giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
8,4396
EURO
10,0747
ALTIN
492,32
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Gök Gürültülü
29°C
Giresun
29°C
Gök Gürültülü
Cumartesi Gök Gürültülü
29°C
Pazar Gök Gürültülü
29°C
Pazartesi Gök Gürültülü
30°C
Salı Gök Gürültülü
30°C

I.Dünya Savaşı Kafkas Cephesi ve Giresun’un Ruslarca Bombalanması…

Ruslar, özellikle (Ekim-1912-Ağustos 1913) Balkan Savaşı’ndan sonra Osmanlı deniz gücünün de yetersizliğini dikkate alarak, İstanbul Boğazı’nın 1400, Doğu Karadeniz’in tarihi Şam-Halep-Antep-Malatya-Sivas-Giresun ticaret yolunun çıkış limanı olan Giresun için de 700 mayın ayırmışlar,[1] ancak I.Dünya Savaşı öncesinde bu planlarını uygulamaya geçiremediler.

Büyük Savaşın (I.Dünya) başlayacağını öngören İttihat ve Terakki yönetimi, müttefik arayışına girmiş ve İngiltere, Fransa ve Rusya’ya “ittifak yapalım” teklifini götürmüştür. Bu teklifler reddedilmiş ve Avusturya-Macaristan’a 26 Şubat 1909’da 2,500,000 altın liraya devrettiğimiz Bosna-Hersek, Saraybosna’da, 28 Haziran 1914’de Avusturya veliahdı Franz Ferdinand ve eşi Sophie’nin öldürmesi ile ortalık karışmıştır.

İşte bu ortamda “nakti para ihtiyacı yanında askeri ekipman ve cephane ihtiyacı da” dikkate alınarak, ittifak yapılabilecek kalan tek ülke olan Almanya ile görüşülmüş ve 2 Ağustos 1914’de imzalanan gizli anlaşma ile İngiliz, Rus ve Fransız ortak gücü karşısında  “Alman-Türk ittifakı” oluşturulmuştur.

29 Ekim 1914’ü 30 Ekim 1914’e bağlayan gece Yavuz zırhlımız öncülüğündeki filomuzun Rusların Odesa ve Sivastopol başta olmak üzere Karadeniz limanlarını bomnbardıman etmesi ile fiilen Osmanlı-Rus savaşı başlamıştır. Savaş ilanıyla yetinmeyen Ruslar ise, 93 Harbi sonunda (1877-78) “tazminat olarak” aldıkları Kars, Sarıkamış üzerinden sınırı geçerek “kara savaşını başlatmış”  ve Sarıkamış/Kafkas Doğu Cephesi böylece açılmıştır.

Bu cephenin ihtiyacı özellikle Doğu Karadeniz liman şehirleri ve İstanbul’dan sağlanmış, Sarıkamış Harekatı öncesinde 16 Ekim 1914’de Giresun’daki 30.Tümen’in 89. ve 94. Alaylarının[2] denizden Trabzon’a nakli için[3] 3 Kasım 1914’de “Akdeniz nakliye gemisi gönderilmiştir.[4] Ardından, 5 Kasım 1914’de üç nakliye gemisi ile bunları korumak üzere Hamidiye ve Midilli savaş gemileri de Giresun’a gönderilip, Giresun’dan 89. Alayın 3,000 askerini Trabzon’a güvenli bir şekilde çıkarmışlardır.[5]

6 Kasım 1914’te Rus filosu, Zonguldak önlerinde Mithat Paşa[6], Karadeniz[7] ve  Bezmi Alem[8] nakliye gemilerimizi batırınca, 8 Kasım 1914’de Giresun’dan 89. Alayın kalan askerlerinin denizden nakline başlanmıştır.[9] Gedikkaya kışlasında konuşlu 94.Alay ise deniz yolu güvenli olmadığından Şebinkarahisar yoluyla, Suşehri-Erzincan üzerinden yürüyerek 33 günde Erzurum’a ulaşmıştır.

