giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
9,5418
EURO
11,0813
ALTIN
550,48
BIST
1.509
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Yağışlı
14°C
Giresun
14°C
Yağışlı
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
16°C
Cuma Sağanak Yağışlı
16°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
18°C

KURTLAR! SALDIRIYOR

05.08.2019
0
A+
A-

Bir ormanın içinde yaşadığınızı hayal edin; içinde geyikleri, kargaları, tavşanları, mantarları, karıncaları barındıran bir orman! Bu ormanınıza aniden kurtların gelmeğe başladığını görünce, şaşırırsınız değil mi? Bu kurtların gün geçtikçe çoğaldığını görmek, bu sürülerin, ormanınızı korumakla görevli olanlar tarafından, bilinçli olarak oraya getirilip, artık bundan sonra bu kurtlarla beraber yaşayacak, onları evcilleştirip, aranıza alacaksınız dayatmasıyla karşı karşıya kaldığınız da, beyninizde yanardağların lavalar püskürtmeğe başladığını hissedersiniz!

Kural, kanun, saygı, sevgi gibi kavramları hiç tanımıyorlar. Önlerine gelen herşeye, herkese saldırıyorlar, yaralıyorlar ve öldürüyorlar. Gruplar halinde kızlara, kadınlara, engellilere tecavüz ediyorlar. Evleri, işyerlerini soyuyorlar. İnsanların gözleri önünde bahçelerine giriyor, meyvelerini, sebzelerini topluyorlar. Sokaklar ortalarında ellerinde, bıçaklarla, etraflarındaki insanları yaralıyorlar. Açık hava havuzlarına, ar namus, edep tanımadan donla giriyorlar, suyun içine pisliyorlar, havuzdaki kadınları taciz ediyorlar. Polis bu densizliği yapanlar hakkında hiç bir işlem yapmıyor. Memleketin sınır kapılarını sonuna kadar açarak, bu kurtları buraya dolduran yönetim, polisin memleket kanunlarını uygulamasını istemiyor! Merkel’in anayasayı ayaklarının altına alarak işlediği suça ortak olan, partiler, propaganda medyası, avukatlar, doktorlar, hastaneler, devletten, pardon hükümetten ve maalesef abdallardan aldıkları büyük paralarla, insan tacirleri aracılığıyla, denize çıkarılan afrikalıları, kanun, nizam tanımadan, dünya tarihinde görülmemiş bir terbiyesizlikle, alman sosyal sistemine taşıyan, NGO isimli sözde yardım kuruluşları işbaşında. Hiç kimse çıkar ve para akan bu çeşmenin kapanmasını istemediğinden, başbakanının memlekete doldurduğu sivilizasyon ve insanlık düşmanı canavarları melekleştirme cephesi kurdular.! Eğer gözlerinin gördüğünü, beyinlerinin verdiğini dillendirseler, foyaları meydana çıkacak, başta Merkel olmak üzere, bütün yandaş ordusu, kanunlar karşısında, komisyonlar, mahkemeler önünde, hesap vermek mecburiyetinde kalacak, düzenleri bozulacak, çıkarlar, kazançlar kaybolacak!

Sistemi yönetenlerin, destekleyenlerin tutumları, söylemleri öyle bir dereceye ulaştı ki, insanı insanlığından utandırıyor; bir afrikalı Frankfurt’da sekiz yaşındaki bir çocukla annesini, hızlı trenin önüne atıyor, çocuk ölüyor, annnesi yaralı. İsviçre’de suç işleyip, almanya’ya kaçan ve yüzlerci kişinin gözleri önünde bu cinayeti işleyen katilin, afrikalı olduğunu belirtmenin, anneye geçmiş olsun, başın sağolsun diyerek, onun üzüntüsüne ortak olmanın, ırkçılık olduğunu belirtiyor, memleketin içişleri bakanı. Bu pislikle de yetinmeyip, hep beraber bu sağcılara, bu ırkçılara karşı halka savaş çağrısı yapıyor. Yanlış okumuyorsunuz; afrikalı karnını doyuran insanın sekiz yaşındaki çocuğunu, milletin gözleri önünde öldürüyor, içişleri bakanı televizyona çıkıp, bu cinayete üzülen, insanları ırkçılıkla suçluyor! Aynı taktiği bu kurtların, memleketin her yerinde işledikleri suçları, basından, insanlardan saklamağa çalışarak uyguluyorlar. Onun için polisler, mahkemeler, bu altun parçalarına dokunmaktan korkuyorlar!

