye’nin değil UEFA’nın da çok önem verdiği arkadaşlarımızdan bir tanesi. Hawk-Eye ile bu konularda daha dikkatli olması için görüşmeler yaptık” ifadelerini kullandı.

“KURULLARIMIZIN HEPSİNDEN MEMNUNUZ”

Özdemir, Merkez Hakem Kurulunun yanı sıra disiplin ve tahkim kurullarından da memnun olduklarını vurgulayarak, “Hedefimiz yeni yapılacak genel kurula kadar bu kurullarımızla devam etmek. Ancak yeni spor yasası konusu var şu an TBMM’de, Haziran ayında mali genel kurulumuz var. Tahmin ediyorum ki amatör maçlarımızın oynanmasından sonra yapmamız gerekiyor. Ligler başlamadan önce ağustos ortasından evvel mali genel kurulu yapacağız. Tüzüğümüzle ilgili bazı değişiklikler yapmayı, spor yasasına uyumlu hale getirmeyi düşünüyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları var, onlarla uyumlu hale getirme yönünde çalışmalarımız var. Bunu da Genel Kurulumuza sunacağız. Çünkü bu sadece bizim değil Genel Kurulun yetkisindedir. Gerekli çalışmaları yapmaktayız. Kurullar görevlerine devam ediyor ve edecekler. MHK, Disiplin, Tahkim, kurulların hepsinden, çalışmalarından dolayı gerçekten çok memnunum. MHK’ye özellikle teşekkür etmek istiyorum. Kolay değil, bu zor süreçte, 10 maç aynı anda oynanıyor, verilen hakemler, VAR, temsilciler, gözlemciler, büyük iş başardılar. MHK Başkanı Serdar Bey, PFDK Başkanı Aytaç Bey, Tahkim Kurulu Başkanı Murat Bey, teşekkür ediyorum, onlarla devam etmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Çok eleştirilmelerinden dolayı bazen “Benim burada ne işim var?” düşüncesinin kafasından geçtiğini anlatan Özdemir, “Aklımdan geçiyor. Benim burada ne işim var dediğim çok oldu. Ama bir görevdir. Aday olmuşuz. TFF’nin genel kurulu, ki 306 kişiden oluşan genel kurulun tercihiyle göreve geldik. 4 yıllık olarak geldik. Destek verdiler. Hep beraber, Süper Lig, 1. Lig, 2. Lig, 3. Lig, Amatörler, Kadın futbol, eMilli Takımlar, ampute takımımız, hep beraber bu işi götüreceğiz. Canımızın, gücümüzün yettiği kadar, genel kuruldan aldığımız güçle görevi yürütmeye çalışacağız” değerlendirmesinde bulundu.

“8.5 AY GİBİ SÜREDE 2 BİN 692 MAÇ OYNADIK”

Sezon içinde yoğun bir temponun yaşandığına dikkati çeken Özdemir, “Görüyoruz ki, Süper Lig’de 420 maç, TFF 1. Lig’de 311 maç, play-off’lar dahil 2. Lig’de 735 maç, TFF 3. Lig’de bin 82 maç oynadık. Tek maçlı Ziraat Türkiye Kupası oynadık. Toplam 8.5 ayda 2 bin 692 maç oynadık. Buna Kadınlar Ligi de ekleyebiliriz.  Onları da dahil edince 2 bin 750’ye yakın maçla sezonu tamamladık. Herkes dedi ki, ‘9 tane hafta içini bu futbolcular oynayamaz’… Evet, hasar da verdik. Çok önemli takımlarımız çok önemli oyuncularını maalesef kaybetti. Sakatlıktan dolayı milli takıma da zarar verdi. Şenol (Güneş) hocanın da üzüntüleri oldu. Netice olarak bu sezonu ne yapıp edip tamamlamalıydık. Gelecek sezonu 20 takımla oynayacağız ve 38 hafta olacak. Sadece 3 hafta içi maç yapacağız. Ağustos’ta başlıyor, mayıs ayında tamamlıyoruz. Bütün takvimi tespit ettik. Kulüplerimize ilan ettik. Her şeyi planladık. Yolumuza böyle devam edeceğiz. Geçtiğimiz sezon gerçekten zor bir maç trafiği vardı. Hem Şampiyonlar Ligi hem kendi liglerini oynayan takımlara gıpta ile bakardık. Artık Türk takımlarının da hafta içi maçları oynamayı başardıklarını hep beraber gördük. Bizim artık Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi oynayacak takımlarımız önümüzdeki seneye antrenmanlı gidebilecekler” açıklamasını yaptı.

