giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
13,6215
EURO
15,2239
ALTIN
786,83
BIST
1.997,69
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Açık
6°C
Giresun
6°C
Açık
Cuma Az Bulutlu
7°C
Cumartesi Çok Bulutlu
7°C
Pazar Yağmurlu
4°C
Pazartesi Çok Bulutlu
7°C

Koçgiri [Doğu Sivas] isyanı ve Giresun Alayı

20.12.2021
0
A+
A-

Koçgiri, Doğu Sivas Zara-Refahiye-Divriği arasında kalan ve yoğun koçgiri aşiretinin yaşadığı bölgedir. Bu aşiretin Tunceli (Dersim) ile ilişkileri güçlüdür. Bölgede hakim inanç ise “Alevi”liktir. İsyan, Temmuz 1920’de Mısto adındaki bir aşiret reisinin, Sivas’a  bağlı Zara ilçesi Çulfa Ali karakolunu basması ile başlamıştır. Bunu Ağustos 1920’de Şadan aşireti reisi eski jandarma komutanı Paşo’nun 300 kadar adamı ile Refahiye’den Kuruçay’a gönderilen 26 sandık cephaneyi ele geçirip, askerleri esir alması izler.[1]

Bu baskından sonra, Koçgiri aşiretinden Alişir hükümetten  Paşo’nun subay olarak tanınmasını ister. Ovacık ilçesi, Çerpazin Nahiye’si eski  Müdürü Mustafa Ağa da, Kemah köylerinde gelerek, “asker toplanmasına Padişah’ın emri olmadığını, Dersimlilerin asker vermeyeceğini ve Kemahlıların da vermemesini” ister.[2]

1 Ekim 1920 Cuma günü, Koçgiri aşiretinden Alişir, Kemah Köylerini basarak isyanın fiilen yyaılmasını sağlar.[3] İşte tam bu zamanlarda biz Doğu’da Ermenilere karşı Sarıkmaış ve Kars harekatını yürütüyordu. İngilizler Ermeni harekatımızla paralel olarak bu isyanı başlatarak,  Mustafa Kemal’i zorda bırakmayı planlamışlardı. Ayrıca, 15 Kasım 1920’de bazı Zaza aşiretleri Tunceli Hozat’ta bir toplantı yaparak Ankara’dan “özerklik” istemeyi kararlaştırdılar.[4]

22 Kasım 1920 ‘de Amerika Başkanı Wilson, Trabzon, Erzincan, Erzurum, Muş, Bitlis ve Van’ı Ermenilere veren haritasını çizdi. Haritanın çizilmesinden iki gün sonra, 25 Kasım 1920 tarihinde Batı Dersim (Tunceli) Aşiretleri Reisleri imzası ile “Sevr Antlaşması gereğince Diyarbakır, Elazığ, Van ve Bitlis illerinde bağımsız bir Kürdistan kurulması gerektiği, bunun kurulmasına izin verilmezse silahlı mücadeleye geçileceği” TBMM’ne çekilen bir telgrafla bildirildi.[5]

Muhtırada, “Elazığ, Malatya, Sivas ve Erzincan bölgelerindeki hapishanelerde tutuklu bulunan Kürtlerin serbest bırakılması, Kürtlerin (Zazaların) çoğunlukta olduğu yerlerden Türk memurların ve Koçgiriye (Zara’ya) gönderilen müfrezelerin çekilmesi” istendi.[6]

Hem yöredeki Pontus çete ayaklanması ve hem de başlayan Koçgiri Zara ayrılıkçı Zaza isyanı nedeni ile, 9 Aralık 1920’de Amasya’da Merkez komutanlığı kurulup,  başına Kastamonu Taşköprü’de dinlenen Nurettin Paşa getirildi.[7]

