giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
7,8187
EURO
9,3602
ALTIN
449,83
BIST
1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Az Bulutlu
16°C
Giresun
16°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
17°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
16°C
Perşembe Az Bulutlu
15°C

KUTSAL KİTABI DEĞİŞTİRMEK!

23.10.2018
0
A+
A-
(iki sene önce kaleme almıştık yine okuyup düşünmekte fayda var ki bir gurup aptal bu duruma tevessül etti.)
 
Biri size Kur-an’ı değiştirin derse ne yaparsınız?
 
1. Ne diyor bu aptal dersiniz!
2. İmkan varsa kafasını gözünü patlatırsınız!
3. Dediğini yaparsınız ki bu müslüman için imkânsız.
Ama bunu denediler!
Kur-an değiştirilmesi imkansız kitap, lakin içeriği ile oynamayı her zaman denediler.
 
En iyi ihtimalle dünya gayri safi milli hasılasının %70ini elinde bulunduran adamlar “sahtekar hocalar” ile mescidi dırar yaptılar ve islam dünyası param parca oldu.
 
BOP tıkır tıkır işliyor.
 
Fakat yazmak istediğim konu bu değil!
Sevgili Müslüman kardeşlerim:
Yukarıda dediğim gibi senin kitabin Kur-an’ın değişmesi mümkün değilse, İsrail’in Tevrat’ı,Yahudi için en az senin kitabın kadar kutsaldır!
 
İsrail’li bakan bakın bu akşam ne dedi!
 
İsrail’li bakan Naftali Bennett: “Bu topraklar bize,(Arz-ı Mev’ud) Kutsal kitapta (Tevrat) vaat ediliyor.
Barış istiyorsanız Kutsal kitabı değiştirin”
 
Adam açık açık üst perdeden arzı mevut istiyor.
Sen kitabını değiştiremezsin o adam nasıl değiştirir.
Adam senden toprak istiyor.
Bunu bana kitabım emretti diyor.
 
Irak’tan Kuzey Suriye’yi aldı.
Suriye’nin kuzeyinde savaş var.
Orayı da alma hevesinde!
Yüzlerce yıldan beri hayalinin peşine gidiyor.
Adım adım yaklaşıyor.
Bunu nerden anlıyoruz?
 
Bakan nezdinde yüksek perdeden ilk seslendirmesinden!
 
Belki bu gün, belki yarın, belki elli yıl sonra, savaşa hazır olun!
 
En az senin kıldığın namaz kadar kutsal adamın sözde davası.
Söz konusu toprakları alıp Mescid-i Aksa’yı yıkıp yerine Süleyman Tapınağı’nı yapmadan adamlara huzur yok.
 
*Çalışıyorlar.
*Çok dindarlar.
 
Davasına inanmayan Yahudi’de olsa tereddüt etmeden katlediyorlar.
Siz, Hitler denen adamı kim oluşturdu sanıyorsunuz!
 
Sevgili Köylü kardeşlerim:
Şayet elinizde kaldıysa tohumlarınıza sahip çıkın!
Kalmadıysa da, eş dost arayın bulun olanları çoğaltın.
 
Toprak tohumsuz olunca açsın!
Savaşsız açlıktan ölür, birbirinizi yersiniz!
Zira tüm tohumlar tane ile satılıyor ve o arz_ı mev’ut denen saçmalığın peşinden giden Yahudilerden geliyor.
Allah korusun savaş şartları oluşursa tohumsuz kalmamız an meselesi.
 
Sevgili Müslüman kardeşlerim:
Ehli sünnet, şia, tarikat, cemaat gibi işler ile birbirinizden kopmayın.
Birbirimizi sevelim.
Her zamankinden çok sevelim.
Tehlike yakında ve kapıda!
 
Sevgili Kürt Kardeşlerim:
Size Özerk Kürt Devleti vaadi ile gelenlere itibar etmeyin.
O’nların amacı bizi bize düşman edip, sizi ve bizi kolay lokma haline getirmek!
 
Gecesini gündüzünü bu işlere (Kur-an) harcayan bir kardeşiniz olarak görüyorum ki tehlike kapıda!
 
Mescid-i Dırar’ı anlayın.
 