Gelecek yıl 19 takımla oynanacak TFF 1. Lig’in 20 ekiple oynanması yönündeki talep konusunda Özdemir, “Gelecek yıl 19 takımla oynanacak. TFF 1. Lig Kulüpler Birliği müracaat yaptı. Düşen 3 takımın play-out oynaması ve 2. Lig’de final oynayacak iki takımın çıkması yönünde talepleri vardı. Sezon başında karar vermediğimiz için bunun doğru olmayacağını düşündük. Süper Lig tamamladığımız sezon 21 takımla oynandı. Her hafta bir takım dinlendi. Faydası oldu. Süper Lig’de takım sayısı 18 olmalı. 20 takımla bile sıkışık bir sezon oluyor. 1. Lig’in de 18 takımlı olması gerektiğini düşünüyoruz. Ana hedefimiz 18 olmalı. Her sene 3 yerine 4 takım düşürerek bu rakama ulaşmayı, bu ligleri bu şekilde düzenlemeyi planlıyoruz. Şu anda Maç Planlama’daki arkadaşlarımız bunun çalışmalarını devam ettiriyor” diye konuştu.

“HEDEFİMİZ YENİ SEZONDA MAÇLARI BELİRLİ SAYIDA SEYİRCİLİ OYNATMAK”

Yeni sezonda seyircili maçlar oynanması hakkında görüşü sorulan Özdemir, “Hepimizin gözü aydın ki çok temkinli olan Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca, ‘Aşı işini çözdük’ dedi. Yapılan anlaşmayı kamuoyuna açıkladı ve haziran ayında 20 yaşındaki insanların da aşılanacağını söyledi. Kendisine bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Sağ olsun, Süper Lig, 1. Lig, 2. Lig, 3. Lig’de oynayan tüm sporcularımızı, tüm teknik heyetleri aşı programına aldı ve aşı yaptırdı. Hatta yurt dışında oynayan milli futbolcularımıza dahi Büyükelçiliklerimiz vasıtasıyla aşı yaptırdılar. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Rakam 60 bin küsurlardaydı, dün rakam 8 binin altına düştü. Benim ümidim 5 binleri görmekti. Disiplinli olduğumuz sürece bu düşüş devam edecek. İnşallah ağustos ayının ortasında başlayacağımız ligde belli kapasitede seyircili oynatmayı düşünüyoruz. Rakamlar her gün, her hafta değişebiliyor. Günü geldiğinde ‘Aaa, TFF gene karar değiştirdi’ demek haksızlık. TFF’nin aldığı karar şimdilik alınan kararlardır. Çünkü biz alacağımız kararlarda Gençlik ve Spor Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile görüşmelerimiz devamlı sürmekte ve görüşmelerimiz neticesinde onların da görüşünü ve fikrini alıp bir karara vararak yolumuza devam ediyoruz. Hedefimiz yeni sezonda seyircili oynatmaktır. Belli sayıda seyircili oynatırsanız tamamen yetki kulüplerde olacaktır. Biz de TFF olarak daha rahat edeceğiz. Deplasmana gidecek takımlara da belli kapasite vererek haklarını koruyacağız ama ana hedefimiz, inşallah rakamlar düşmeye devam ederse, aşılama sisteminde başarılı olursak, ağustos ayında maçları düşük kapasiteli seyircili olarak başlatacağız” dedi.

