giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
12,6816
EURO
14,3379
ALTIN
729,75
BIST
1.801
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Rüzgarlı
25°C
Giresun
25°C
Rüzgarlı
Salı Sağanak Yağışlı
20°C
Çarşamba Kuvvetli Sağanak
11°C
Perşembe Çok Bulutlu
13°C
Cuma Az Bulutlu
15°C

Memleket manzaraları

06.11.2021
0
A+
A-

Benzin istasyonuna giriyoruz. Arabadan inmeden maskemizi takıyoruz. Pompanın yanında bulunan eldiveni veya kağıtı kullanarak, depomuzu dolduruyor, eldiveni, kağıtı çöp kutusuna attıktan sonra, etrafımızdaki insanlara dikkat ederek, mesafemizi koruyarak, cam bölmenin arkasındaki kasada oturan kişiye ödememizi yapıyoruz. Pandemi nedeniyle imza ve şifre kaldırıldığı için, kasiyer ile hiç temas etmeden, (biz de dahil çoğunluk kasa fişini bile almıyor) ödememizi yapıp, karşılıklı teşekkürleşip, iyi günler veya akşamlar dileklerimizle arabamıza oturuyoruz.

Benzin istasyonuna girip, daha motoru durdurmadan, yanıbaşımızdan, efendim hoşgeldiniz çınlıyor kulaklarımız da! Emniyet kemerini çıkartırken, maskesi çenesinin altında asılı efendinin (bayanlar maskelerini takıyorlar) nefesinden korunmak için maskemizi takıp, deponun kapağını açmak isterken, maskesiz beyin kapağı açmak için elini atmış olduğunu görüp, mesafe için geri kaçıyoruz. Doldururmusunuz! Öteki eli pompaya uzanırken, ne kadar’ı geliyor kulaklarımıza. Doldurun! Full’mu? Hay Allah ve… Evet full full… işini  bitirdikten sonra elimize bir fiş tutuşturuyor. Maskeniz yok, oraya bırakın, alayım denildiğin de, bu adam neden bahsediyor yahu dercesine yüzümüze bakıyor. Fişimizi alıp kasaya gidiyoruz. Cam bölme filan yok. Beyefendinin maskesi de. Kendimizi tutamayıp, niye maske takmıyorunuz diye soruveriyoruz. Aval aval yüzümüze bakıyor! Tıs yok. O da elimize iki fiş tutuşturuyor, birisi dışarıdaki maskesizin! Çok kolay ve çok temiz ve düzenli yapılabilecek, benzin doldurmayı ve ödemeyi niye bu kadar zorluğa sokuyoruz. En azından şu pandemi döneminde fiş alıp vermeler, hoşgeldiniz’ler durdurulamaz mı? Kasabamızın tek benzincisi var. Orada çalışan delikanlı o kadar alışkanlık haline getirmiş ki, bu hoşgeldiniz boş gitmeyiniz zırzırını; her  benzin aldığım da bir kilometre ileride ki evime gittiğimi bildiği halde, iyi yolculuklar anonsunu yapmadan duramıyor. Ön cam çok kirliyken, camı sileyim mi diye soran, cam tertemiz iken camı silen, E10 doldurmuyorsunuz  diye sorulduğun da, biz de sadece 95 ile 97 var diyenlerlerle de muhatap olduk!

