giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
8,1238
EURO
9,6863
ALTIN
454,20
BIST
1.388
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Hafif Yağmur
12°C
Giresun
12°C
Hafif Yağmur
Salı Yağışlı
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
17°C
Perşembe Çok Bulutlu
19°C
Cuma Sağanak Yağışlı
12°C

Muhsinlere mektup!

25.03.2021
0
A+
A-

Ülkemiz insanına darbe adı altında demokrasi zulmü yapılan günlerden aşağıdaki hatırayı bir devrimci anlatıyor:

“Ben Devrimci Yol davasından yargılanıyordum.

Mamak Askeri Cezaevi’nde Muhsin Yazıcıoğlu ile birkaç ay aynı hücrede kaldık.

Bu hücrelerde konuşmak, gülmek ve hareket etmek bile yasaktı.

Havalandırmaya çıktığımızda sağa sola bakamaz kimseyle konuşamazdık.

Bu şartlar altında Muhsin Yazıcıoğlu ile 2,5 metre karelik bir hücreyi paylaştık. Cezaevi yönetimi bizi birbirimize eziyet edelim diye aynı hücreye koymuştu ama onların umduğu gibi şeyler olmadı.

Günlerimizi kavgasız gürültüsüz geçirdik.

Günde üç sefer sayım adı altında ikimize de dayak atılıyordu.

Darbeciler dayak attığında birbirimize yardım ediyorduk.

Hatta dayak sırası kimde olursa olsun, birimiz ileri atılır daha zorda olanı korumuş olurduk.

Birbirimize su veriyorduk.

Vatan satan insanlar olmadığımızı, orada o hücrede görünce anladık”

Daha sonra Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu bu hadiseyi can alıcı bir cümle ile özetleyip:

 “Sokakları, şehirleri bölüşemeyenler 2.5 metrekareyi paylaştı” demişti.

Değerli dostlarım:

İnsanlık tarihi, kiminin acı çekip gözyaşı dökdüğü fikir ve olaylardan, kiminin de huzur ve refah sürdüğü hadiselerle doludur!

Sokrates’in idama mahkum edildiği fikir ve davalardan insanlık kendine huzur bulmuştur!

Bugün Yunanistan vb ülkeler “batının şımarık çocuğu” lakabıyla anılıp, sözüne itibar edilmiyorsa, bunun en önemli etkeni, Sokrates gibi bilge insanlara değer vermediğindendir!

Hal böyle olunca görüyoruz ki:

Tarih ancak ve ancak tefekkürsüzler için tekerrür eder!

Aklını kullanan tefekkür ve akıl sahibi, tarihten ders alır ona göre hareket eder.

Sayı çokluğuyla, kalabalıklarla, demokrasi sisteminin sayısal güçten kaynaklı çoğunlukçu gücüyle, sayıca az olanları ezmek, Kur-an aklına hakarettir, hakarettir, hakarettir!

Ve sonra tarih bize göstermiştir ki; değerlerimiz kaybedilince “keşke” gibi sığ bir kelimeye sığınıp, başımızı ellerimizin arasında neden böyle olduğunu sorgulamışızdır.

Ölünce “iyi adam” olmaktan, ölünce anlaşılmaktan insanlık çok çekmiştir.

Yaşadığımız asra andolsun ki:

İçimizde var olan Atatürklerin, Sokrateslerin, Muhsinlerin, Erbakanların, varlığı güneş gibi açıktır.

Öyle ki; makam, para ve bunları kaybetme korkusuyla ortaya çıkardığımız putlardan arınmak, bize hakikatin ta kendisini gösterecektir!

Demokrasi tarihimizde bize gösterdiği akılla sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda bir fikir adamı olan Muhsin Yazıcıoğlu “felaket gelmeden, saadetin kıymetini bilin ve birbirinizi ezmeyin” hikmetini tarihe çivi gibi çakıp, ebedi istirahatgahına gitmiştir.

Hal böyle olunca dostlarımızı partimizden değil,

hakkı söyleyenlerden seçelim.

Seçelim ki, düşman gelip bizi hizaya çekmesin.

Bu duygularla:

Üşüyerek dağlarda can veren şehidimizi sıcak ve “kutsal” yataklarımızdan öteye anmamız en büyük cihatlardan biri olsa gerek!

Korkarım ki bize, 783.562 km²’yi pay ettirmeyen ve sağcı-solcu adı altında bizi bize düşman eden şeytani zeka, şimdi de kendilerinin sokağa attığı bir parça ekmeği böldürmenin hesabını yapıyor.

Ya da biz hızla oraya gidiyoruz.

Tarih hakça adil paylaşımı yapamayan insanların kıtlıkla imtihanıyla dolu.!

Doğru yolda olana selam olsun.!

ÖNEMLİ DİPÇE: Mazlum ve masum insanlık onuru için savaşırken şehit olan Giresun Üniversitesi sıralarını birlikte paylaştığım Selami Aynur’u da vefatının seneyi devriyesinde rahmetle anıyorum.!

Allah şehadetini kabul eylesin!

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.