22 Aralık 1914’de başlayan Sarıkamış Çevirme Harekatı’na Giresun’dan 89. (Debboy Kışlasından) ve 94. (Gedikkaya kışlasından) iki alayımız katılmış ve bunlar 10.Kolordu emrinde savaşmıştır. Oltu’nun 24 Aralık 1914’de Ruslardan alınmasından sonra, Tavusger (Olur) Tabur komutanı olan rahmetli Hüseyin Avni Alparslan ve Birliği, Oltu Çayı önlerindeki Harapkale’de Ruslara karşı gece taarruzu yaparak bir Rus taburunu imha etmiş; 89.Alayımız ise “Allahüekber” yürüyüşüne katılan öncülerden olarak tarihte (maalesef unutulmuş olsa da) yerini almıştır. 94.Alayımız ise Hüseyin Avni Alparslan birliği ile Oltu, Harapkale (Paşalı Köyü’nden Gaziler (Bardız) Çilhoruz cephesine giderek Ruslara karşı savaşmışlardır.

Sarıkamış Çevirme Harekatı devam ederken, Ruslar özellikle Yavuz zırhlısının İstanbul boğazından çıkmasını engellemek için boğazın Karadeniz çıkışına mayınlar döşemişler ve 27 Aralık 1914’de mayına çarpan Yavuz gemimiz 4 ay boyunda tamir edildiğinden[10] Karadeniz’de Rus filosu üstünlüğü başlamıştır.

Sarıkamış Çevirme Harekatı ise, Rus kuvvetlerinin Sarıkamış Yayıklı (Divnik) köyünde 9.Kolordu Karargahını basmaları ve Kolordu Komutanı Giresunlu İhsan Paşa ve karargahını esir almaları ile fiilen 4 Ocak 1915’de sona ermiş[11] ve bakiye askerlerimizin geriye çekilmeleri başlamıştır.

Rusların Yavuz zırhlısı yokluğundaki “deniz üstünlüğü” nedeniyle olsa gerek, 17 Ocak 1915’de Amiral Souchon, Enver Paşaya, “Donanma birliklerin ne Trabzon’a, ne Giresun’a naklinin korunması görevini üstlenemez” cevabını verdikten[12] bir gün sonra, 18 Nisan 1915 günü Giresun bir Rus filosu tarafından bombardıman edilmiştir.[13]

Sarıkamış Harekatı başarısız olsa da, Rusları hırpalayıp, oldukları yerde takatsiz bıraktığımızdan, 5 Ocak 1915’de Rus Çarı İngilizlerden “batıdan cephe açılmasını” istemiş ve Çanakkale Deniz (18 Mart 1915) ve Kara (25 Nisan 1915 Ocak 1916) savaşları başlamıştır. Ruslarda bu süre içinde dinlenip, takviye alıp, hazırlanmışlar ve fiilen Çanakkale kara savaşları cephesinden “gizlice kaçan” İngiliz ve Fransızların ardından Şubat 1916’da Doğu’dan ilerlemeye başlamışlardır.

Rus filosu 1915’in 1 Ağustos, 30 Ağustos  (Tirebolu ve Görele ile), 2 Eylül ve 3 Eylül tarihlerinde de Giresun’u bombalamış;[14] 4 Şubat 1916’da Erzurum’un tehlikeye düşmesi üzerine Yavuz zırhlısı, güvertesine bir dağ bataryası, sekiz mitralyöz müfrezesi (32 mitralyöz), bir tayyare müfrezesi, 1000 tüfek, 300 sandık cephane, 29 subay ve 400 asker alarak 4 Şubat 1916 günü İstanbul’dan ayrıldı. Açıktan seyrederek 6 Şubat 1916’da  yükünü Trabzon’a çıkarıp 7 Şubatta İstanbul’a döndü. Bu yardım Erzurum’a ulaştırılamadan 18 Şubat 1916’da Erzurum düştü.[15]