Memleketin başına bu belayı saranlar, tabi ki başka icraatlarda da bulunuyorlar: Topal ördekliğinin yanına, milli marş çalınırken titreme nöbetlerini de katan başbakan Merkel, Emmanuel Macro’dan öyle bir tokat yiyor ki, pardon güzel bir öpück alıyor! Fransa’nın başkanı Macron, EZB’nin (avrupa merkez bankası) başına, alman merkez başkanının yerine, kendi vatandaşı hanımı getirmekle yetinmeyip, seçimi kazanmış olan Merkel’in partisinin adayının yerine, beşbuçuk yıllık alman savunma bakanlığı dönemin de, ordunun büyük ihalelerini fransız firmalarına vermekle yetinmeyip, silahlı kuvvetlerin bünyesinde, yürüyen tank, atan tüfek, uçan uçak bırakmayan, danışmanlık görevlerini dostlarına peşkeş çeken, Merkel’in kadim dostu hanımı, komisyon başkanlığına getiriyor. Taraftar medya bunu abdal halka, başbakanın başarısı olarak şırınga ediyor! Memleketin bütün yörelerinde sürüler halinde dolaşıp, korku ve pislik saçan kurt sürülerini, kamuoyunun gündeminden kaçırmak için, onaltı yaşındaki bir isveçli, havadaki gazları gördüğünü söyleyen, beyin özürlüsü bir kız çocuğunun arkasına takılıp, CO2 uyuşturucusu! çıkarıyorlar.

Stutgart’ta Angela hanımın kurtcuklarıyla beraber gelip, Suriye’li olduğunu söyleyen bir cani, güpegündüz sokak ortasın da, elindeki kılıç ile, bir insanı keserek, öldürüyor. Propaganda medyasın da es geçiliyor. Duyulduğun da, uyutulan büyük kitlenin önüne gelmesini önlemek için, her yankabazlık yapılıyor, olayın korkunçluğunu vurgulayanlar, sağcı, ırkçı, nazi olarak damgalanıyor. Katil Filistin’li çıkıyor, Suriye’li olarak kaydını yaptırmış! Gün geçmiyor ki, memleketin bir yöresinden böyle korkunç haberler gelmiyor cümlesini yazmağa niyetleniyordum ki, maalesef günümüze, Bavyera’nın Kreuth isimli yöresinden yine bir 17 yaşındaki kız çocuğunun öldürülmüş olarak, bir dere yatağında bulunduğu haberi düşüyor. Komşu köydeki bir eğlenceden taksiyle gece evine dönen çocuğun, ertesi gün hemen evlerinin yüz metre yakınındaki dere de ceseti bulunuyor. Polis ceseti bulur bulmaz, kız çocuğunun cinayete kurban gitmediğini açıklayıveriyor. Vay anam vay…. Göze ve beyine bakın hele! Bu ne acelecilik. Padişaha bok mu götürüyorsunuz? Veya korkudan altınıza mı sıçıyorsunuz? Daha otopsi yapılmadan, ceset yerinden kaldırılmadan açıklama yapıyorsunuz. Ardı arkası kesilmeden gelen, kurtların işlediği cinayet haberlerin halkı galeyena getirmesinden mi korkuyorsunuz?

Kurt sürüleri havuzlar da pislik saçmakla yetinmeyip, oraları tamamen kontrolleri altına almak istiyorlar. Bin kişilik bir havuza giren onbeş afrikalı, havuzun yüksek alçak atlama, kayma v.s gibi bölümlerini işgal ediveriyor, havuzdaki insanların oraları kullanmalarını engelliyorlar. Hatta bir tanıdık, kurtların sürüler halinde havuzlara girmesine gerek olmadığını, üç tanesinin bile bir havuzu darmadağın edebileceğini, kendi gözleriyle gördüğünü, yaşadıklarına inanmakta halâ güçlük çektiğini belirtiyor. Sadece havuzlar mı, trenlerde de silüetleri dehşet estiriyor kurtların; sadece üçlü dörtlü halde kadınların, kızların etrafını sarıp, onları taciz etmekle kalmayıp, yaptıklarının normal olmadığını belirten, müdahale etmeğe kalkan erkeklere de saldırıyorlar.