İsyanın başlamasından sonra, Ankara Hükümeti Alişan Bey’i Refahiye Kaymakam Vekilliği’ne, kardeşi Haydar Beyi de İmranlı Belediye Başkanlığı’na atadı. İsyanın elebaşlarından ve örgütleyicisi veteriner Nuri Dersimiye de “olaylar yatışsın” diye tehcir edilen Ermenilerden kalan çiftlik verildi. Sular bir süre durgunlaşmış olsa da, Miralay Halis Bey komutasındaki, 6. Süvari Alayı, makineli tüfek ve toplarla donanmış olarak 18 Ocak 1921 günü Zara’ya gelerek, İmranlı’daki isyancıların elinde bulunan silah ve cephanelerin geri verilmesini istedi. İsyancılar bu talebi reddetti.[8]

Miralay Halis Bey kuvvetleri, 13 Şubat 1921 günü de İmranlı’ya hareket ettiler. Zalim Çavuş’un af dileği kabul edilmedi. Asker kaçaklarını yakalamış olan 6. Süvari Alayına, kaçakları Zara’ya götürürken  4 Mart 1921 günü, Kızıltepeli Kör Rıfat ve Karmanlı Nuri bir baskın düzenledi. Baskına rağmen askeri birlik Zara’ya gelip yerleşti.[9]

5 Mart 1921 günü, baskını yapanlara Zalim Çavuş ve Alişir’de katılarak, İmranlı’daki Süvari Alayı’nın şehri terk etmesini talep ettiler.

Talepleri dikkate alınmayınca, Koçgiri Aşiretine bağlı bin kişilik gurup İmranlı kasabasını basarak, asker kaçaklarını kışlaya götüren birliğin İmranlı’yı terk etmesini istedi.

6 Mart 1921 günü, isyancılar gün boyu süren çarpışmalar sonunda İmranlı Kasabası’na girdiler. Alay komutanı Binbaşı Halis Bey, takım komutanı Müştak Bey ve dört jandarma şehit oldu. Cephanesi biten askerleri esir alıp, 135 hayvan, 203 tüfek ve iki ağır makineli tüfeğe el koydular. Bu olayları, İmranlı Bucak Müdürü, isyanın elebaşlarından Haydar Bey evinden yönetiyordu.[10]

Kasaba ele geçince, evinden gelip, esirleri alarak evine döndü. Amacı esirleri “rehine olarak” kullanmaktı. Dersim’de bulunan kardeşi Alişan’a haber gönderip, her kabileden 50 kişilik silahlı kuvvetin gönderilmesini istedi. Alişan bu haber üzerine topladığı 500 kişiden fazla kuvvetle Fırat’a karışan Kuruçay vadisi üzerinden İmranlı’ya yardıma getirdi.  Bakanlar kurulu, Koçgiri olayları sebebiyle 10 Mart 1921’de Elazığ, Erzincan, Divriği ve Zara’da sıkıyönetim ilan etti.[11]

İsyan Bölgesi Sivas Valiliği’ne bağlı olduğundan, Ankara Hükümeti, bölge ileri gelenlerine ve din adamlarına (şeyhlere) mektup gönderip, Koçgiri aşiretinin uyarılmasını talep etti.

Hozat’ta bulunan aşiret liderleri ve şeyhler bu talebe, “Ordu bir süredir bölgede Müslümanların ve Müslüman olmayanların (alevi Zazalar kastediliyor) sayısını tespit etmektedir. Bu sayım Kürtlerin  yok edilmesi anlamına geldiği zannedilmektedir. Meşru müdafaa yasaya uygun olduğuna göre, Koçgiri aşiretinin davranışı doğrudur” cevabını verdiler.

8 Mart 1921’de, Alişir ve Koç Uşağı Aşiret Reisi Bro İbrahim 200 silahlı adamıyla Kemah’ın Uluçınar  köyünü ele geçirip, Kemah Kaymakamı’nı esir aldı. 11 Mart günü, Divriği yöresindeki Koçgiri aşiret liderleri, TBMM’ne telgraf çekip, “bölgede otonom il kurulmasını” talep ettiler. Ankara bu talebi reddetti.[12]

Bunun üzerine, Elazığ, Erzincan, Divriği ve Zara’da sıkıyönetim ilan edildi.  Olayın büyümesi üzerine, Ankara hükümeti acil tedbir olarak, bölgeye en yakın konumdaki Giresunlu Giresunlu Osman Ağa kuvvetlerine hazır olması emrini’ verdi. Bu sırada İnönü Cephesinde de Yunanla savaşılıyordu. Amaç, Ankara Hükümeti’ni kıskaça almaktı.

