giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
8,7019
EURO
10,3599
ALTIN
497,95
BIST
1.406
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Mevzi Sağanak
25°C
Giresun
25°C
Mevzi Sağanak
Çarşamba Gök Gürültülü
25°C
Perşembe Mevzi Sağanak
26°C
Cuma Gök Gürültülü
27°C
Cumartesi Gök Gürültülü
28°C

Kongreler, Mustafa Kemal’in Ordusu ve Padişah Vahdettin

11.06.2021
0
A+
A-

Milli Mücadele sırasında işbirlikçi İngiliz Muhipler Cemiyeti, çil çil İngiliz altın ve paralarını amacı “ülkenin bölünmesi” olan Hürriyet ve İtilaf Partisi üyeleri aracılığıyla dağıttılar. Bununla da yetinmeyip, İzmir, Uşak, Afyon, Adana, Zile, Konya, Sivas, Gelibolu, Gemlik, Bigadiç, İzmit, Finike, Kaş, Fethiye, Soma, Niğde, Simav, Havza, Vezirköprü, Yalova bölgelerinde işgal güçleriyle işbirliği yaptılar.

Atatürk’ün Samsun’dan “güvenlik” gerekçesi ile[1] Havza’ya hareket ettiği 25 Mayıs 1919 tarihinde, işbirlikçiler Ermeni, Rum ve Musevileri de örgütlemeye başlamışlar; işbirlikçilerin borazanı olan Alemdar gazetesi 25 Mayıs 1919’da “Türk, Rum, Ermeni ve Musevilik inançları arasında muhabbet kurulması gerekir. Türklük tutmamıştır, milliyetçilik asla tutmamıştır[2] propagandası yapıyordu.

İşbirlikçilere göre tutmayan Türklük ve Milliyetçilik nedeniyle olsa gerek, işgal güçleri ve yandaşları Rum Mavri Mira ve Pontus cemiyetlerini desteklemeye başlayıp,
Osmanlı Devleti’ne muhtıra verip “Samsun ve çevresindeki Türk çeteleri Rumlara zulüm yapıyor. Siz durdurmazsanız biz durdururuz” tehdidinde bulunmuşlardı.Tüm bu planlar Paris’te toplanan Pariş Barış Konferansı’nın hakim üyeleri İngiltere, ABD ve Fransa tarafından organize ediliyor ve piyasaya sürülüyordu.

Amaç, Türklerin yakacağı muhtemel “çoban ateşini” söndürmekti.[3]

Mustafa Kemal’de bu nedenle “sözde Türk çetelerini tenkil edip, silahsızlandırmak amacıyla” Samsun’a gönderilmiş; ancak Samsun’a hareketinden önce İstanbul’da Teşkilatı Mahsusa’nın ileri gelenlerinden Hüsamettin Ertürk ile görüşmüş ve Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki “gerekli direnişçi örgütler ve şehirlerdeki liderleri” hakkında bilgiler almıştı. Bunların başında da Giresun’da Osman Ağa geliyordu.[4]

Bu nedenle 29 Mayıs 1919 tarihinde Havza’da Topal osman ağa ile buluşmuş, gerekli
emirleri Osman Ağa’ya vermişti.[5] Bu işbirliğinin yok edilmesi için bu defa devreye ABD girip, Amiral Bristol’ü Giresun’a gönderdi. Bristol 20 Haziran 1919 tarihinde Giresun Kayadibi Köyü’nde Osman Ağa ile görüştü, ancak bir sonuç alınamadı.[6]

Olayların Milli Mücadele aleyhine gelişmesi üzerine, Mustafa Kemal “mübarek vatan ve milleti parçalanmak tehlikesinden kurtarmak ve Yunan ve Ermeni emellerine kurban etmemek” amacıyla 8 Temmuz 1919 tarihinde askerlik görevinden istifa edince, işbirlikçiler aradıkları fırsatı bulmanın sevinciyle hemen faaliyete başlarlar.

Ayrıca, Erzurum Kongresi sırasında Mustafa Kemal’i “içlerine” sindiremeyenler “O’nun hareketinin önünü” kesmek için planlar yaparlar.[7]  Önce “tutuklanıp, İstanbul’a gönderilmesini” Kazım Karabekir’den isterler. Bunun üzerine Karabekir, Mustafa Kemal ile anlaşıp; “Mustafa Kemal’in 30-35 bin kişilik ordusu var. Benim ordum bu ordu ile baş edemez” cevabını İstanbul’a bildirince, İstanbul’un hayalleri suya düşer.[8]

Mustafa Kemal, Erzurum’dan Sivas’a hareket edip, Erzincan’a geldiğinde halk; “Ordu nerede?” diye sorunda, “Ordu çoktan varacağı yerine gitti” cevabını verir. Halkın 30-35 binlik ordu için hazırladığı yemeklerle Erzincanlılara ziyafet verilir.

Bu durumdan şüphelenen Erzurum mutasarrıfı işbirlikçi, hemen Dersim’li ayrılıkçılara haber gönderip “Refahiye Boğazında Mustafa Kemal ve beraberindekilere” suikast yapılmasını ister. Bu planda, haberi götüren askerin ele geçirilmesi ile işe yaramadı. Kafile Refahiye boğazından geçip, Suşehri’ne geldiğinde yine halkın “30-35 binlik Ordu için” yemek hazırladığı görüldü. Onlara da “Ordunun varacağı yere çoktan gittiği” söylenir[9] ve Eylül 1919 başında Sivas’a varırlar.