Kur-an’da ki Firavun’u günümüze güncelleyin.
Ya Firavun, ya da Musa olun!
Asla “Ya Musa sen doğru söyleyenlerdensin ama bizim akşamlığımızı Firavun veriyor” demeyin.
 
Sevgili Erbakan’ın mücadelesine gönül veren Kardeşlerim:
Erbakan’ın doğumunu ölümünü magazinleştirip kutlamadan, verdiği mücadeleyi kime karşı verdiğini görün.
Fadime Şahin denen kenar dilberinde, Ali Kalkancı denen pavyon müptelâsında kutsal mücadeleyi gölgelemesin!
 
Sevgili Atatürk’çü kardeşlerim;
Atatürk’ün mason localarını neden kapattığını bu dinci takımına anlatın.
Dindar olan zaten biliyor!
 
Kısaca bizler hep birlikte Türk milletiyiz.
Hemde Müslüman Türk milleti!
Üç beş çapulcuya vatan teslim edemeyiz.
İsrail’li bir yavşak toprak istedi diye korkmayız ama savaşın son perdesindeyiz.
Tohum elin!
Silah elin!
Tedbiri alalım!
Gerisi Allah’ın takdiri!
Doğru yolda olana selam olsun.
Not: Üçyüz aptal Fransız’ın fransızlığına takılmayınız.
Her zaman denediler.
Biz anladığımız dil ile kitabımızı okumaya devam edelim!
 
ŞEYTANIN İZNİ İLE…
 
“Sofranızda iki kap yemek bire düşmüşse bunun nedeni Allah değil, sizi sömüren şeytani zekalı kuldur” dediğimizde bir kısım ilahiyatçılar, hakimiyet Allah’ındır, ya da milletindir ufkunda takılıp kalanların kalıntısı olsa gerek, “eksen kaymasından” tutun, “dinden çıkmışlığa” kadar bizi ötelediler.!
 
Ötelendikçe sesimiz çıkmaz sandılar ama gelinen finalde Allah onlara belayı öyle daha güçlü verdiki, “Erdoğan bizim için adeta ikinci peygamber gibidir” diyen seviyesiz ve seciyesiz çukurlar bile iman ettikleri Erdoğan’dan yüz çevirdiler.
 
Normal mi.?
Normal.!
İmanı şeytani olanın, rahmanda riyası olur.!
Çünkü demokrasi ve insan hakları dediğimiz 
yasamızın temeli olan Kur’an der ki;
 
Hiç bir kimseye teslim olmayın ve kanun koyucu olarak ise Allah’ı tanıyın.!
 
Peygambere bile sen çoban değilsin gözetleyicisin ve kanunları uygulayıcısın diyen bir kitap nasıl hakikat kitabı olamaz.!
 
İslam, aklın ulaştığı en uç mefkûreyi hedef gösteren ve siz ilerledikçe hedefi ilerleyen felsefe dinidir.
İslam bir duruşun, bir ufkun, bir onurlu varoluşun adıdır.
Bu dini ritüel ve gösteri yönüyle ele alıp, bu kumaştan kendine elbise dikenler, asla felsefi hakikati anlayamayacaklardır!
 
İşte bu ışığı göremeyen ve hakikati yakalama şansı olmayanların, anlamak istemediği gerçeklerden biri de faizdir.!
 
Faiz neden yasak olsun ve buna ne gerek var.?
Bırakında rahat rahat işimize bakalım para kazanalım.!
Şöyle:
Siyasi yozlaşmaya, ekonomik dengenin uçuruma gitmesine, zengin ile fakirin makas aralığının büyümesine, bireyin bedenini satıp kazanç sağlayan fahişe olmasına neden olan ana bela, faizdir.!
 
Bilmeyenler için daha net ifade edelim.
Yüzbinlira biriktirdiniz ve bu parayı yatırıma dönüştürmeden bankaya gittiniz.
 
An itibariyle %25 faizle bankaya paranızı teslim ettiniz size yirmibeşbin lira ödeme yapacak ki ayda ikibinliradan fazla kazanç sağladınız demektir.!
 