Giresunlu Osman Ağa, 11 Mart 1921 günü Giresun’dan bir taburluk birliği ile Şebinkarahisar’a hareket etti. Kış mevsimi olduğundan, Giresun Dağları’nın Eğribel geçidinde iki metrelik karları yürüyerek aşıp, 12 Mart 1921’de Şebinkarahisar’a vardılar. Buradan Refahiye’ye hareket ettiler.[13]

12 Mart günü Divriği’de jandarma bölüğü esir alındı. Bazı aşiret liderleri, Antep’te bulunan Fransız kuvvetlerinden yardım istenmesini önerdiler. İsyancılar bunu kabul etmedi.

Yozgat’taki 53. Süvari Alayı, isyanı bastırmak için Sivas’a hareket etti. Nurettin Paşa, zaman kazanmak için “nasihat heyeti” görevlendirdi. Zara ileri gelenleri, nasihat heyetini dinledikten sonra, İmranlı olayından üzüntü duyulduğunu, gasp edilen malların geri verilmesi için iki komisyon kurduklarını bildirdiler.[14]

Alişir komutasındaki Koçgiri isyancıları, Dersimde (Tunceli’de) olaylar çıkarıp, Kuruçay kasabasını yağmaladı. Kaymakam, belediye başkanı ve kasabanın ileri gelenleri esir alındı. İsyan böylece, 135 köye yayıldı.

14 Mart 1921 günü, 3.Ordu Komutanı Nurettin Paşa bir bildiri ile “seferberlik ilan edip, yağmalanan malların 48 saat içinde geri verilmesini, fesat çıkaranların bunu bir Kürtlük meselesi gibi göstereceğini, oysa Türklerle Kürtlerin birbirinden ayrılamayacağını, Sivas’ta Divanı Harp kurulduğunu, fesat çıkaranların cezalandırılacağını” duyurdu.[15]

Ayrıca, Zara, Koçhisar, Kangal’daki birliklere ve Refahiye’de bulunan Giresunlu Osman Ağa komutasındaki Giresun Alayı’na, “harekatın şiddeti, ayaklanmanın elebaşı ve tahrikçisi olan ve halkı kışkırtan kimselere yapılacaktır. Mal, can, ırz ve namusları hükümetin teminatı altındadır. Din (mezhep) farkı gözetilmeyecektir. Bütün vatandaşların haklarının korunduğu halka bildirilecektir” emrini verdi.[16]

14 Mart 1921 günü toplam 2835 kişiden oluşan ve bini silahsız olan isyancılar, Giresun Jandarma bölük komutanlığından atılma yüzbaşı Sadık idaresindeki[17] 500 mevcutlu  Ovacıklılardan oluşan gurup,  Alişir, Polis Munzur, İbrahim kumandasında Ümraniye’ye (İmranlı’ya) yürümekte, 300 mevcutlu ikinci grup ise Kemah’ın Kayabaşı mıntıkası yönünde yürümekteydi.

Koçgirili isyancılarından 300 kişi, Alişan kumandasında Tuzla köyü-Ağaçsaray-Çamözü sırtlarında, 150 isyansı da Kardere köyü çevresinde, 85 isyancı Filik Ali kumandasında Bağlama köyünde, 1500 kişilik isyancı da (1000’i silahsız) Haydar, Azamet, Taki beylerle Kör Rifat, Zalim Çavuş idaresinde Boğazviran, Karataş, Maden ve Kemücek batısında bulunmaktaydı.