Kongre sırasında ABD heyeti başkanı Harbord; “30-35 binlik ordu konusunu” sorunca,
Mustafa Kemal’de bunun ”asılsız olduğu” cevabını verir.[10] Bu cevapla ordunun olmadığını anlayan işbirlikçiler, Mustafa Kemal ve beraberindekilere Sivas’ta suikast yapmak üzere Dersim Mutasarrıfı Osman Nuri başkanlığında bir Adanalı Ermeni ve saraya mensup bir şahsı gönderirler. Bu şahısların yakalanması ile suikast önlenir.[11]

Bu suikasttan ve Mustafa Kemal’in Erzurum-Sivas yolculuğu sırasındaki “öldürülmesi” planından, 3 Temmuz 1918’de Sultan Reşat’ın ölümü üzerine 57 yaşında tahta çıkan Padişah Vahdettin acaba habersiz miydi? Sivas Kongresi sırasında ABD heyeti “nabız yoklarken” Padişah Vahdettin’de İngilizlerle 12 Eylül 1919 tarihinde gizli bir antlaşma yapıyordu.

Bu “Gizli Antlaşmaya” göre; “İngiliz Hükümeti, kendi mandası altında Türkiye’nin (Osmanlı Devleti’nin) bütünlüğünü ve egemenliğini taahhüt edip, İstanbul’un Hilafet ve saltanat merkezi olarak kalmasını ve boğazların denetimlerinde olmasını, bağımsız bir Kürdistan kurulmasını ve hilafet nüfuzunu İngiltere lehinde kullanılması, İngiltere Hükümeti
kontrolünde olmak üzere ordu tesis[12] edilebileceği, Kıbrıs üzerindeki bütün hak ve hukuki haklardan feragat edilmesini” öngörüyordu.

İngilizler ayrıca, Papaz Frew aracılığı ile İngiliz Muhibleri (Yandaşları) Cemiyeti kurdurmuş, Alemdar Gazetesi de bu faaliyeti destekleyen yazılar yazmaya başlamış
4 Kasım 1919’da Kürt aşiretlerinin yaşadığı bölgede büyük bir ödeneğe ihtiyaç vardır. Aksi halde ayaklanmayı teşvik edemeyiz” propagandasına başlamıştı.

Bu “planlı organizasyondan” Padişah Vahdettin habersiz miydi?

Kar, izleri örtmesin!

Evvel gidenlere selam olsun.

[1] Samsun’a çıktığında Mustafa Kemal’i öldürmek için bir tetikçi tutuluş, tetikçi durumu Mustafa Kemal’e bildirince işbirlikçilerin bu planı akamete uğramıştır. (Kaynak:Hasan İzzet Dinamo, kutsal İsyan, Tekin Yay., Cilt-2., s.76 v.d.

[2] Son zamanlarda da“Türklüğün tutmadığını, Türkiyelilik kavramının gerekli olduğunu” söyleyenlere ithaf olunur.

[3]  1917 Ekim ayında ABD Başkanı Wilson “Osmanlı Devleti’nin (Türkiye’nin) ortadan kaldırılmasını ve itilaf devletlerinin Türkiye’yi taksim etmek için aralarında aldıkları ve Amerika’ca bilinen gizli anlaşmaları uygun bulmuştu. (Mine Erol, ABD Manda Meselesi, İleri Matbaası, Giresun 1972, s.8 v.d.)

[4] Hüsamettin Ertürk, İki Devrin Perde Arkası, Sebil yay., İstanbul 1996, s.198, 310 v.d.

[5] Osman Ağa ile birlikte Havza’ya giden mücahitlerden birisi de Samanlıkıranı’ndan ve Giresun Arifbey Caddesinde 1990’lara kadar somya imalatı yapan Mustafa Dizman’ın babası Mehmet Dizman’dı (Hüseyin Mümtaz, https://www.giresunpostasi.net/ataturk-osman-aga-ile-havzada-bulustu-mu-H1907440.htm)

[6] Osman Ağa, 19 Şubat 1922’de Vatan Gazetesi’yle yaptığı röportajında bunun açıklamıştır.

[7] Ayrıntı için bakınız: Zeynek Lüle, Ali Çavuş, Doğan Kitap, İstanbul 2008

[8] Ayrıntı için bakınız: Zeynek Lüle, Ali Çavuş, Doğan Kitap, İstanbul 2008

[9] Ayrıntı için bakınız: Zeynek Lüle, Ali Çavuş, Doğan Kitap, İstanbul 2008

[10] Taha Akyol, Hangi Atatürk, Doğan Kitap, İstanbul 2008, s.89 (Harbord 40 bin kişilik ordu” diye sormuştur.)

[11] Zeynel Lüle, a.g.e., s.52 v.d

[12] Daha sonra kurulan ve Marmara Bölgesi’nde faaliyet gösteren Kuvay-I İnzibatiye-Hilafet Ordusu bu madde gereğince kurulmuş ve Milli Mücadele karşıtı isyanların içinde bulunmuştur.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.