E bu ülkede asgari ücret 1500liradan az.
Nasıl olduda siz hiç çalışmadan ayda 2000liradan fazla kazanç sağladınız.!
Yani nasıl olur da, sizin 100.000 liranızın olması size çalışmadan 2000lira kazanç sağlar.?
Burada bir terslik yok mu.?
Zaten sen parayı tasarruf yapıp kenara koyarken kendine zulm etmeye başladın.!
Sen o parayı biriktirmesen o bankada söz konusu parayı senden alıp bana satamayacaktı.
Çok basit, kazandığını harca ki piyasa nakit sıkıntısı çekmesin.
 
Yani kardeşim;
Senin paranı enflasyon oranı ile senden alıp sana %25 faiz öderken, yarın paraya sıkışan komşun bankaya geliyor ve banka ona parayı %40dan satıyor.
Üretim var mı.?
Yok.!
Bu kazanç nerden sağlandı.?
Paradan.!
Faiz neydi.?
Paradan para kazanmak suretiyle insanı sömüren şeytani sistem.!
Paranın paradan kazanç sağlaması matematik olarak mümkün olsa da, sosyal gerçeklik olarak faizin yerini insan alır. 
Eriyen para sömürülen insan, güçlenen para ise sömüren şeytani zekalı insandır.
 
Sen ne yaptın.?
Müslüman olarak bu sisteme alet oldun.!
Şimdi sen hangi yüzle Allah’ın huzuruna gidip namaz kılacaksın.!
Pislik olsun o namaz kılanlara.!
 
Üzerinde, komşusunun veya akrabasının faizden bulaşmış kanı ile namaz kılandan daha zalim kim olabilir.!
 
Dostlarım:
Makalenin girişinde dediğimiz gibi “Sofranızda iki kap yemek bire düşmüşse, bunun nedeni Allah değil, sizi sömüren şeytani zekalı kuldur” 
Çünkü Allah bize anayasayı göndermiş ve en geç anlayana göre anlatmış.!
Halada anlamıyorsan, sorumlu da değilsin düş yakamızdan.!
Gidip, kendine dahi hayrı olmayan müftüye, günah satma.
O müftümün kendine faydası olsa, bu hakikatleri O müftü anlatır.
Yazık olsun gerçeğin üstünü örtene.!
 
Bizi sömüren, kanımızı emen bankalara sessiz kalan hükümetin, ekmeğe zam gelince un fabrikasını suçlamasından daha komik ne olabilir.!
Aklımızla alay edilmesine müsade etmeyin.!
 
Faiz, sınıfsal farkı ortaya çıkaran en büyük mikroplardan biri olduğu için, kazancı biraz düşen bir gurubun Erdoğan düşmanlığıda burdan başladı.
İkinci peygamber diyenler acaba mı demeye başladı.!
Ne demiştik.
İmanı şeytani olanın, rahmanda riyası olur. Bu gayri samimi laahlaki anlayış, insanlığın sonu olacak duruma geldi.
 
Eleştirenleri öteki, peygamber diyenleri bizimki derseniz:
Allah, başınızdan belayı eksik etmez.!
Allah bela isteyene bela, hayır isteyene hayır verir.
Sen faizden beslenirsen, belayı açık dua ile istersin.!
Akıl bu gerçeği göstermiyor mu.?
Aynı zamanda akıllı insan, eleştiriye açıktır.!
 
Gelinen finalde ise, faizde dünya ikincisi olduk.!
Gelişimde dünyada kendimize yeterince yer bulamasakta, faizcilikte zirveyi zorluyoruz.
Arjantin denen ülke olmasa, faizde birincilik bizim olacak şeytanın izni ile…
Allah’tan korkunuz yok anladım şeytandan da mı korkunuz yok.
Bu çirkinlik şeytanın bile aklına gelmez.
Bir yatırımcı bankadan yüzmilyon alacak, bir senede yüzkırkmilyon ödeyecek.
 
Nasıl olabilir böyle bir şey.
1. Aklı olan yatırımcı o parayı alıp iş yapmaz, sende işsiz kalırsın.!
Batışı uzun sürecek olan devlete, garantili memur olmak için rüşvet dahi verirsin.!
2. “Çılgın projesi” olan yatırımcı alır ve sana 10lira olan ürünü 14 liraya satar sende.!
Neden ?
Faiz maliyeti.!
” Allah bakkal Ahmet’in belasını versin” dersin.!
Suçluyu komşu bakkal zan edersin.!
Çünkü, bu ülkede arası açılmayan, birbirine düşman edilmeyen, sadece esnaf ile halk kalmıştı.!
 
