giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
7,9620
EURO
9,4635
ALTIN
464,38
BIST
1.310
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Parçalı Bulutlu
14°C
Giresun
14°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Sağanak Yağışlı
12°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
13°C
Cuma Parçalı Bulutlu
14°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
15°C

İÇİ BOŞ BİR NESİL GELİYOR

28.12.2018
0
A+
A-

Her zaman her yerde gururla söylüyoruz değil mi? Türkiye Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip. Peki, Türkiye bu insanları değerlendirebiliyor mu gelin bu konuyu biraz irdeleyelim.

En başta sunu söylemem gerek eğer bir çocuk kültürel ve ahlaksal donanım bakımından ebeveynlerinden daha iyi değilse o toplumun ilerleme şansı yoktur. Geçenlerde bir sokak röportajında gençlere Osmanlı Devletinin kurucusu kimdir diye bir soru yöneltildi. İçlerinden bir tanesi dahi soruyu bilemedi üstelik Mustafa Kemal Atatürk ve Recep Tayyip Erdoğan cevapları verenler oldu.

Şu soruyu bana sorabilirsiniz, kardeşim bu soruyu bilmek ilerlemenin veya gelişmenin bir göstergesi mi? Cevabım elbette ki hayır. Ama şu var bu kişiler bırakın Osmanlı Devletinin kurucusunun kim olduğunu bilmeyi demek ki Mustafa Kemal Atatürk ve Recep Tayyip Erdoğan’ı da bilmiyor ki bu cevapları verebiliyorlar. Bilmem anlatabildim mi?

Peki, problem bu çocuklarda mı? Kesinlikle hayır. Bakınız, neredeyse 96 senedir bu ülkede eğitim sistemi halen dahi oturmuş değil. Kaç tane Suriyeli gördüm o kadar akıcı İngilizce konuşuyorlar ki. Biz nerde hata yaptık öncelikle kendimize bu soruyu sormalıyız.

Size yaşadığım bir anıyı aktarmak istiyorum. Üniversiteyi ilk kazandığımda köye gittim babamın yengesi okuma yazma dahi bilmemesine rağmen bana ilk şu soruyu yöneltti, tüm samimiyetimle söylüyorum “okul iki yıllık mı, dört yıllık mı?”.

Bunun anlamı ne biliyor musunuz? Senin hangi üniversitede hangi bölümü kazandığın önemli değil. Sadece üniversite kazandı adın olsun. Toplumun gözünde eğer iki yıllık kazandıysan başarısız, dört yıllık kazandıysan başarılısın.

Umberto Eco’nun bir sözünü paylaşıyorum; Türkiye’de üniversiteler gençliğin otoparkıdır. Peki nasıl? Üniversiteler asıl amacından ziyade işsiz gençleri(işsizlik oranına dahil etmeden) iki veya dört yıl oyalama, küçük ilçelere esnafın işini artırma amacıyla bacasız fabrika olarak ele alınmıştır.

Ülkemizde 206 üniversite var. Yapılan bilimsel araştırmalara bakıldığında ise hem sayı ve hem kalite bakımından çok daha az üniversiteye sahip ülkelerin oldukça gerisinde.

Öte yandan sanayiciler kalifiye eleman bulamadıklarından yakınıyor. Çünkü elinde zanaatı olan gençler yok. Gençler liseden sonra sırf annesinin altın gününde diğer kadınlara ezilmemesi için üniversiteye gönderiliyorlar. Üniversite kazanması da kolay eskisi gibi değil ki.

En acısı da şu, üniversite mezunu olan gençlerin “ben üniversite mezunuyum deyip iş beğenmemeleri” zaten kıt kanaat olan istihdam nedeniyle üniversite mezunu işsiz ordusu oluşması.

Hemen hemen hepinizin hayatında bir kere başınıza geldiğini tahmin ediyorum. Okulda başarılı olmayan çocuğun ailesi tarafından sanayiye gönderilerek tehdit edilmesi. Oysaki Giresun sanayiinde usta konumunda olan bir insan şuan kamuda görev alan birçok memurun aldığından daha fazla maaş alıyor. Konuyla alakalı değil araya sıkıştırıyorum. Bu ustalarda da öyle bir hava var ki; çoğu burnundan kıl aldırmıyorlar. Sayın Vali Bey’e sözün geçer meramını anlatabilirsin bu insanlara sözün geçmez derdini anlatmak için eğilip büzülürsün o derece.

Özetle ülkemizin geleceğini oluşturacak olan gençlerimizi ziyan etmeyelim. Üniversite okumayla adam olunmaz. Önemli olan muhakeme ve sorgulama yapabilen, sağlıklı düşünebilen gençler yetiştirecek planlar ortaya koymalıyız.

Eskiden annem her veli toplantısından geldiğinde şunu derdi kendi kendine “herkesin çocuğu okuyacak diye bir şey yok, öyle ya memlekete çöpçüde lazım”. İşte bu algıyı kırdığımız zaman çocuklarımızın önünü açacağız. Yani bir insanın üniversite okuması kendisine, vatanına ve milletine faydalı olacağı anlamına gelmiyor. Bu yüzden bırakalım gençlerimizin neye yeteneği varsa ona yönlendirelim, hangi işi yaparken mutlu oluyorsa onu yapsın.

Yazımı büyük düşünür annemin bir sözüyle kapatmak istiyorum “herkes doktor olursa, çöpleri kim toplayacak”. Garibim oda kendini avuttu yıllarca böyle.

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.