$ DOLAR → Alış: 5,71 / Satış: 5,74
€ EURO → Alış: 6,28 / Satış: 6,30

OSMAN AĞA’YI ANLAMAK…

Ayhan YÜKSEL
Ayhan YÜKSEL
  • 12.06.2019
  • 444 kez okundu

Ekrem İmamoğlu’na Trabzon kökenli olması nedeniyle Pontus yakıştırması Millî Mücadele kahramanı Giresunlu Feridunzâde Osman Ağa’yı da gündeme getirdi. Konuya vakıf olmayan, muhall bilgi sahibi olanlar sözlük anlamını bilmeden “eşkıya” olarak nitelendirdiler… Hâlbuki, soygun yapıp halkın malına ve canına kasteden, etrafı haraca kesenlere şaki ve çoğulu eşkıya denilir. Osman Ağa, Balkan Harbi’nden başlayan bir süreçte ayrılıkçı Pontus ve Ermeni çetecilere karşı mücadele vermiştir. “Kuttâ-i tarîk” olduğunu söylemek için birinci el kaynağın da ortaya konulması, hangi dağda yol kesip soygun yaptığının ispat edilmesi gerekir. Osman Ağa dağa çıkmıştır, doğrudur!.. Vatanı için dağa çıkmıştır. Hatta, o günlerde İstanbul’da öğrenci olan oğlu İsmail de babasının dağlara çekildiğini duyunca okuldan kaçarak kendisine katılmıştır.

Bir ülke [Anadolu] düşman [Yunan] tarafından işgal edilirse yapılması gerekeni yapmıştır. Damat Ferid’in şeyhülislamı Dürrizâde Abdullah’ın ardından mı gitmeliydi? Ya da Hürriyet ve İtilaf Fırkasını destekleyen, padişahlık düzenini savunan, işbirlikçi Mustafa Sabri, İskilipli Atıf, Said-i Kurdî gibi “… Mustafa Kemal ve Kuvâ-yı Milliye maskaraları” içerikli bildirileri Yunan uçakları ile Türk Ordusunun başından mı attırmalıydı?

İşte, Osman Ağa bunların hiçbirisini yapmamış ve şehirli-köylü Giresunlu olarak “yerden üç taş almışlar” ve düşmana atmışlardır. Örnek mi, Kurtoğlu Mustafa Efendi, boynunda Kur’ân-ı Kerîm cephede gazilik payesini almış, Müftü Ahmed Necmeddin Efendi, “fetva-yı şerîfe”ye 29. sırada imza koymuştur.

Osman Ağa ile ilgili görüş beyan etmek için sözel kaynakların tahlile tâbi tutulması, öncelikle yazılı kaynakların kullanılması gerekir. Osman Ağa’nın Millî Mücadele’den önce yerli Rumlarla bir sorunu yoktur. Ancak ne zaman Rus işgali ve sonrasında Rumlar ve Ermeniler ayrılıkçı hareketlere başlarlar o zaman onlara karşılık verir. Stefanos Yerasimos, Vasil Usta’nın saldırısı sonrası Osman Ağa’nın harekete geçtiğini teyit eder. 15. Kolordu’nun Trabzon mıntıkasında 7.000’i silahlı 20.000’e yakın Rumun etkisiz hale getirilmesi için yoğun çaba göstermiştir. elenofilcilere göre çiçek atacaklardı… “Osman Ağa”nın gayrimüslim halkı katlettiği söylenirken Rumların Türkleri katlettiği asla söylenmez! Samsun’da Rum çetecileri 1920 yılı sonuna kadar 699 Türk’ü öldürmüş, 59’unu yaralamış, 15’ini dağa kaldırmış, 13 kadına tecavüz etmişlerdir. 40 köy ve 27 çiftlik yakılmış, 111 köy yağmalanmış, 1 milyon liralık büyük baş hayvan ve 10 milyon liralık gayrimenkule de zarar vermişlerdir. Terme ve Çarşamba’da Rum çeteleri 15 Türk’ü öldürmüş, 335 evv, 2 cami ve 2 okul yakmışlardır. Pontus hareketinde 1922 yılı sonuna kadar 10.886 Rum çeteci yakalanmış, 11.918 Rum çeteci cezalandırılmıştır. Osman Ağa bunlara çiçek mi atacaktı?

Osman Ağa’nın bedeli ödendiği halde gönüllü Balkan Harbine katıldığını, topallığının buradan kaldığını hatırlatmak gerekir! Sakarya Meydan Muharebesinde Giresunlular, süngüleri olmadığı halde Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle bellerindeki bıçakla Yunan’a hücum etmişlerdir. Osman Ağa bu sırada cephede ve ön safhada mücahit arkadaşlarıyla beraberdir ve atı vurulmuştur. Giresunlular’dan 14’ü İscehisar kasabasında Dede Sivri’de yatmaktadır.

Ali Şükrü Bey meselesine gelince… Bunlar siyasetin sonuçlarıdır. Ortada kurulmakta olan bir devlet vardır. Kurulan dernek değildir. Ali Şükrü Bey, fındık bahçesi için mi vuruldu? Masa başında ahkâm kesmek tarihçilikle bağdaşmaz… O günlere göre değerlendirmek gerekir… “Nizâm-ı âlem için” kardeş katline cevaz veren Osmanlı değil mi? Ali Şükrü Bey’in İttihat ve Terakki, Enver ile olan ilişkisini, Trabzon Müdafaa-i Hukuk Derneği’nden aldığı 40 bin liranın akıbetini merak ettiniz mi? Sipariş üzerine yazılan bir kitaptan alıntı yapıyorum… Bir de günümüzdeki “saç-sakal-sarık-çarık” taifesiyle örtüşen fikirlerini, hilafet yanlılığını ifade etmeyelim mi? Ali Şükrü Bey’in Osman Ağa tarafından öldürüldüğü iddiası yeterli delillere dayanmamaktadır. Bunda Osman Ağa’nın yargısız infaz edilmesinin payı vardır. Gerek Osman Ağa, gerek Ali Şükrü Bey, “İslam Teali Cemiyeti, İngiliz Muhipleri Cemiyeti, Wilson Prensipleri Cemiyeti” gibi zararlı cemiyetler içinde yer alarak asla işbirlikçi olmamışlardır. Her ikisine Tanrı’dan rahmet diliyorum.

Osman Ağa liderlik vasfına sahip birisidir. Sosyal yönü ile de dikkat çeker. Giresunlu, Osman Ağa sayesinde elektrikle tanışmıştır. Getirdiği otomobille “medeni gürültüye” alışmıştır. Osman Ağa, ölümüne kadar Mustafa Kemal Paşa’nın yanında yer almıştır. O’nun önderliğindeki “Giresun Uşakları”, Koçgiri, Pontus İsyanı ve Sakarya Meydana Muharebesi’nde üstün hizmetlerde bulunmuşlardır. Üstelik, alayların donanım ve iaşeleri tümüyle Giresunlularca sağlanmıştır. O, Giresunluların bir kahramanıdır. Osman Ağa’nın yaşadığı dönemde İtilaf Devletleri, Yunanlılar, ermeniler, Kürtler ve Mustafa Kemal Paşa muhalifleri tarafından [bazı mahfillerce hâlâ] eleştirilmesi Giresunlular’a Etrâk’a bir işaret olmuyor mu?

Ha! Dün Osman Ağa’ya laf söyleyenlerin, bugün ona sahip görünmesini de seçim arefesinde göz boyama olarak algılıyorum…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