Kulüplerin fazla seyirci aldığı noktasındaki eleştirileri yanıtlayan Başkan Özdemir, “Fenerbahçe-Galatasaray maçı vardı. O maçta devre arasında, çok büyük şikayetler olunca, İçişleri Bakanımız İstanbul Emniyet Müdürümüzü aradı. Sağ olsun İstanbul Emniyet Müdürü, Spor Asayiş Müdürü’nü çağırarak rapor istedi. Emniyet saydı ve 452 kişi belirledi. Ama Galatasaray ve diğer kulüpler, daha fazla seyirci alındı dediler ama İstanbul Emniyet Müdürü orada, bir çok kişi de bunun şahidi, sayı 452 kişiydi. Finallerde bazı maçlarda yalnız seyirci değil, protokolde de sayı fazla dendi. Ama 3-5 bin kişilik maçlar olmadı. En fazla bin civarındaydı. Ama biz tabi polis değiliz, zaten hangi maç kimin stadında oynanıyorsa, organizasyonu yapan o kulüp oluyor. Bizim elimizde ancak orada yapılan tespitlere göre para cezaları verebiliyoruz. Ama biz gelecek sene talimatları değiştirerek cezaları daha da ağırlaştıracağız. Biz TFF olarak ‘sen dur, sen çık’ diyemeyiz. Ama birkaç maçta gördük ki fazla seyirci var, temsilcimiz maçı başlatmadı, devre arasında yine gördüğümüz de yine 15 dakika geç başlanan maçlar oldu. Bizim yapabileceğimiz ancak bu. Kulüplerden bu konuda anlayış ve destek bekliyoruz. Biz de seyircili oynansın istiyoruz. Ama ihlal varsa da vereceğimiz cezadan hiçbir zaman çekinmedik, gerekli cezaları verdik” ifadelerini kullandı.

“KULÜPLERİN BAŞVURULARINI HUKUK KURULUMUZ İNCELİYOR”

Fenerbahçe’nin 1959 yılı öncesi şampiyonlukların sayılması yönündeki başvurusuna değinen Nihat Özdemir, “İlk müracaatı Fenerbahçe yaptı ama Samsun’dan Ankara, Eskişehir, İstanbul, İzmir’e kadar birçok takım bu maddeden istifade etmek için federasyonumuza müracaat ettiler. Bazı takımlarımızın buna karşı görüşleri oldu. O da federasyonumuzun Hukuk Kurulu’nda. Hukuk kurulumuz bunları inceliyor. Yakın zamanda en doğru hukuksal kararı vereceğimize inanıyoruz. Kararı verdikten sonra bunun itiraz yolları da açık. Tahkim Kurulumuz var, diğer kurullarımız var, Genel Kurulumuz var. Bu konuda bunun önü açık. Ama biz bir karar vereceğiz, bir kısım memnun olacak bir kısım memnun olmayacak ama bunun hukuksal yollarının açık olduğunu görüyoruz. En kısa zamanda en doğru kararı vereceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“LİLLE’DEKİ OYUNCULARIMIZ TÜRK FUTBOLUNU İNANILMAZ ŞEKİLDE TANITTILAR”