Memlekette bu kurtçuklar gelmeden önce de araplar ve türkler tarafından kurtarılmış bölgeler oluşturulmuştu. Merkel’in afrikalıları ve arapları, bu bölgeleri genişletmekle yetinmeyip, uyuşturucu ve soygun ağını da aynı oranda büyüttüler! İnsanlar, sadece kadınlar değil, erkekler de, alışık oldukları gibi, rahatça sokaklara çıkamaz, normal yaşamlarını yürütemez oldular. Nerede olursanız olun, muhakkak kulaklarınıza hiç alışık olmadığınız, yüksek sesli konuşmalar ve yine bu sokaklar da, bu yoğunlukta hiç görülmeyen kıyafetlerle dolaşan insanlarla karşılaşıyorsunuz. İster istemez tedirgin oluyorsunuz! Ve vatandaşlar havuzların kapıların da nöbet tutmağa başlıyor. Yakında muhakkak aynısını sokaklarda da göreceğiz.

Topal ördek Merkel’den bu cinayetler için tıs yok. Bugün Amerika’da ki cinayetler için, başsağlığı mesajı geliyor. Bu madam hangi memleketin başbakanı acaba? Aynısı diğer şaklabaklar için de geçerli! insan yalancıktan da olsa, çocuğunu kaybeden anneye, babaya, üzüntülerine ortak olduğunu bildirir. Onlar ölene değil, öldürene bakıyor, ah zavallıcık, vah zavallıcık, psikolojik bunalıma girivermiş, nasıl yardımcı olabiliriz yaygaralarıyla, kokuları memleketin en ücra köşesine kadar yayılan pisliklerinin, kurtlarının üstlerini kapatmağa çalışıyorlar!

Gündemimiz de Merkel’den sonra, (eğer başbakanlıktan uzaklaştırılabilirse) iktidar partisi olacağına kesin gözüyle bakılan, yeşiller partisinin hayalleri! var. Hemen diesel motor yasaklanacak, ardından benzinli motora elveda diyeceğiz. Atom santrallerinin madam başbakan zaten canına okudu! Linyit kömürleriyle çalışan santraller de havayı çok kirletiyor, çevreci yeşiller, onların kapısına da çok kısa zaman da kilit vuracak! Herşey elektrikli olacak. Kömürsüz ceryan olmaz ki! Lithium aküler de, afrika ve latin amerika’dan, korkunç şartlar içinde çalışan insanlarca elde edilen topraklarla…. Diesel ve benzinle motorlar almanya da yasaklanacak ama dünyanın diğer bütün memleketlerinde yürütülecekler! Oraları başka bir dünya mı? CO2 vergisi getirecekler; başta uçaklar olmak üzere bütün ulaşım ücretleri artacak. Uçmak temel insan hakkı değilmiş, alman anayasasında böyle bir madde yokmuş! Olsun, biz de Frankfurt Köln veya Münih’ten değil de, hemen yanıbaşımızdaki Amsterdam, Zürich veya Kopenhag’dan havalanırız! Yalnız sen dünya ihracat şampiyonu almanya gibi dev bir ülkenin, bu üretimi yürüten fabrikalarını çalıştırmak için gereken elektriği nereden bulacaksın? Hiçbir söylem ve eylemlerin de, programların da almanya’yı memleket olarak görmeyen, alman kimliğini tanımayan, nereden ve ne sayıda gelirlerse gelsinler, almanya’yı dünya insanıyla doldurmak isteyen yeşillerin her tarafından memleketi, buraya sürüler halinde getirdikleri kurtçukların memleketleri seviyesine düşürmek istediği akıyor! Bakalım Hitler’in propaganda bakanı Göbbels’i anımsatan medya propagandasıyla uyuşturulan halk yığınları, ne zaman uyanacak?

CO2 vergisiyle de yetinmeyecekler; herkesin bir klima kimliği, pass’ı olacak! Hangi seyahat araçlarını kullanmışız, havayı ne kadar kirletmişiz, bu pass’a kaydolunacak. Hali vakti, gücü ve kesesi kuvvetli olanlar, borsadan kirlilik! paketi satın alıp, normal yaşamlarını sürdürecekler! Normal yaşamlı pardon ölümlü bizler ise, sadece CO2 harcamamızı kısıtlamak zorunda kalmayıp, korkarım yediklerimizi de kontrol altına almak mecburiyetin de kalacağız! Halkı CO2 masalıyla uyutan bu aymazlar, ağzımızdan ve kıçımızdan çıkan gazları da hava kirletme pass’ımıza kaydetme mecburiyeti getirebilirler! Yâni osurduğumuz da havayı kirletebilecek gazların oluşmasına neden olabilecek yiyeceklere dikkat! En iyisi; osuruk yasak!

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.