Almanya’da neredeyse iki yılı bulan maskeyi ve mesafeyi Ege’mizin kıyı kasabamızda da yanımızdan ayırmadığımız için, etrafımızdakilerin tebessümlerini üzerimize çektik, gittiğimiz her yer de, girdiğimiz her mekân da! Umurumuz da bile olmadı. Yalnız ucsuz bucaksız sahil de, kendisinden başka kimse olmayan baylar ve bayanların maske takmalarına, kask yerine maske takan motosikletcilere de biz gülümsedik! Evinin beşinci katındaki balkonunda maskeli oturan hanım komşumuz, biraz kuvvetli esen rüzgarın, corona virüs’ü getirebileceğini belirtince, kahkahalarla yere yatmamak için parmaklarımızı ısırdık! Hayvanlardan bulaşıyor.  Danimarka onyedibin vizonu imha etdi. Bazı ülkeler de insanlarla teması olan hayvanların da aşılanması düşünülüyor veya başlanıldı. Çinliler Wuhan’da ki yarasaları aşıladılar mı, bilmiyoruz!  Ama arkadaki dağın tepesinden esen rüzgarın.. Liseli yıllarımızda kimya dersinde öğretmeniz, tembel bir arkadaşımızın, bilmediğini itiraf yerine, verilen problemi çözmek için formül uydurmağa kalkışmasına sınıf gülmeğe başlayınca iki elini havaya kaldırıp, bizi susturmuş: Çocuklar bırakın arkadaşınız devam etsin, belki kimya’ya yeni bir formül kazandırıyordur gibi geldi bize, rüzgârın getireceği virüs! Sınıf arkadaşımız Sözlü notu sıfır oldu tabii. Bilmiyorum günümüzde sıfır var mı!

Dönüş yoluna çıktığımız da Türkiye’de zamlar açıklanıyordu. Yollarda Bulgaristan ve Sırbistan hariç benzin konumuz olmadı. Bulgaristan çıkışın da, (Kalotina) girdiğimiz istasyon da E5 yoktu. Sırbistan girişin de ve ilk büyük şehri Niş’e kadar da. Neyse depoda ki son damlayla Niş’de otoyoldan çıkıp benzinciye ulaştık. E5 orada da yoktu ama umurumuzda değil di; bir litre 2 avro! Macaristan girişinde geniş kapsamlı kontroller vardı; amaç Merkel’in sevgililerini (ekonomi göçmenleri) memlekete sokmamak. Küçücük spor arabalarını dahi kontrol etmelerine bir anlam verememiştik; evimize gelince bir tanıdığın arabasın da 150 bin avro bulduklarını öğrenene kadar! Biliyorsunuz Macarlar memleketleine müslüman göçmen kabul etmiyorlar.  Arabanızla belirlenmiş benzincilere girebiliyor, oralar da mola verebiliyorsunuz. Benzin konusun da dikkatli olmak gerekiyor; orada da her benzinci de E5 yok: Nereden biliyorum; giderken bütün itirazlarımıza, rağmen bir dallama depomuza E10 doldurdu da, ondan! Avusturya sınır kontröllerinde askerlerini de kullanıyor. Normal de kontrol kulübesi olmayan, giriş yaptığınızın farkına bile varmıyor olduğumuz memleketin girişin de, maskeli genç asker; iyi günler dileklerini ileterek, Avusturya’da bir yere uğramadan Almanya’ya geçecekmisiniz sorusuna, evet yanıtını alınca teşekkür ve iyi yolculuklar ve de ellerini sallayarak bizi uğurlaması, avrupaya geldiğimizin anonsu gibiydi! Sinyal veren arabaları, aradaki mesafeyi uzun tutan otomobilleri görüyor olmanın şaşkınlığından kurtulmak biraz sürüyor. Girdiğimiz ilk benzinci de hoşgeldiniz efendim karşılayıcısını aramıyoruz!