Avrupa’da oynayan oyuncularımızı değerlendiren Başkan Özdemir, “Milli Takımımız Antalya’da hazırlıklara başladı. Ligleri yeni biten oyuncularımız da tahmin ediyorum kısa sürede kampa giriş yapacaklar ve çalışmalarımız devam edecek. Dün hepimizin, Türk futbolseverlerin beklediği iki durum vardı. İngiltere Ligi’nde Chelsea dördüncü oldu, Beşiktaş direkt olarak Şampiyonlar Ligi’ne kaldı. Biz TFF olarak bundan büyük mutluluk duyduk. Direkt Şampiyonlar Ligi’ne katılma konusunda son senemiz. Hepimizin gözü aydın. Beşiktaş inanıyorum ki ülkemizi en iyi şekilde temsil edecek. Hem ülkemize puanlar kazandıracak hem de önemli bir gelir kazanacak. Sonra da Fransa Ligi’nin son hafta maçları vardı. Türkiye’de herkes takip etti. Lille’in galibiyetini istiyorduk. Üç tane futbolcumuz, Burak, Zeki ve Yusuf oynuyordu. Türk halkı Lille’in şampiyon olmasını istiyordu. Benim en çok merak ettiğim konu, penaltı anıydı. Devrenin sonunda kazanılan penaltıyı atması için teknik direktör Burak Yılmaz’ı seçti.  A Milli Takımımızın da santrforu olan Burak Yılmaz’a o kadar güveniyor ki, onu tercih etti. Neymar penaltıyı kaçırdı mesela. Burak çok soğukkanlılıkla penaltıyı attı ve takımını rahatlattı. Ben çocuklarımızı tebrik ediyorum. Türkiye’yi, Türk futbolunu inanılmaz bir şekilde tanıttılar. Burak Yılmaz belki de Fransa’nın en iyi 11’ine seçilecek. Çarşamba günü play-off maçından sonra Antalya’ya geçeceğim. Orada çocukları görmüş olacağım. Hepsine ‘hoş geldiniz’ diyeceğim. Bu üç futbolcumuza sarılaraktan tebrik edeceğim” diye konuştu.

“HERKESİN OLDUĞU GİBİ BENİM DE HAYALİM WEMBLEY’DE FİNAL OYNAMAKTIR”

A Milli Takımın hazırlıklarına değinen Özdemir, şu ifadeleri kullandı:

“Milli Takımımız hazırlıklarına başladı. Alanya’da 27 Mayıs’ta dost ülke Azerbaycan ile oynayacağız. 31 Mayıs’ta Kuzey İrlanda ile oynayacaktık ancak Birleşik Krallık’ın aldığı kararlardan dolayı gelmediler. Onun yerine Gine Milli Takımı ile maç yapacağız. Gine önemli bir takım. İyi futbol oynayan takım. 2 Haziran’da Almanya’ya kampa gidecek olan takımımız 3 Haziran’da Moldova ile burada özel maç oynayacak. Akabinde 11 Haziran’da tüm dünyanın izleyeceği EURO 2020 açılışında İtalya ile karşılaşacak. İnşallah seyircili oynanırsa biz de UEFA’dan taraftarlarımızın alınmasını talep ediyoruz. 16 Haziran’da Galler ve 20 Haziran’da İsviçre ile kardeş ülke Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de oynayacağız. Bu üç maçtan hedeflediğimiz puanları alarak gruptan çıkmak istiyoruz. Hedefimiz ne yapıp ne edip bir üst turdan devam etmek. Herkesin olduğu gibi benim de hayalim Wembley’de final oynamak. Bizim Çocuklar’ın da hedefi final oynamaktır. Güzel bir jenerasyon yakaladık. Çok iyi futbolcularımız var. Bizi birçok ülkede temsil ediyorlar. Yalnız Burak, Zeki, Yusuf değil, Hakan Çalhanoğlu, Merih, Çağlar, Cengiz, Kaan, birçok oyuncumuz var. Milli Takımımız bu oyuncularla güzel bir sinerji yakaladı. Şenol Güneş hocamızın liderliğinde gidebildiğimiz yere kadar, finale kadar gitmek istiyoruz” şeklinde görüş belirtti.

“HEM 2023 ŞAMPİYONLAR LİGİ FİNALİNİ HEM SEYİRCİLİ BİR BAŞKA FİNALİ İSTİYORUZ”

Özdemir, bu sezonki UEFA Şampiyonlar Ligi finali ev sahipliğinin İstanbul’dan alınarak Porto’ya verilmesine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

“Bir defa ‘Kuzu kuzu oynayacaklar’ lafı benim ağzımdan çıkmış bir cümle değil. Sadece bir gazete yazdı bunu. Kendileri yazmışlar haberi. Benim zaten böyle bir cümle edecek yaradılışım yok. Kimse benden böyle bir şey duymamıştır, ben de böyle bir şey söylemem. İş hayatımdaki şirketim turizm sektöründe. Böyle bir cümle etme şansına sahip değilim. Niye yalanlamadım? Ben zaten her yazılanı veya sosyal medyada her konuşulanı dinlersem, bakarsam, benim zaten bu işe zamanım yetmez. Birkaç arkadaşım ‘Yalanlayalım’ dedi. ‘Hiç kaale almayın, yolumuza devam edelim’ dedim.