İttihat ve Terakki’nin Sadrazamı (Başbakanı) Talat Paşa’nın Berlin’de öldürüldüğü 15 Mart 1921 günü, isyancılara gönderilen nasihat heyeti, Koşgiri aşiret başkanlarından  Haydar Bey’in evine yerleşti. İsyancılarla yapılan çarpışmalarda, ordu birlikleri püskürtüldü. 19 Mart’ta Alişir ve Haydar Beyler, Zazaları yağma ve öldürme olaylarından menetmek için bildiri yayınladılar.[18]

İsyancılara destek olmak amacıyla, Seyit Rıza Aşuranlı aşiretiyle birleşerek Erzincan’ı basmak teşebbüsünde bulunduysa da, amacına ulaşamadı.[19] “Haydar Beyin, eski görevi olan Ümraniye Nahiye Müdürlüğüne atanması, hükümetten af dilenmesi” kararlaştırıldı. 21 Mart günü isyancılardan Polis Munzur komutasındaki 400 kişilik birlik Erzincan’a saldırdı. Ancak, başarılı olamayarak Fırat’ın güney kıyısına çekildi.[20]

22 Mart 1921 günü, 80 kişilik isyancı gurubu Zara-Koyulhisar arasında bulunan Şarkiye köyünü kısmen tahrip etti. Seyit Abbas idaresindeki 300 kadar Dersimli Kemah’ın Uluçınar köyüne geldiler. 23 Mart 1921 günü ise, Çetebaşı Zeynel 150 adamıyla Kemah müfrezesine saldırdı.[21]

23 Mart 1921 günü gecesi, Karacaören, Sokun, Aktıran ve Karahasan köylerinden toplanan isyancılar Zara Bulucan Bucağı’nı basıp yağma ettiler. 26 Mart günü Koçgirili Alişir, “Kürtlerin bağımsızlığının Avrupa devletleri tarafından tanındığını” Pülümürlü aşiretlere bildirdi. Pülümürlü aşiretler ise “orduya bağlı olduklarını” belirtti.[22]

27 Mart’ta  isyancılar Suşehri’nin Karacaviran ve Yoncalı Türk köylerini basıp yağmaladı. Aynı gün İkinci İnönü savaşı başladı ve Afyon Yunanlıların eline geçti.

27/28 Mart gecesi,  Kangal bölgesinden 300’ü aşkın isyancı, İzzet ve Zalim Çavuş idaresinde Divriği ilçesi, Sincan Nahiyesi’ni basıp, 25 kişilik askeri müfrezeyi esir aldılar. Kurmaşlı aşireti de isyancılara katıldı.[23]

28 Mart 1921 günü, 2. İnönü savaşları şiddetlendi, Giresunlu gönüllülerden oluşan Meclis Muhafız taburu da cepheye gönderildi. İnönü savaşını fırsat bilen Koçgirili isyancılar,  Divriği Kaymakamını esir aldılar. 29 Mart günü, isyancılar Kuruçay köylerini basarak yağmaladı. 30 Mart’ta Kemah’a yaklaşan asi güçlerine karşı, Erzincan ve Refahiye’den yardım istendi.

3 Nisan’da isyancılar Zara’nın Yaragil, Tuzlagözü ve Yayıközü köylülerince geri püskürtüldüler. 4 Nisan’da Refahiye’nin güneyindeki Türk köyleri isyancılar tarafından yağmalandı. 5 Nisan 1921 tarihinde Koçgirili isyancılar 600 kadar kişiyle Refahiye’ye saldırdılar. Giresun Alayı tarafından geri püskürtülüp, Şahverdi, Pınaryolu ve Kırıktaş’a çekildiler.

Giresun Gönüllü Taburu 50 isyancıyı öldürüp, 60 isyancıyı da yaraladı. Ölenler halka gösterilmek üzere Refahiye’ye getirildi. 6 Nisan’da 600 kişilik isyancılarla Zara güneyinde çarpışma yapıldı. İsyancılar 30 ölü ve yaralı vererek geri çekildiler. Suşehri üzerine yürüyen isyancılara karşı gerekli önlemler alındı.[24]

8 Nisan 1921’de Koçgiri Zaza Kürt aşiretleri Mehmet Naki, Alişir, İbrahim, Mustafa, Mansur ve Seyit Han   TBMM’ne “Koçgiri (Zara), Divriği, Refahiye, Kuruçay ve Kemah ilçelerinin bir vilayet yapılmasını, başına Zaza Vali , yardımcılığına da Türk atanmasını, eğer yapılmazsa Hozat’tan (Dersim) başka, Erzincan, Erzurum, Diyarbakır ve Van bölgelerinde de ayaklanma yapacaklarını” telgraf ile bildirdiler. Bu istek reddedildi.[25]

10 Nisan günü, Koçgiri isyancıları üzerine topyekun ve 1351 hayvan ve 3161 erden oluşan birliklerle genel saldırı emri verildi. İsyancıların toplam mevcudu ise 3.000. kadardı.