Ellerinde dosyalarla zabıtaları gezdirip, fiyata müdahale ederiz diye sünnetçi korkusu ile, ülke idare edilmez.
Size 15yıl öncede söylendi bunlar.
“Üretim”, pazarlama” ve “markalaşma” denildi ama siz “inşaat ya rasulallah” dediniz.!
 
Gemide kaptan siz olduğunuz için, hep birlikte batıyoruz.
Kısaca bu ülke bu faiz oranı ile, çok yakında kepenk kapatır.
Aslında faizlerin sıfır oranlarında olduğu Libya yıkılırken bir “dur” demeliydik ve karşı çıkana Amerika ağzıyla “katil” dememeliydik.
Neyse çokta geç kalmış sayılmayız, yeterki aklı işletelim.!
Doğru yolda olana selam olsun.!
 
DEMET AKALIN VE KAMYONCU KOCASI!
 
Bursa’da bir çiftçi:
“Helikopterle benim arazime paraşüt mahareti ile böcekler bırakıldı” diyeli bir yirmidört saat oldu ama biz ana haberlerde Demet Akalın’ın kamyoncu kocasından ayrıldığını duyup üzüldük, değil mi?
 
Şimdi, çiftçinin bahçesinden atılan böceklerin ne olduğunu, biyolojik silah olup olmadığını bilmediğimiz halde rahat uyuyabiliyorsak;
 
1. Aklımız eksiktir.
2. Bu durum bize kıtlık ve verimsizlik yaşatırsa “Allah’tan geldi” der Allah’ı bile pis işlerimize alet ederiz.
Lakin, hepimizin çok zeki olduğunu, her şeyi bildiğimizi biliyorum.
Büyük ihtimalle bu çirkin işin finalini de Allah’a yükleyecek, hep söylediğim şeyi yapacağız.!
Neydi o.?
Vicdani mastürbasyon.!
 
Düşünelim.!
Meriç nehri üzerinde Rahmetli Sinan mimarın yaptığı köprü, yüzlerce yıldır sele, dona, soğuğa, güneşe, doğal afetlere dayanıp dururken, daha dün Fatsa’da 15-20 yıllık köprünün yakılmasını nasıl ki; Allah’ın felaketine bağladıysak çiftçinin bahçesine atılan böceklerinde yarattığı hezeyanı Allah’ın felaketine bağlarız.!
Bu durum selden daha mantıklı nede olsa böceği Allah yarattı.!
Değil mi.?
 
Özelden gelen bir mailde bir yandaş afedersiniz vatandaş aynen şöyle diyordu. 
Eğitim ve öğretim hayatı, yazı karakterinden, kurduğu cümleden vasatın çok altında olduğu belli olan kraldan çok çok kralcı olan bu kardeşim bana;
 
”Ya o kadar çok biliyorsan, sen bakan olsana” 
Yalnız şu hakikati belirtmekte fayda var.
 Eğitim hayatı vasatın altında olması benim ilgilendiğim konu değil. Zira şu gerçeği çok iyi bilirim.
Yaratan rabbi adıyla okumayan herkes cahil olduğu gibi Ebu Cehil’dir, çünkü dünyayı savaş ve kan yuvası yapanların hepsi mürekkep yalamış insanlardır.
Konunun beni ilgilendiren tarafı kraldan çok kralcı olmamızda gizli!
 
Bir memleket düşünün, çiftçinin tarlasına helikopterle paraşüt maharetiyle milyonlarca böcek atılsın ve o memleketten ne siyasilerinden, ne gazetecilerinden, ne de seçmeminden ses seda çıkmasın.
Ses çıkaran biri olunca da az mürekkep yalamış biri mahareti ile mücadeleye gölge düşürülsün.
 
Bu tarlaya böcek atan adamlar, bizim ekmeğimize aşımıza ırz ve namusumuza göz koyanlardır.
Karadenizi kanser hastalığı ile boğan, fındık bahçelerini kurutanlardır.,
Suriye’yi yerle bir edip, bize dörtmilyon mülteciyi kitleyenlerdir.
 
İspat mı, dedin.?
 