Bu kararın alındığı gün, Chelsea’nin ve Manchester City’in yetkilileri bizim Olimpiyat Stadı’nı geziyorlardı. Çok beğendiler. Kalacakları otellere baktılar ve bizim bu hazırlıklarımızdan dolayı, TFF yetkililerine; stadın durumu, antrenman sahaları, oteller, dünyanın en iyi havalimanı, hepsini gördükten sonra teşekkür ettiler.

Birleşik Krallık’ın maalesef siyasi bir karar aldığını söyleyebilirim. Biz de her türlü girişimi yaptık. Sağ olsun bizim siyasilerimiz de her türlü görüşmeyi yapmalarına rağmen bizi maalesef kırmızı listeye almalarından dolayı, futbolcular dahil herkesin dönüşte İngiltere Hükümeti’nin göstereceği otellerde karantina mecburiyeti getirdikten sonra UEFA ile görüştük. Ve biz bu maçın Wembley’de oynanmasına karşı geldik.  UEFA da İngilizlerin isteğini yerine getirmedi ve maçı Porto’ya aldı. Ama biz inanıyoruz ki UEFA, yine 70 bin kişinin izleyeceği bir Şampiyonlar Ligi finali verecek. Ki biz 2023’e talibiz. Neden 2023? Çünkü hem Cumhuriyet’imizin hem de federasyonumuzun kuruluşunun 100. Kuruluş yılı olması dolayısıyla 2023’teki finale talibiz. UEFA ile bu görüşmeleri yapıyoruz. İlk Yönetim Kurulu toplantısında bu kararı açıklayacak. Biz ona da yetmez diyoruz. Yine seyircili bir maç verin. Çünkü biz Olimpiyat Stadı’nı hazırlarken çok büyük bir yatırım yaptık. Her şeyimiz hazır. Yani seyircili bir final maçı ve Şampiyonlar Ligi finalini alacağız.”

“UEFA BAŞKANI CEFERİN, CUMHURBAŞKANIMIZA MEKTUP GÖNDERDİ”

UEFA ile görüşmelerimiz devam ediyor. Tabi ki biz isteyeceğiz, böyle yatırım yapmışız. Sağ olsun UEFA ile ilişkilerimiz çok iyi. Ve şunu da burada ifade edeyim. UEFA Başkanı Sayın Aleksander Ceferin, Sayın Cumhurbaşkanımıza bir mektup yazdı, kendisine teşekkür etti. ‘Bu Şampiyonlar Ligi finalini alıyorum ama bunun karşılığını mutlaka seyircili maçlar olmak üzere bunu vereceğim diye de, kendisi iyi niyetle, Sayın Cumhurbaşkanımıza mektup yazdı. Bana bir mektup yazdı aynı manada. İlişkilerimiz çok iyi. Hepimizin bildiği gibi Sayın Servet Yardımcı UEFA’nın Yönetim Kurulu üyesi. Son seçime gittik, Montre’de yapıldı. Orada çok iyi bir oy alarak seçildi. Alman temsilcisi ile aynı oyu aldık. Görüşmelerimizi Servet Bey vasıtasıyla götürüyoruz. Çok iyi neticeler alacağımıza inanıyorum.”

