giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
7,3550
EURO
8,9482
ALTIN
438,60
BIST
1.536
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Parçalı Bulutlu
18°C
Giresun
18°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
15°C
Perşembe Yağışlı
10°C
Cuma Yağışlı
10°C
Cumartesi Çok Bulutlu
15°C

Hüseyin Mümtaz BAYAZITOĞLU

1947 yılında Sakarya'da doğdu. 1967'de Harbiye'den mezun oldu. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin değişik birlik ve kurumlarında görev yaptı. 1992'de albaylıktan emekli oldu. Kıbrıs Türk Tarih Kurumu ve Türk Ocağı üyesi olan Hüseyin MÜMTAZ evli, iki çocuk babasıdır.

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Seçimi – (4)

05.11.2019
0
A+
A-

Buraya kadar söylediklerimizin ışığında artık konuya girelim isterseniz.

Demek ki sonuçta Cumhurbaşkanı’nı (şimdiye kadar olduğu gibi) partiler değil, sosyal sınıflar/gruplar/eğilimler/etkileşimler seçecek.

En büyük ölçü ne yazık ki “Türkiye karşıtlığı yahut yandaşlığı”.

“Herkesin birbirinin cemaziyülevvelini bildiği” bu küçük toplumda ilk bombayı Akıncı patlattı.

Bulunduğu makamın inceliklerini düşünmeden “Akan kandır” diyerek Türkiye’nin Suriye harekâtını eleştirdi ama hemen ardından, DW’ye demeç verdi.

Hayret, yabancıları “bayraksız” kabul eden Akıncı, DW muhabirini “bayraklı” ağırladı. Güya da yaptığı kahramanlıkları anlattı.

“1974’te ben de bulundum o harekâtta, diğer bütün genç Kıbrıslılar gibi görev aldım. Yanımda arkadaşlarım şehit düştü” dedi.

Sanki o gün, orada, o yaşta olup da katılmama şansı varmış gibi…

Dikkat edin gene şuur altını ortaya koyuyor, “Bütün Kıbrıslılar” gibi diyor, Rumları da aynı kefeye koyuyor.

Üslûbu bozuk, şirazesi kaymış Akıncı, tavır ve söylemleriyle kuzeydeki (ve tabii güneydeki) –her partiden- Türkiye karşıtlarının oyuna güveniyor.

Türkiye’deki mevcut yönetim karşıtlığı başkadır, Türkiye karşıtlığı başkadır.

Akıncı Türkiye karşıtıdır. Türkiye’nin “Ayşe”sine, askerine, memuruna, parasına, elektriğine, havasına, suyuna; her şeyine karşıdır.

Tatar…

Tatar bir kasaba politikacısıdır ama zekidir. Oxford mezunudur. Asil Nadir’in çalışanı olduğu zamanlardaki bir faaliyeti yüzünden İngiltere’ye gidemediği, tutuklanacağı dedikoduları vardır.

Çok basit… Çıkar önümüzdeki hafta İngiltere’ye bir gider, gelir. Bir daha gider. İtalya, Fransa’da bir tur atar gelir, dedikoduları bitirir.

Tatar’ın ikinci dezavantajı, ailesine ait olan ve uyduya çıkışı devlet tarafından “ödenen” yerel televizyonunda her gün Türkiye’ye ve Kıbrıs Türklerine sövülmesidir.

Tatar, Akıncı’nın tersine tavır ve söylemleriyle Türkiye yanlısıdır. (Gene aynı noktaya geliyoruz, Türkiye yönetimi yanlısı mıdır, Türkiye yanlısı mıdır?)

Tatar’ın partide bile hatırı sayılır muhalifleri vardır. Adaylığı, oyları böleceği için “karşı tarafa” yarayacaktır.

Özersay…

Bir önceki koalisyon dönemindeki tavrı/yaklaşımı ve genel kanaat Özersay’ın, sağ kesimin çatı adayı olacağı beklentisi yaratmıştı.

“Yaratılmıştı”.

Ama 41’inci Hükümetin daha 40’ı dolmadan ”pat” diye Sarayönü’ne düşmüştü Özersay.             Halbuki eskiden, yâni siyasi hayatının başlangıcında henüz “toparlanırken” Selimiye Meydanı’ndaki Portekiz restoranında sadece üç-beş masaya konuşurdu.

Fakat “Yardımcı” olduğu hükümette, başbakandan önce Maraş, Maronit, Geçitkale kartını masaya koymuştur…

Kimseye haber vermeden Anastasiadis’le hem de “karşı”da gizli/saklı ve balıklı akşam yemekleri yemiştir.

Acaba 21 vekilli UBP; önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde 9 vekili ile iktidara ortak edilen Özersay’ın seçilmesi için sadece “aksesuar” olarak mı görevlendirilmişti mevcut hükmette?

UBP içinde çoğu kimse bu tavırdan rahatsızdır da Özersay’a Cumhurbaşkanlığını kim uygun görmüştür? UBP seçmeni, tabanı olmayan çakma bir partinin adayı için “figüran” olmayı nasıl içine sindirebilmektedir?

Üstelik Özersay, Talat ve Akıncı’dan sonra aynı projenin devamıdır.

Talât…

Talât, “son kullanma tarihini” geçirmişken sık sık dışarıdan maydanoz olmakta, “Cumhurbaşkanı Kıbrıs sorununu çözme kapasitesine sahip birisi olmalıdır. Bu da Kıbrıs sorununun çözümünde önemli oyuncu olan bütün taraflarla diyalog kurabilme yeteneği olan birisi olmalıdır. Görüyoruz ki bugün böyle bir Cumhurbaşkanlığı yok” diyerek aynı bağın bülbülü olduğu Akıncı’yı eleştirmektedir. Hayret, Türkiye’ye göz kırpmaktadır.

Ama raf ömrünü çoktan tamamladığı için, söz söylemeye değmez.

Erhürman…

Erhürman’ın CTP’yi, SSCB Komünist Partisi’nin Kıbrıs uzantısı olan AKEL’in kuzey versiyonu kimliğinden yavaş yavaş çıkarmakta olduğunu gözlemliyorum.

Erhürman Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni sanki Ecevit’in “ulusal sol”uyla tanıştırma çabasındadır.

Başbakanlığı döneminde Türkiye’nin de bir anlamda desteklediği Özersay, UBP’nin desteğini alamadığı için, hala net olarak adaylık sinyali vermemiştir.

Serdar Denktaş…

Soyadı yeter… Şu anda mevcut “en deneyimli” politikacı olup, her taşın altından çıkan kıvrak bir zekâya sahiptir.

Burada devreye Ertuğruloğlu giriyor.

Son tahlilde, kimin lehine sonuçlanacağını halen kestiremediğim muhtemel bir Denktaş-Ertuğruloğlu mutabakatının, Erhürman karşısında ikinci tura kalacağını düşünüyorum.

Bu tavır sağ ve solda lüzumsuz “fasariyaları”n da tarih sahnesinden silinmesini sağlayacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.