Almanya girişin de corona kontrolü yapılıyor. Merkel hanım; hani sınırlar korunamıyor  du? Merkel’in başbakan adayı ve partisi seçimler de tarihinin en kötü sonucunu alarak, son seçim de %16  oy alan partinin (sosyal demokrat) adayını (Olaf Scholz) başbakan yaptı. Arkasında sadece yanmış topraklar bırakan hanımefendinin umurun da bile değil; o dünyanın dört bir yanına yaptığı veda turu  şovlarını sürdürmekle meşgul. Sınır kapılarında hala göçmen kontrolü yok. Herkes elini kolunu sallayarak Almanya’ya girip, ölene kadar kendisinin, ailesinin hatta sülalesenin hayatını garanti altına alıyor. Madam ilk defa göçmen kelimesini ağzına aldı: Efendim memlekette göçmen sayısı yüksek rakamlara ulaşmışmış, bir çözüm bulmak gerekirmiş! Bugüne kadar sadece sığınmacıydılar. Beyaz Rusya AB’nin koyduğu yaptırımları kaldırtmak için, uçakla memleketine gelen ekonomi avcılarını, otobüslerle sınıra götürüp, Polonya’ya geçmelerini sağlıyor. Oradan  da ver elini Alamanya! Çıt yok. Halk hala kış hayır ölüm uykusun da! Sorry, bunun başka türlü izahı yok. Kendi mezarlarını kazdıklarının farkında değiller! Beyinlerini esir alan, biz çok iyiyiz, bilgiliyiz, paralıyız düşüncelerinden vazgeçmezlerse,  başka memleketlere ve onların insanlarına yukarıdan bakma huylarını bırakmazlarsa, memleketlerine yaptıkları ihanetten kurtulamazlar!Kurulacak koalisyona dünya insanının hepsine kucaklarını açmayı vaadeden yeşillerin de ortak olacağı düşünülürse, bu güzelim memleketi çok iyi günlerin beklemediği belli olur! Komşularımızdan Robert ve Helmut’da memleketi bekleyen akıbeti görmeğe başlamış olmalılar ki, Guten Tag’dan (iyi günler) sonra ki ilk sözleri, geleceğimiz hiç iyi değil oluyor.

Tesadüfe bakın, eşim haftalık mutfak alışverişi yapmak için köyümüzün marketindeyken, telefonlaştığım bitişik komşumuz Almanya’da zam olmuşmuyu öğrenmek istedi. Eşim marketten çıktı: Pandeminin başından beri, yani iki yıldır aynı marketten alışveriş yapıyoruz, iki kişilik mutfak masrafımız 100 – 120 avro. 108 avro ödemiş. Aradığı her şeyi bulmuş: Zam da yok, yok  da yok! Benzin ve  Diesel’in litre fiyatı 15 – 20 Kuruş (Cent) yükseldi: 10 Kuruş yenilenebilir enerji vergisi olarak zaten belliydi, (2025’e kadar çeşitli aralıklarla aynı vergilendirme sürecek) kalanı da, Almanya’nın başını çektiği birkaç ülkenin, ABD’i uşaklığını sürdürüp, Rusya’nın ikinci Gaz Pipeline’nın açılmasını engellemelerinden kaynaklanan artış! 21 milyon emekli aylığına %6 zam geliyor: Emeklilerin aylıkları ekonomik gelişmeye göre yükseliyor. Durgunluk veya gerileme olursa, aylıklar sabit kalıyor, eksiltme yapılmıyor.

Salgın oranı yine yükselmeğe başladı. Merkel hükümeti yine Lockdown sinyalleri veriyor. Aşısını yaptırmışları veya iyileşmişleri kapsam dışı bırakacak bir kısıtlamaya garanti gözüyle bakılıyor. Diğer taraftan vatandaşta, bu kadar uzun süren kısıtlamalardan kaynaklanan bir yorgunluk, bir bıkkınlık gözleniyor.

Biz ahalisinin yaşamında Corona olmayan bir memlekette (Türkiye) kaldığımız günlerde, Almanya’da ki kısıtlamalardan uzaklaşma fırsatı bulduk, maskesiz, mesafesiz ve yüksek sesli haftalık pazarımızda ki satıcı bayan, poşeti elimize tutturmak da, parayı elimizden almak da ısrar edince, maskeniz yok itirazımıza, bu kadar korkuyorsanız pazar’a gelmeyin  diyerek, pazar’ı bize yasaklamış olsa da! Corona’nın görünür olmadığı yaşam rahatlamıza vesile oldu. Buradaki yeni Lockdownlar için enerji kazandık!

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.