“KULÜPLER ARTIK SAHALARDAN ANLAYAN EKİPLER GÖREVLENDİRECEK”

Stadyum zeminleri konusunu değerlendiren Özdemir, “Bir defa statların bakımı, şu, bu, bizim işimiz değil. Bizim işimiz şu; maçtan önce gideriz. Stadyum maç oynamaya müsait mi değil mi, değilse oynatmayız. Bu kesin. Ama bu sene yapmış olduğumuz Yönetim Kurulu toplantısında almış olduğumuz karar gereğince her kulüp artık sahalardan anlayan bir ekibi görevlendirecek ve sahalarına o ekip bakacak. Biz de Federasyonda bir ekip kurduk. Biz kulüplere her türlü teknik yardımı yapacağız. Artık kesin kararlıyız. Maçlardan çok önce bakacağız, belki süreli, yani 1 maç değil 3 maç bu sahada futbol oynanmaz diye bir karar vereceğiz, o maçları başka sahalara alacağız. Bu kararı aldık ve bu sene uygulayacağız. Gerçekten birçok futbolcumuzun geçirdiği sakatlıkların nedenlerden bir tanesinin de bu futbol sahalarının zeminlerinin neden olduğunu söylediler. Bir futbolcunun maliyeti ve o futbolcunun sakatlık nedeniyle oynamadığındaki kayıp ve maliyetler herkes tarafından bilinmekte. Onun için bu sene ödün vermeyeceğiz. Kulüplerde bu ekibin olması gerektiğine dair talimatnameyi hazırladık ve bu şekilde devam edeceğiz” şeklinde görüşlerini dile getirdi.

“KORSAN YAYINLARI ÖNLEMEK İÇİN TBMM’DEN ÇIKACAK YASALARA İHTİYAÇ VAR”

Korsan yayınlar hakkında görüşlerini açıklayan Özdemir, “beIN SPORTS’a, Digiturk’e Türk futboluna verdiği katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. Her ortamda söylediğim gibi burada da bir kez daha söylüyorum. Yalnız futbol değil, basketbol, Avrupa Ligleri, uluslararası maçları düşündüğümüzde gerçekten spora büyük yatırım yapan kuruluş olduğunuzu biliyoruz. Bunu da başarıyla yaptığınızı da görüyorum. Bizdeki birçok maçı da uluslararası mecraya taşıdınız. Bu iş birliğinin uzun yıllar devam etmesini istiyoruz. Ama netice olarak bunun bir prosedürü var, ihale süreci var, en büyük yatırım yapan grup siz olduğunuz için sizlere teşekkür ederim. En önemli konulardan bir tanesi korsan yayıncılık. Korsan yayında kimler kaybediyor? Bir defa beIN SPORTS para kaybediyor? BeIN SPORTS kaybedince kulüplerimiz bundan kaybediyorlar. Ben TFF olarak kaybediyorum. Türkiye Cumhuriyeti kaybediyor, vergi gelirleri azalıyor. Siz eğer daha çok gelir elde ederseniz daha çok vergi verme durumunuz olacak. Ama bundan dolayı ödeyemiyorsunuz. Maalesef bu işte yavaş kaldığımıza inanıyorum. Bunun için TBMM’den çıkacak birkaç yasaya ihtiyacımız var.  Ciddi hazırlık yapmamız gerekiyor. Bu konuda başarılı olan ülkeler var. Model hazır. Onların üzerine gitmemiz lazım. Ve devletlerarası ilişkilerde de bunun konuşulduğunu biliyorum. En kısa zamanda gerekli yasa, yalnız bu bir bakanlığı da ilgilendiren mevzu değil. Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı bu işin içinde. Bu üç Bakanlığın koordinesinde hazırlanacak bir yasa ile bu işin üstüne gitmemiz gerektiğine inanıyorum. Ve geç kaldığımıza inanıyorum. Bir an önce açığı kapatabilirsek kaybın neresinden dönülürse kar olduğuna inanıyorum ve bir an önce başlamalıyız” dedi.

