giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
7,3934
EURO
8,9862
ALTIN
443,55
BIST
1.543
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Parçalı Bulutlu
18°C
Giresun
18°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
18°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
16°C
Perşembe Yağışlı
10°C
Cuma Yağışlı
11°C

Hüseyin OZBEK

Kastamonu doğumlu. Çorum Öğretmen Okulu sonrası Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünde öğrenim gördü. Edebiyat öğretmenliği yaptı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. 2002-2004 arası İstanbul Barosu Baro Meclisi ve İnsan Hakları Merkezi yürütme kurullarında bulundu. 2004-2006, 2006-2008, 2008-2010, 2010-2012, 2012-2014 dönemleri İstanbul Barosu Yönetim Kurulunda Genel Sekreterlik görevini yürüttü. Roman, öykü çalışmalarını sürdürmektedir. Deneme ve eleştiri türünde yayınlanmış kitapları vardır. ÇEKÜL -Çevre ve Kültürel Değerleri Koruma Vakfı- Yüksek Danışma Kurulu Üyesi, TÜRKEV -Türkiye Tarihi Evleri Koruma Derneği üyesi, 68’liler Birliği Vakfı Danışma Kurulu üyesidir. Evli ve 2 çocuk babasıdır. Serbest avukat olarak çalışmaktadır.

KUVVETLER AYRILIĞINA DÖNÜŞ İHTARI

03.04.2019
0
A+
A-

31 Mart yerel seçimlerinin ilk kaybedeni başkanlık sistemidir.Kuvvetler ayrılığını dışlayıp, tek adamın yanılmazlığına, bireysel aklın ortak akıldan üstünlüğüne dayanan iddialı tez iflas etmiştir.

Parlamenter rejimde partiler üstü konumu nedeniyle sembolik ve saygın Cumhurbaşkanlığının yerini alan yeni sistemde başkan, zaferin mimarı  yenilginin tek sorumlusu görülecektir.

Mahalli seçimin başarısızlığı, mahalli seçim sınırları içinde mütalaa edilmeyip, topyekun mağlubiyet olarak algılanacaktır.Gelecekteki seçim zaferlerine ve ömür boyu iktidara kurgulu bir hayalin ürünü başkanlık sisteminin  yaşamın gerçekliği karşısındaki bozgunu, bu dayatmanın demagoglarına ders olmalıdır.

Kitleleri, lider kültü etrafında birleştirmeyi, başarının mutlak garantisi gören lider tapıncının doğru olmadığı ortaya çıkmıştır.

Osmanlı imparatorluğu, saltanat ve hilafet ayakta iken , 1876’da ilk Anayasa ile  (Kanun-u  Esasi)   bir tür parlamento    (Meclis-i Mebusan)  denemesi olan, meşrutiyet rejimine geçmişti. Bu, keyfi bir tercih olmaktan öte, konjoktürün ve uluslararası güç dengesinin dayattığı bir zorunluluktu.

Geçmişten günümüze, 1876- 1921 -1924 -1961- 1982 olmak üzere  143 yılda  5 Anayasa yapmış olan ve parlamenter sistemi temel almış bir topluma zorla giydirilen elbisenin kısa zamanda dikişleri patlamış, sağından solundan dökülmeye başlamıştır.

Türkiye’nin devlet sistematiği;  hukuk meşruiyetine dayanan, ulus devlet,üniter yapı esaslı parlamenter rejimdir.  29 Ekim 1923, bu eksende inşa edilen devlet yapılanmasının simgesel tarihidir.

Ortada bu temel tercihi ve tarihsel rotanın değiştirilmesini gerektirecek haklı bir neden de bulunmamaktadır. Akıl, bilim ve gerçeklik dışı bir inadın ülkeyi sürüklediği yere dikkat edilmelidir.

Yaşanan karmaşa ve etrafın toz dumanının etkisinde kalmadan bakıldığında ortaya çıkan tablo son derece nettir:Tarihin diyalektiğine, toplumun sosyal genetiğine aykırı bir fantezinin ürünü başkanlık sisteminin erken iflasına hep birlikte tanık oluyoruz.

Ankara, İstanbul gibi eski ve yeni başkentler başta olmak üzere,i ktidar partisinin arka bahçesi,ekonomik ve siyasal lojistiği olan önemli metropollerin kaybı, mahalli seçim yenilgisinden çok daha öte anlam ifade etmektedir.

Muhalefetin zaferi, muhalefet partisinin siyasal başarısından çok,  tek adam rejimine ve ötekileştirici dile karşı halkın dogal tepkisi olarak okunmalıdır.

Mahalli seçim sonuçlarıyla ortaya çıkan tablo, Türkiye’yi içeride kutuplaştırıcı, dışarıda yalnızlaştırıcı tek adam rejimini terk edip, yeniden kuvvetler ayrılığını esas alan parlamenter sisteme dönme arzusu olarak okunmalıdır.

Mahalli seçim sonuçları, tarihsel tercihini uygarlık ve demokrasiden yana yapmış  Türkiye’nin, her anlamda olağanlaşması için bir fırsat olarak değerlendirilmelidir.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.