$ DOLAR → Alış: 7,57 / Satış: 7,60
€ EURO → Alış: 8,94 / Satış: 8,97

MERKEL İLE KIYAMETE KOŞUYORLAR

Ayhan KASAP
Ayhan KASAP
  • 03.09.2019
  • 204 kez okundu

Pazar günü memleketin doğusun da yapılan iki eyalet seçimin de, Merkel’in, koalisyon ortağının, komunistlerin devamı sol parti korkunç şekilde oyuldular, pardon oy kaybettiler. Hür demokratlar %5’e ulaşamayıp, meclis dışı kaldılar. Yeşiller de azıcık artış var. İki seçimin tek galibi 2013 yılında kurulan Afd isimli yeni parti. Bu partinin başarısını engellemek için, bütün partiler, devletin bütün organlarını, imkanlarını, televizyonlarını, gazetelerini, dergilerini arkalarına alarak, akla hayale gelmeyen, Nasyonal Sosyalistlerin uygulamalarını hatırlatan methodlara başvurdular: Bu partiye miting yaptırmadılar, medya da halka bilgi vermelerine, propaganda yapmalarına engel oldular. Aday sayılarını kısıtladılar. Eyalet anayasa mahkemesi kaldırdı. Bütün partiler ve medya kuruluşları, Afd’nin miting yapma imkanı bulduğu meydanlara giderek, herhangi bir saçma isim altında karşı miting yaparak, onların halka, seçmenine bilgi verme, konuşma hakkını yok ettiler. Güvenlik güçleri yukarıdan gelen bu kanunsuz, korkunç baskı altında, görevini gerektiği şekilde yapamadı. Bütün bu çirkinliklere rağmen, pazar günü vatandaş %29’lara varan oranda bu partiyi seçti.

Ertesi gün adı geçen medya’ya bakıyorsun, utanmadan, sıkılmadan yeni partinin tek başına iki eyalette hükümet kurmasının engellenerek, memleketi nazilerden kurtardıklarını anlatıyorlar. Birisini Merkel’in partisinin, diğerini sosyal demokrat hükümetinin yönettiği eyaletlerde seçim sonuçu ortaya çıkan durum şöyle; iki hükümette yıkıldı, iki parti de yeni parti ile çok rahat ortak bir hükümet kurabilir. Yalnız hiç bir parti Afd ile ortaklığı kabul etmediğinden, birbirlerinin gözlerini oyan, programları taban tabana zıt olan, burada sol yeşil faşist birlik olarak adlandırılan, komunistler, yeşiller, sosyal demokratlar ve konservativler koalisyon kurabilirler. Yalnız bu koalisyonların ömrü fazla uzun olmaz. Sonuç İtalya, Avusturya ve Yunanistan’a benziyor! Avusturya hükümetini bir video ile devirdiler. İtalya’yı Akdeniz’e gönderdikleri, Afrika kıyılarından toplattırıp, denize bıraktırdıkları insanları yükledikleri gemileri zorla, inatla, italya’ya sokarak devirdiler. Eyaletler de böyle bir hükümete, eğer çok mecbur kalmazlarsa razı olmazlar! Eyalet bazında yapılan koalisyonlar, kurulacak olan merkez hükümete de, örnek teşkil ettiğinden kaçınırlar.

İki eyalette de yapacakları, düşman kardeşler ortaklığının, insanların bu partilerin memleketin ve halkının yararına çalışmadığını çok açık görebilmeleri yönünden faydalı olacak. En azından aynı ortaklığın, eğer topal ördek Merkel başbakanlığı bırakırsa, (bu olasılık her geçen gün zayıflıyor, hatta daha kötüsü madamın tekrar aday olacağı beliriyor) hükümet beyinlerinde ve programların da memleket, millet olmayan, Almanya ismini duyduklarında küfretmeğe başlayan, yeşiller ile kurulacak. İki eyalet de kurulan yeşiller ve sol parti ortak hükümetleri, memleketi bu büyük felaketten koruyacak!

Seksenli yıllarda eğlence partisi olarak kurulan Yeşiller’in memleketin başına ördüğü çoraplar, bilhassa Schröder’in başbakanlığın da ki hükümet ortaklığı yılların da, yıllardır biliniyor! Yaşlarından ötürü bu yanlışlıklara tanık olmayan otuz yaş altındakiler bu partiyi seçiyor. Yalnız Doğu Almanya’da ki SED isimli komunist partinin devamı, ne devamı kendisi olan sol parti hakkında vatandaşın pek bilgisi yok. Bu parti aniden duvarın yıkılmasıyla ortaya çıkan birleşme şansının kaybedilmemesi adına, aynı politikasıyla batı almanya’ya kabul edildi. Bir kaç milyar DM olduğu belirtilen servetinin, yâni halkın parasının, nereye ve kimlerin cebine gittiği halâ belli değil!