“YABANCI KONUSUNDA KULÜPLER BİRLİĞİ MEKTUP YAZDI”

Yabancı oyuncu sayısı kuralına ilişkin kararlarını yakın zamanda açıklayacaklarını belirten Özdemir, “Bizim alınmış kararımız vardı. 14 tane sözleşme yapabilecek fakat sahada 8 oyuncu olacaktı. Fakat kulüplerden, pandemi dolayısıyla Türk oyuncu bulamayız, yeterli sayıda yok, şudur, budur diye bize müracaatlarda bulundular. Ve bu uygulamayı bir yıl öteledik. Şimdi bu yılı konuşalım? Bu yılda neler olmuş? 2019-2020 sezonunda takımların ilk 11’de maç başına ortalama yabancı sayısı 7,22, bu sezon ise 7,12 oldu. Beşiktaş 8,48, Galatasaray 6,95, Fenerbahçe 5,5, Trabzonspor 7,15 ile oynamış. Süper Lig’de ilk 11’de en fazla yabancı ortalaması 9,23 ile Hatayspor’da. En az yabancıyla oynayan takım ise 4,98 ile Göztepe. Fenerbahçe’yi, Göztepe’yi kutlamak lazım. Tabi 1. Lig’de oynayan Altınordu’yu kutlamak lazım. Hiç yabancısı yok ve play-off finali oynuyor. Belki bir 90 dakika sonrasında Süper Lig’e gelecek. Peki şu anda ne yapacağız? Bu sezon için görüşme halindeyiz. Kulüpler Birliği Vakfı bir mektup yazdı, mevcut 14 yabancılı kuralın devam etmesini istiyor. Yani 14 yabancı, sahada serbest olsun. Bugün yarın bugün bunun kararını vereceğiz, kamuoyuna bunu açıklayacağız” şeklinde konuştu.

Kulüpler Birliği ile devamlı istişare halinde olduklarını ifade eden Özdemir, “Bu yıl da uygulamayın diyorlar.  Çünkü yine pandemi süreci devam ediyor. ‘Türk futbolcuların fiyatları çok artıyor. Maliyetlerimiz çok yükselecek, yurt dışında oynayan Türk futbolcuların maliyetleri çok artmakta. Zaten sıkıntıdayız. Mali olarak, Takım Harcama Limiti olarak sıkıntılarımız var. Bunun için bunu artırmayalım, bu yıl aynı şekilde devam ettirelim’ diye önerileri var, şu anda bunu düşünüyoruz” dedi.

Kulüplerin geçiş dönemini atlatma yönünde tavır ortaya koyduğunu belirten Başkan Özdemir, “Bugün Sayın Süleyman Hurma beni ziyarete geldi. Diyor ki bana, ‘Ne olur kımıldatma, ne olur el vurma’. Ve şunu diyor. Ben 5 tane genç çocuk yetiştiriyorum. Bunun 3’ü Ümit Milli Takımına çağrıldı, neden bu çocuklar iyi futbolcular oldu biliyor musunuz, bendeki yabancılara baka baka’ diyor. ‘Onlarla antrenman ve maç yapıyorlar, onlardan dolayı büyük gelişme gösteriyorlar’ diyor. Ben Süleyman Hurma Beyin futbol bilgisini takdir ederim. Görüyorsunuz takımı nereden nereye getirdi. Böyle düşünceler var? Doğru mu, olabilir. Yanlış mı bilemem. Ama böyle düşünceleri var ve örnekler veriyor. Esasında bunların geniş bir platformda tartışılması lazım. Bizim tabi Buraklarımız, Zekilerimiz, Yusuflarımız, Çağlarlarımız, Merihlerimiz, Cengizlerimiz, birçok oyuncumuz var. Fenerbahçe 5.5 ile oynamış. Göztepe 4.98 ile oynamış. Bunlara destek olmamız lazım. Görüyorsunuz Göztepe çok önemli iki oyuncu yetiştirdi. Alpaslan ile Halil. Halil’i Milli Takıma çağırdık, Alpaslan’ı da mevkisinde birçok oyuncu olduğu için belki de Şenol Hoca şu anda seçmedi. Ama her zaman Alpaslan’ın çok iyi oyuncu olduğunu biliyoruz. Ben her görüştüğümüzde Sayın Mehmet Sepil’e teşekkür ediyorum. Tebrik ediyorum kendisini. İzmirliler de bir şey var, Göztepe, Altınordu, Altay”

