giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
7,8892
EURO
9,4034
ALTIN
458,90
BIST
1.342
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Parçalı Bulutlu
11°C
Giresun
11°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
13°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
16°C
Pazar Parçalı Bulutlu
16°C
Pazartesi Az Bulutlu
16°C

MERKEL KARARLI, ALMANYA’YI…

25.11.2018
0
A+
A-

Angela Merkel’in 2015 yılınının Eylül’ünde açtığı sınır kapılarından birinden Almanya’ya girip asyl (asül) -iltica- dediğiniz de, ailenizin, belki de sülalenizin geleceğini garantilemiş oluyorsunuz! Almanya insanların ellerini kollarını sallayarak, kimlikleri başta olmak üzere, yaşlarını, mesleklerini, medeni hallerini yalanlarıyla değiştirerek girdikleri, iltica talebleri reddedilse bile, memleket dışına çıkarılamayan tek ülke.

Memleketin kimyasını bozan, sosyal kasasını tarumar eden, halkın bölünmesine yol açan, yabancı düşmanlığını besleyen, kanunları çiğneyen yanlış kararın incelenmesi için 2016 yılında anayasa mahkemesine verilen dilekçeyi bekletiyor. 2020 yılında mahkeme de hakim atamaları var. Yetkili kurumlar; meclis ve senato, yâni hükümet! Memleket kanunlarına göre, dilekçeye verilecek tek cevap; sınırları açmakla, başbakan Merkel’in suç işlediği, yargılanması gerektiği! Aynısı devlet televizyonları için de geçerli; idare eyaletlerden oluşan senato’nun yetkisinde olduğundan, aman hükümete bir şey olmasın, rahatımız bozulmasın ilkesinden haraketle, hükümetin icraatlarını destekleyen anketler ve taraflı yayınlar yapıyorlar. Taptaze bir örnek; Merkel’in bırakmak zorunda kaldığı parti başkanlığı için oniki aday var, bunlardan üç tanesinin kazanma şansı yüksek. Bunların bir tanesi, Merkel’in kopyası, onun sözünden kıl payı dışarı çıkmayan Karrenbauer, sağlık bakanı Spahn ve onaltı yıl önce, Merkel’in hışmına uğrayarak, politikadan elini ayağın çeken Friedrich Merz. Halk Merkel’in yanlış politikalarını hem genel seçimler de, hem de eyalet seçimlerinde, partisinin oylarını dağların eteklerine çekerek, cezalandırdı. Bir an önce de başbakanlığı bırakmasını istiyor. Çeşitli anket kuruluşları halkın %80’leri bulan bir çoğunlukla Merz’i desteklediği, aynı oran da bir an önce Merkel’in başbakanlığı bırakmasını istediklerini bildiriyor. Parti başkanlığına seçilecek kişinin, Merkel sonrası başbakan olma şansının yüksek olmasından dolayı, devlet televizyonları, Merkel’in klonu Karenbauer’yı önde gösteren anketler yayınlıyorlar. Parti başkanını halk değil, delegeler seçiyor, madam kazanabilir!

2017 seçimlerin de Merkel’in yanlış politikaları sayesinde meclise giren Afd isimli sağcı partinin milletvekilleri, son yıllarda üstüne ölü toprağı serpilmişcesine uyuşukluğa bürünmüş olan Bundestag’a canlılık getirdi. Bu partinin milletvekilleri toplu şekilde oturumlara katılıp, konuşmalarında Merkel’in yaptığı ve yapacağı icraatları ortaya döküverdiler. Bu parti dışındaki bütün partiler sözbirliği etmişcesine, (hür demokratların bir bölümü hariç) Merkel için soruşturma komisyonu kurulmasına yanaşmıyorlar. Afd sayesinde Merkel’in vatandaştan ve meclisten gizleyerek, hayata geçirmeğe çalıştığı bir plan daha ortaya çıktı: Migrationpakt = Uluslararası Göçmen Sözleşmesi: Devletler vatandaşlarının sahip olduğu bütün olanakları, memleketlerine gelen göçmenlere de vermekle yükümlü olacaklar. Ben, oğlum, kızım, eşim, annem, babam.. Bizler ömür boyu çalışıp, refah seviyemizi bir yerlere çıkaracağız, Birleşmiş Milletler, dünyanın herhangi bir yerinden tutup insanları buraya getirip, bizlerden kazanımlarımızı aynı oranda onlarla paylaşmamızı isteyecek. Hani normal düşünebilen insan aklıyla hiç kompatibel değil de, hayvan aleminin de taraftar bulmak kolay olmaz!

Merkel 2015 yılında sınırları açıp, önünden ve sonrasından hiç fikirlerini almaya gerek görmediği AB ülkelerine, memleketdeki ekonomik istilacıları dağıtmaya kalkıp, havasını alınca, soluğu BM’de alıyor ve onlara yaptıracağı bir uluslararası göçmen sözleşmesiyle, sadece AB ülkelerini değil, bütün dünya ülkelerini bağlamak istiyor. 57 müslüman ülkesi balıklama atladı; vatandaşlarının karınlarını dünya devletlerine doyurtacaklar. Hesapları tutmadı; başta USA olmak üzere Yeni Zelanda’dan başlayıp, Litvanya’dan çıkan hayır’a, Çin, Japonya’da katıldı!