İkinci dünya savaşından sonra, naziler şıp diye ortadan kaybolmadılar, yetmişli, seksenli hatta doksanlı yıllara kadar, memleketin çok önemli ve yüksek makamlarında görev yaptılar. Çok iyi hatırlıyorum; İkibinli yıllar da bile başta dışişleri bakanlığı olmak üzere, önemli icraatların yapıldığı, kararların alındığı makamlar da halâ nazi uzantılarının olduğunu! Duvarın yıkılmasıyla da aynısı hatta daha kötüsü yaşandı; sırf yakalınılan birleşme şansının kaybedilmemesi uğruna, doğunun komunist rejiminde halkın canına okuyanlara, devlet makamları peşkeş çekildi! Bunlardan bir tanesi cumhurbaşkanı, diğeri başbakan yapıldı! Batı Almanya’dan doğu almanya’ya papazlık yapan babasıyla ters göç yapan Merkel hanım, eğitimini sosyalist rejimin idealleri doğrultusun da yaptı. Hiç kimse çocuklarını veya eşini rehin bırakmadan batı almanya’ya gelemezken, Merkel elini kolunu sallayarak bir kaç kere batı’ya gelip tekrar geri gidiyor. Moskova’da eğitim görüyor. Ve halkına zulmetmekte Hitler’in gestapo ve SS’inden daha korkunç olan STASİ’nin patronu SED isimli partinin sözcülüğüne getiriliyor. Bugünler de internet ortamın da, İM Erika koduyla, Merkel’in STASİ ajanı olduğunu iddia eden bilgilerin dolaştığı söyleniyor! (İM inoffizielle Mitarbeiter Erika gizli eleman Erika STASİ’nin bilinen methodu) Doğu almanya geçmişinin araştırılması için her vatandaş gibi Merkel hanımın imzası gerekiyor. İmzalamıyor. Veya başbakanımız memleket memleket dolaşarak, yine 45 milyar avro fazlalık veren, memleket insanı için kullanılması gereken paraları dağıtmaktan vakit bulamıyor!

Merkel memleketi bölmeyi başardı. Medyanın büyük bir bölümünü yanına aldı. Otuz yaş altındakiler ellerinde smartphone’larla bambaşka bir dünyadalar. Politikaymış, memleketin geleceği buraya doldurulan orta çağda demir atmış milyonlarca insanlarla tehlikeye düşecekmiş, farkında bile değiller. Altmışın aldındakilerin beyinleri Merkel medyasının yayınlarıyla uyuşturuluyor. Sayıları yirmiiki milyonu bulan emekliler de, biz geleceğimizi garantiledik, memlekete doldurulanları finanse etmek için, para kazanacaklar düşünsün prensibinden yola çıkıp, suya sabuna dokunmuyorlar! Değirmenin suyu bittiğin de, bu memleketi nelerin bekleyeceğinin işaretlerini yaşamağa başladık bile; yaptırımlara uymayan bir Suriye’linin aldığı para azaltılınca, yirmi arkadaşını toplayıp, sosyal dairenin altını üstüne getirmiş. Haydi bakalım almanya, sen Merkel’in ve yandaşlarının arkasından….Neyse!

Alman milli marşını duyunca vücutu titremeğe başlayan Merkel hanım, başbakanlık görevine başlarken, (dört defa) yapılan merasim de, memleketinin hizmetin de olacağı andını içmiş! olsa da, verdiği sözü tutmamış, devamlı avrupa’nın hizmetin de olduğunu vurgulamıştır. Avro batarsa avrupa batar, yunanistan kurtarılmalı v.s.

AB topal ördek Merkel hanımı giderayak mutluluklara boğacak, belki de yıllardır arkasından koştuğu, nobel barış ödülüne kavuşturacak! bir karar alıyor; avrupaya adımını atan her kişi iltica başvurusunu, Dublin 3 gereği girdiği ülke de değil, istediği ülke de yapacak. Bunun için kişinin herhangi bir serzeniş de, (tanıdık, arkadaş, akraba v.s.) bulunması yeterli. Meselâ; köyümde ki komşumun dayısı Köln’de, eşimin eniştesinin annesinin oğlu Berlin’de! Artık Merkel ve Steinmeier, yeşiller, sosyal demokratlar, istedikleri sayıda alman gemilerini akdeniz’e gönderebilirler! İtalya, Yunanistan, Malta, İspanya gemilerin getirdiklerini direk Almanya’ya postalayıp, memleketlerini temizlerler. Türkiye’de ki dört beş milyon olduğu söylenen Suriye’lilerde muhakkak Almanya’ya koşar. Burada milyonlarca türk vatandaşı yaşıyor olduğundan, arzu eden türk vatandaşlarının da, buraya gelmesinin, iltica etmesinin önü açılıyor. Sadece burada yaşayan bir türk vatandaşını, hayır türk vatandaşı olması bile gerekmez, tanıyor olmak yeter!

Çok taze bir haber; Merkel’in parti başkanlığına getirdiği AKK isimli, manzarası! kadından çok erkeği anımsatan, aynı zaman da savunma bakanlığının da başında oturan, Merkel’den sonra başbakan olabilecek madamın, oyların %25’ini alan bir parti dışlanır mı sorusuna verdiği cevap; biz dışlarız! Gözün aydın olsun demokrasi!

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