“BEN VE ARKADAŞLARIM, HEPİMİZ LİYAKAT SAHİBİYİZ”

Fenerbahçe Kulübünde hissesi olup olmadığına dair soru üzerine Nihat Özdemir, “Hissemizi 2016 yılında sattık biz. Ondan sonra Federasyona seçildim. Sayın Demirören döneminde Başkan Vekili iken de hissemiz yoktu.  Bu yıl Şubat ayında bunu resmi sitemizden de açıkladık. Bizim şirketimiz uluslararası denetim şirketleri tarafından denetlenen bir şirket. Her şey ortada ve açık. Buna rağmen, aynen ‘kuzu kuzu gelirler’ gibi bunu da söylüyorlar, Sayın Ali Koç bunu söylüyor ama keşke bunu da söyleseydi. Böyle böyle diyorlar deseydi. Ama demedi. Önemli değil. Bizim hiçbir hissemiz yoktur. Bunu kamuoyuna da açıkladık. Ama söylemeye devam ediyorlar, biz eğer sosyal medyaya bakacak olsaydık, gazetede yazılan yazılara bakacak olsaydık bu TFF’yi yönetemezdik. TFF’yi çok iyi yönetiyoruz. Ben ve arkadaşlarım, hepimiz liyakat sahibiyiz. Benim yönetimimde bulunan 5 tane Başkan Yardımcım var. Hepsi birbirinden kıymetli. Türk sporunda bugüne kadar önemli katkıları olmuş, olmaya da devam ediyor. Birçok kulüpte, bu kalitede, bu bilgide, bu birikimde olmayan insanlar benim yönetim kurulumda ve hepsi liyakat sahibiler. Görevlerini dört başı mamur yapıyorlar. Sponsor gelirlerimizi artıran Alkın Kalkavan, Olimpiyat Stadımızı yapan ve bütün tesislerimizi yapan Nuri Akın, alt yapıya bakan Hamit Altıntop, Yılmaz Büyükaydın, Covid-19 oldu, hastanelerde yattı, hala evinde istirahat eden ama işten kopmayan, Servet Yardımcı’yı biraz evvel anlattım. Ali Düşmez, hangisini anlatayım, hangisi layık değil, hangisi liyakat sahibi değil? Hepsi birbirinden değerli. Sayın Selim Soydan, Milli Takımlarda Şenol Hocamla yaptığı uyumlu çalışma. Hangisini saymayayım, Mustafa Çağlar’ı mı saymayayım, her biri birbirinden kıymetli arkadaşlarım. 2 senedir beraber çalışıyoruz. 1 Haziran’da 2 seneyi bitirmiş olacağız. Her kulübe böyle arkadaşlar lazım. Her kulübe böyle arkadaşlar lazım. Keşke diğer kulüpler bu kalitede arkadaşlarımızla yönetilebilse. Hepsinden çok memnunum. Çok teşekkür ediyorum. Profesyonel kadromuz, gerçekten önemli insanlardan oluşuyor. Genel Sekreterimiz ve onun yardımcıları, maç planlamacılar, finansmancılarımız, kurullarımız, Sicil Kurulumuz, Sicil Kurulumuzda bulunan bankacılarımız, hangisini sayayım. Bize ‘liyakatınız yok, liyakat yok TFF’de’ diyenler, bunu birçok kulüpten duyuyorum. Kendi içlerine biraz bakmalarını daha önemsiyorum. Onun için ben TFF’deki arkadaşlarımızdan gerçekten çok memnumum. İnşallah çalışmalarımız da uyumlu şekilde birbirimize destek olarak devam edecek” diyerek açıklamalarını tamamladı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.