Aklı işletmeyene, çirkinliği alemlerin rabbi olan Allah’a yükleyenlere, mevki ve makamı bilmem ne olursa olsun insanı da, ”Allah’ın vasıflarını üzerinde toplamış lider” görenlere ispat fayda sağlamaz..
 
Ey akıl sahibi Müslüman kardeşim;
Meriç nehrinde yıkılmayan köprünün, Mimarı olan Sinan’ın liyakat ehli olan Allah’ına iman etmeyip, Ebu Cehil’in inanç sistemine iman edersen, tüm çirkinlikleri Allah’ın gazabı der, din ve imanla hem kendini hem de dünyayı aldatır, rezil ve sefil olursun!
Muhammedi vicdanın Allah’ı;
Liyakette,
Hakikatte,
Ve ADALETtedir!
 
Eğer tarımına, üretimine, katma değerine, toprağına Demet AKALIN’ın kamyoncu kocası kadar değer vermeyi bilmezsen, kendini bir sandalda başka ülkeye kaçarken hayal etmeye başlayabilirsin!
Doğru yolda olana selam olsun!
 
 
AÇIK TEHLİKE UYARIMIZDIR.!
 
Kemal Derviş’in, ülkemize nasıl ve hangi şartlarda gönderildiğini, birinci ağızdan dinleyen bilen biri olarak diyorum ki;
 
Uhud savaşında, çok kazanma hevesiyle görev yerini terk edenlerin durumuna düşmeyelim.!
Hükumeti ekonomik nedenlerle zayıflayıp masaya oturtmayı başarırlarsa, ikinci Kemal Derviş ülkeye “kurtarıcı” gibi gelir ve kalan (ne kaldıysa artık) teslim etmek zorunda kalırız.!
 
Kısa ve acil çözüm önerilerim:
1. Devletten maaş alan kim varsa, maaşlarının yarısını geri almamak üzere, altı ay veya bir yıl hibe etsin.
 
2. Esnaf arkadaşlar kredi çekip vergi borçlarını kapatsın, kırmızı listede olan esnaflara temiz sayfa adıyla kanun çıkartılsın.!
Elini taşın altına bankalarda koysun.!
 
3. Yastık altındaki tüm birikimler, devlete teslim edilsin.!
 
4.Devletin zirvesi yabancı bankalarda ki tüm varlıklarını “varsa” Türkiye’ye getirsin.!
 
5. Gurbetçiler paralarını parça parça Türkiye’ye getirsin.!
Bu işin çözümü MİT’e düşer.!
Nasıl olacağını bilmeyen varsa gönderin bir MİT mensubu anlatayım.!
 
6. Köylere ilköğretim okulları açılsın ve köye dönüş başlasın.!
 
7. Tarım ve hayvancılığın önü mutlaka açılsın.!
 
8. Sınırlandırılan tütün ekim sahalarının sınırı kaldırılıp, yabancı menşeli, tütün, alkol vb ürünlerin muadili olarak, yerli ürünler satışa sunulsun.!
 
10. Seferberlik ilan edilsin, aksi halde doların sahibi doları istediği fiyatlamalar ile satıp bizimle oynamaya devam eder.!
 
Bu işleri sakız bile üretmemiş Damat Berat’la, ya da ekonomiyi Adam Smith’den yarım yamalak öğrenmiş jöleli çocukla değil, tarımı üretici ile, hayvancılığı da çobanla konuşup kanun yapmakla çözeriz.
Aksi halde. vallahi çökersiniz.!
 
Ey AKP;
Size muhalif olanları dinleyin..!
Sizin her dediğinize evet diyenler, Uhud’da ganimet için Peygamerin asla terk etmeyin dediği alanı terk edenlerle aynı mentaliteden.
Ganimet için savaşanlardan.!
Size vatan ve milli duruş için destek veren muhalifleri ne olur dinleyin.!
 
Her gün beni arayıp, sözüme değer veren ve size oy veren seçmenler var.!
Ve onlar diyorlar ki;
Bu gidiş iyi gidiş değil.!
Bizim sesimiz az çıkıyor, ne olur hükumeti uyar.!
On madde yazdım ve on maddeyi karış karış gezdiğim ülkemden topladım.!
Lüzum hasıl olursa; yine yazmaya devam ederim.!
Uyarmak bizden, uygulamak sizden.
Doğru yolda olana selam olsun.!
Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.