Alman meclisi konu hakkında verilen onbeş dilekçenin bir tanesini, halktan gelen yoğun talep üzerine, meclisin internet sitesin de yayınlamak mecburiyetin de kaldı. Kanunen hepsini yayınlaması gerekir di. Halkın online imzasına açılan website, ulaşılan imza sayısını, bazen 42 bin, bazen 36 bin gibi yarım yamalak göstererek, halkı yönlendirmeğe uğraştı. 2015 öncesi ve sonrasın da, kesinlikle kimsenin sözünü dinlemeyen Angela Merkel halkın karşısına çıkıp, utanmadan göçmen yasasının memleket için çok iyi olacağını savundu. Bununla da yetinmeyip, avrupa ordusu kurulmasının ve sıkı durun; devletlerin bazı ulusal haklarından feragat edip, (vazgeçip) bu yetkinin AB’e verilmesinin zorunlu olduğunun altını çizdi. Bunları ordusun da doğru dürüst uçabilen tek bir helikopter ve uçağı olmayan, topu, tüfeği ve tankı da bu seviyeden yukarıda bulunmayan, vatandaşlarının keselerine uygun kiralık mesken kıtlığının yaşandığı, yaşlıların bakımında çalışanları açlığa mahkum eden, asgari saatlik ücreti 5 Euro olup, vatandaşın karnını doyurabilmek için birden fazla işte çalışmak mecburiyetinde bırakıldığı bir memleketin başbakanı söylüyor.!

Merkel her zaman yaptığı gibi, vatandaşının sözüne kulak asmadan, bu yasanın altına imzayı atarak, giderayak Almanya’nın altına bir dinamit daha yerleştirecek! Tam burada Smartphone’ma yeni bir haber düştü; BM mülteci paketi isminde yeni bir sözleşme hazırlamış, 13 Kasım’da 193 ülke temsilcisinin katıldığı oylamadan çıkan, 173 evet, 19 çekimser, tek hayır USA’dan. Temsilciler kafayı…Hükümetler acaba biliyorlar mı, temsilcilerinin ne halt ettiğini?

İsimleri ne olursa olsun, BM veya herhangi başka bir kuruluşun yaptığı böyle anlaşmaların ne kadar saçma, kurulu düzene aykırı olduğu, orta amerika’dan yola çıkarak, düzen ve kural tanımayarak, önüne geleni çiğneyerek, NGoR isimli BM sözde yardım kuruluşları otobüsleriyle, ABD’nin sınırına dayanan, Meksika’nın TIJUANA isimli sözde mülteciler! Verilen hiçbir şeyi kabullenmiyorlar, ille de ABD’ne gidecekler. Ne mültecisi, bunlar çalışarak karnını doyurmaktan üşenen, toplum kurallarına uymaktan kaçan insanlar.

Vatandaş iki soruya cevap arıyor, birincisi; Merkel hanım neden bu memlekete yabancıları doldurmak istiyor, başbakan memleketinden nefret mi ediyor? İkincisi; Daha da kötüsü, acaba Merkel bu tutumuyla memleketteki demokrasinin temellerini oynatabileceğini mi düşünüyor? Komünist bir rejim de (doğu almanya) yetişip, merkez olarak Moskova’yı gören birisi olsa da, Merkel bu güzel memleketin, aydınlanmış insanlarının yaşattığı demokrasiye (başka türlüsü mümkün değil) zarar veremiyeceğini, demokrasi kendisi bu günlerde gözlerimizin önüne seriyor: Merkel’in ayrılacağı parti başkanlığına aday olan en önemli üç isim, beraberce, güle oynaya, il, ilçe memleketi dolaşıp, beraberce vatandaşın karşısına çıkıyorlar. İnsanlara başkan olduklarında yapmak istediklerini anlatıyorlar. Demokrasinin arzusunu yerine getiriyorlar!

Şu anda Almanya’da yürürlükte olan kanunlara göre Merkel’in başbakanlığı dönemin de yaptıkları suç teşkil ediyor. Merkel’in BM’e uluslararası göçmenler sözleşmesi yaptırarak, 2015’de yaptığı o büyük hatayı affettirmeyi planladığı dolanıyor dillere! Üzgünüm Leyla; başbakanlığını yaptığın ülkenin kanunları, bugünkü temizliğinle, dünkü pisliğini ortadan kaldırmana icazet (izin) vermiyor.

Angela Merkel yıllardır; Euro giderse avrupa batar, ben AB’ni ayakta tutuyorum, alternatifsizim, Almanya’da ki iki büyük parti (bunlardan birisi kendi partisi) küçülürse demokrasi tehlikeye girer gibi lâkırdılarla vatandaşı ve medyanın bir bölümünü uyuşturdu! Bu uyuşukluğa çalışan insanların motorluğunu yaptığı ekonomik gücün de katkısı olmadı değil! Resmi istatistiklere göre 2017’de sayılarının 1.7 milyon olan, kontrol edilmediğinden rakkamların çok daha yükseklerde olduğu tahmin edilen ekonomik istilacılar memleketi doldurup, düzeni altüst etmeğe başlayınca, halk içine düştüğü çukuru görmeğe başladı!

Ne yaptı? Market alışverişin de yaptığını yaptı; önceden alıp da beğenmediği, ürünün yerine başka ürünü almasını sandığa yansıttı ve oyunu icraatını beğenmediği partiye değil, başka partiye verdi. Bu kadar basit. Böylelikle iki büyük alman partisinin eline ağır faturayı verdi. Merkel’in gitmesi, 150 yıllık geçmişe sahip sosyal demokrat partinin ortadan kaybolması, insanlar demokratik sistemin ışığı doğrultusun da, toplum düzeni dışına çıkmaya yeltenmedikleri müddetce, hiç bir tehlike arzetmez. Eski partiler gider, yerine yenileri gelir, demokrasi kendini yenileyerek, yoluna devam eder.

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.