Giresunlu Osman Ağa emrindeki Giresun Alayı’nın görevi Kuruçay ile Refahiye arasındaki harekete geçerek, isyancılara karşı doğu gurubunu Divriği’de bulunan 27. Tugay ile birlikte oluşturmaktı. Giresun Alayı, Erzincan ile Kemaliye arasındaki köprüleri de tutacak, böylece Hozat (Dersim) ile isyancıların iletişimi kesilecekti.[26]

İsyanı bastırma harekâtı, Giresun Alayı’nın ileri yürüyüşü ile 11 Nisan 1921’de başladı. Giresun Alayı, Çengerli bölgesini asilerden temizledi. Yazıgediği Köy’ünde isyancılarla çarpışarak, köyü ele geçirdi. Köylüler isyancılara destek verdiğinden köy yakıldı. 7. Tugay’da bütün gün ve gece yürüyerek, Hozat (Dersim) isyancılarının yağma ve gasp ettikleri hayvan sürüleri ile Fırat’ın güneyine, Hozat tarafına geçmesini önledi.[27]

Zara’daki birliklerimizde, Pazarcık yöresinde isyancıları çembere alınca, isyancılar çareyi köylerini boşaltıp, doğuya doğru kaçmaya başladı. Pazarcık köyü direnince asiler öldürülüp, köy yakıldı. İsyancıları takip eden Giresun Alayı, Fırat’ın kuzeyindeki asi köylerini temizlemeye başladı. Koruyolu Köyünü tamamen, Gökkaya Köyünde de asilere ait olan evleri yaktı. Fırat’ı geçmek isteyen ve İngiliz altınları ile Alişir’e Hozat (Dersim) yöresinden toplatılan 500 kadar asi yok edildi. Türk Köylerinden yağmaladıkları hayvanlar ele geçirilerek sahiplerine verildi.[28]

Giresun Alayı, Belendir (Çamdibi) yönünde ilerleyerek Çengerlide’ki Kemah Birliği ile Yuvadağı-Akbağ yöresinde birleşip taarruzlarına devam etti. 15 Nisan 1921 günü Koçgiri’yi  (Zara) ele geçirdi. 16 Nisan günü, Haydar ve Alişan’ın evlerinin bulunduğu İmranlı Boğazören köyü ele geçirildi. Alişan’ın karısı ve çocukları yakalandı. Giresun Alayı, Refahiye Kalkancı yöresini asilerden temizledi. 18 Nisan itibariyle öldürülen isyancı sayısı 700’ü buldu. 19 Nisan günü isyancı önderleri Alişir, Haydar, Naki ve Azaket’in evleri tahrip edildi.[29]

Giresun Alayı harekâta devam edip, mağaralara sığınan isyancıları ararken, Kızıltepe’de isyancılarla çarpışarak 150 kadarını öldürdü. Doğudan ilerleyen Giresun Alayı ile batıdan ilerleyen 13.Tugay arasında kalan isyancılar büyük kayıplar verdiler. Kalanlar ise kuzeye kaçarak, 2596 rakımlı Çengellidağa sığındılar. Giresun Alayı geceyi Aktepeler, Koyunkaya, Görünmezkale ve Karataş bölgesinde geçirdi. Çengellidağ asilerden temizlenerek, ele geçirilen çalınan halılar ve koyunlar Hükümet’e teslim edilmek üzere Kemah ve Kuruçay’a gönderildi. Köşeye sıkışan isyancılar anlaşmak için haber gönderdilerse de, buna cevap verilmedi. 22 Nisan 1921 itibariyle isyanın birinci devresi tamamlandı.[30]

24 Nisan günü, İmranlı’dan hareket eden Giresun Alayı geceyi İmranlı Koyunkaya köyünde geçirip, ertesi gün Refahiye Çıragediği yönünde takibe başladı. Çıragediği’ni aşıp Kalkancıya vardıklarında 250 kadar atlı ve yaya birliği ilerlediğini gördüler. Bunların hücum taburu zannedildiği sırada ateşle karşılaşıldı. Çıragediği’ne çekilip isyancıların ateşine karşılık  verildi. Bostandere sırtlarına çekildi. Bir saatlik çarpışma sonunda, isyancıların yardımına gelen başka isyancı guruplarıyla birlikte 500 kadar isyancı Giresun Alayına yöneldi. Bu sırada  silahlanan Sokova ve Resüller köylüleri de Giresun süvari birliğine yardıma geldiler. Giresun birliği geceyi yardıma gelen köylerde geçirdi.[31]

27 Nisan 1921 günü, Giresun Alayı, 28. Süvari tugayının Refahiye Yaylapınar köyüne geldiği haberini aldı. Hemen yardımlarına gitmek için hareket etti. Yaylapınar’a geldiklerinde, 28. Tugay, Giresun süvari birliğini beklemeden, Çıragediği‘ne asilerle çarpışmaya gitmişti. Çıragediği’nde isyancılarla şiddetli çarpışmalar oluyordu. Kendilerinden önce çarpışmaya başlayan 28. Tugay büyük kayıplar vererek düzensiz olarak çekilmeye başlamıştı. Giresun Birliği geceyi, 28. Tugaydan kalanlarla birlikte Güventepe köyünde geçirdiler. İlk defa 28. Tugay başarısız olmuştu. Nedeni ise asilerin gücünü küçümsemesiydi.[32]

  1. Süvari Tugay’ının intikamını almak isteyen Giresunlu Osman Ağa, Giresun Birliği başına geçerek harekâta devam etti. 28/29 Nisan 1921 gecesi asilerle İmranlı Çalıyurt’ta karşılaştı. Çarpışma sonunda can derdine düşen isyancılar ölü ve yaralı bırakarak kaçtılar. İsyancıların elebaşı Naki’nin oğlunu yaralı olarak ele geçirdi. 30 Nisan günü, isyancıları imha etmek için yardım bekleyen Giresun Birliğine isyancılar saldırdı. Bunun üzerine 32.Alay, Giresun Birliğine yardıma gönderildi. Giresun Alayı ise bir er ve 14 hayvan kaybetti.[33]

29 Nisan 1921 Cuma günü, Giresun Alayı ile 400 kişilik isyancı kuvveti  İmranlı’nın güney doğusunda çarpıştı. Bu çarpışmada isyancılar 20 ölü verip, geri çekildiler. 21 Mayısa kadar, isyancılar toplanmak üzere dağlara çekildiler.

21 Mayıs günü Dersim (Tunceli) isyancılarından 400 kişilik gurup, Kemah’ın güneyindeki Tan köyündeki 3. Kafkas Tümenine saldırdı.  Tümenin iki bölüğü saldırıya karşı koyup, Kemah’ın güney sırtlarını savunarak korudu.

Kemah ve Köprüleri korumak amacıyla da 23 Mayıs’ta 54. Alay Kemah’a gönderildi. 30 Mayıs’ta 500 kişilik atlı isyancı  birliği, Dersim’den Ilıç’a geldi. 2 Haziran’da Hıktar köyünde yapılan çarpışmada isyancılar kaçtılar. Bu çarpışma ile isyanın ikinci evresi sona erdi. İsyancıların elebaşları Haydar’ın kardeşi Alişan ile 500 kadar isyancı teslim oldu.[34]

Koçgiri isyanı 17 Haziran 1921 tarihinde tamamen bastırıldı.[35] İsyan sırasında 132 Köyde isyancılarla yapılan çarpışmalarda köyler büyük oranda tahrip edildi.[36] İsyanın elebaşlarından Alişir (Alişer) ise, Dersim’e (Tunceli’ye) kaçmış, öldürüldüğü 9 Temmuz 1937 yılına kadar burada yaşamıştır.

Koçgiri isyanınıın bastırılmasında kritik rol oynayan Topal Osman Ağa emrindeki 47.Giresun Alayı, isyanın bastırılmasından sonra Kelkit Vadisi üzerinden Erbaa yoluya Havza’ya gitmiş ve burada Samsun’dan gelen diğer taburu ve Bnb.Hüsyin Avni Alparslan emrindeki 42.Giresun Alayı ile buluşup, Merzifon-Çorum-Alaca-Yozgat üzerinden Ankara’ya Sakarya Savaşı’na gitmişler ve mevcutlarının çoğunu Haymana güneyinde Mangaldağı, Uludağ, Güzelcekale arasındaki vadi ve tepelerde İngiliz destekli Yunanla savaşarak şehit vermiştir.

Kar, izleri örtmesin.

Evvel gidenlere selam olsun.

[1] Faik Bulut, Dersim Raporları, Evrensel Basım, İstanbul 2009, s.107 v.d. ve s.180

[2] Faik bulut, a.g.e., s.180

[3] Zeki Saruhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü-III, Türk Tarih Kurumu yay.,Ankara 1995, s.230

[4] Zeki Saruhan, a.g.e., s.285

[5] Gotthard Jaescke, Türk Kurtuluş Savaşı Kronolojisi,Mondros’tan Mudanya’ya Kadar, TTK Yay., Ankara1970,  s.129

[6] Zeki Saruhan, a.g.e., s.297

[7] Teoman Alpaslan, Topal Osman Ağa, İstanbul 2007, s.462

[8] Zeki Saruhan, a.g.e., s.370

[9] Teoman Alpaslan, a.g.e., s.463

[10] Teoman Alpaslan, a.g.e., s.464

[11] Teoman Alpaslan, a.g.e., s.464

[12] Genelkurmay Başkanlığı, ATASE, Türk İstiklal Harbi, C-6, (1974), s.161

[13] Teoman Alpaslan, a.g.e., s.464

[14] Zeki Saruhan, a.g.e., s.444

[15] ATASE, a.g.e., s.56

[16] Teoman Alpaslan, a.g.e., s.466

[17] Faik bulut, a.g.e., s.:185 v.d.

[18] Zeki Saruhan, a.g.e., s.454 ve 456

[19] Faik Bulut, a.g.e., s.187

[20] ATASE, a.g.e., s.159  ve Faik Bulut, a.g.e., s.188

[21] Faik Bulut, a.g.e., s.188

[22] Zeki Saruhan, a.g.e., s.467 v.d.

[23] Faik bulut, a.g.e., s.188 v.d.

[24] ATASE, a.g.e., s.160

[25] ATASE, a.g.e., s.163

[26] Teoman Alpaslan, a.g.e., s.468

[27] Teoman Alpaslan, a.g.e., s.469

[28] Teoman Alpaslan, a.g.e., s.469

[29] ATASE, a.g.e., s.:166

[30] Teoman Alpaslan, a.g.e., s.469

[31] Teoman Alpaslan, a.g.e., s.470

[32] Teoman Alpaslan, a.g.e., s.470

[33] ATASE, a.g.e., s.168

[34] Teoman Alpaslan, a.g.e., s.:471 (Faik Bulut, teslim olanın Haydar ve yanındaki 1000 kişi olduğunu ileri sürer. Dersim Raporu, s.:112)

[35] Faik Bulut, isyanı bastıran Giresun Alayı kumandanı Giresunlu Osman Ağa’nın yaralanıp, Giresun’a döndüğünü (Dersim raporu, s.112) yazmaktadır. Bu doğru olmayıp, Giresunlu Osman Ağa yaralanmadığı gibi, Giresun’a da dönmemiş; bölgeden Tokat Erbağ’a, oradan da Sakarya Savaşı’na katılmak üzere Ankara’ya hareket etmiştir.

[36] Zeki Saruhan, a.g.e., s.573

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.