Giresun Deniz Tayyare Bölüğü hangarı, 30 Mart 1916’da Rus muhripleri ile tayyareleri bombardımanı sonunda tahrip edildi.[16] 28 Haziran 1916 tarihinde iki Rus muhribinin Giresun’u ve limanı bombalaması üzerine (şimdiki Askerlik Şubesi önündeki koyda) demirli ve bağlı olan bazı kayıklar kullanılmaz duruma geldi.[17]

1916 ortalarında, Rusların işgal ettikleri Trabzon ve Görele’de bir deniz tayyare müfrezesi vardı. Bu tayyareler, zaman zaman Harşit havzasındaki mevzilerimizin üzerinde keşif uçuşu yaparak siperlere ve Tirebolu’ya bomba atarlardı. Bizim 8.Kara Tayyare Bölüğü’nün yarısının konuşlu olduğu Giresun hangarının 30 Mart 1916’da Rus donanması tarafından tahrip edilmesi üzerine, bir Albatros ve bir Rumpler olmak üzere Türk havacılarının kullandığı iki tayyarelik bu ‘yarım teyyare bölüğü’ Suşehri’ndeki bölüğüne katılmıştır.[18]

1916’da Rusların  Erzurum’dan sonra, Rusların Trabzon, Bayburt, Erzincan’ı ele geçirmelerinden sonra Ordu karargahı Suşehri’ne taşındığı için lojistik destekler Karadeniz sahilindeki Giresun, Ordu, Ünye, Samsun, Sinop limanlarından büyük ölçüde yararlanılmaya çalışıldı. İstanbul’dan Yavuz, Midilli ve Hamidiye harp malzemesi ve teçhizatı taşırlarken sahil boyunca işleyen motor ve takalar da kaçak olarak erzak ve malzeme taşıyorlardı. Ruslar bu nakliyatı önlemek için çok uğraştılarsa da başarılı olamadılar.[19]

 

Rusların Karadeniz’de konuşlu iki tayyare gemisine bağlı deniz müfrezesine bağlı olan teyyare, 30 Temmuz 1916’da yanlışlıkla Görele yakınlarına inince, sahil koruma birliklerimizce tayyareye el konmuş ve iki tayyareci de esir alınmıştır.[20] 2 Ağustos 1916 günü sahilden Çavuşludere’ye ilerleyen düşman Rus öncüsü pusuya düşürülüp 40 askeri öldürülünce geri çekilmiş ve Rus muhripleri akşam üzeri Tirebolu ve Giresun’u bombalamıştır[21]

20 Ocak 1917’de Rus deniz tayyareleri Tirebolu’yu bombaladılar ve deniz nakliyatını önlemek için, Giresun’da bulunan kayıkları da  bombalayarak 30 kadar takayı tahrip ettiler.[22] 30 Mart 1917’de Rus muhripleri ve uçakları Giresun’u tekrar bombardıman edip, deniz uçak hangarını tahrip etmiştir.[23]

Rus donanması, 21 Nisan 1917’de Giresun ve Ordu’yu bombardıman eince,[24] Fevzi Çakmak Paşa Rus donanmasının bu faaliyetini engellemek üzere 14 numaralı denizaltı gemisi 1 Haziran 1917’de Giresun’a gelmiştir.[25] Ruslar son Giresun bombardımanını Sovyet Devriminden hemen önce, 23 Ekim 1917[26] tarihinde yapmışlar, 25 Ekim 1917 devrimi ile Çarlık Rusyası yıkılmış ve Sovyet Rusya savaştan çekilmiştir.

Evvel gidenlere selam olsun.

Kar izleri örtmesin.

[1] Fevzi Çakmak, Birinci Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi Harekatı, (Yay.Haz.: Ahmet Tetik v.d.), Genkur. Basımevi, Ankara 2005, s.286

[2] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.18

[3] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.18 v.d.

[4] Ali İhsan Sabis; Harp Hatıralarım: Birinci Dünya Harbi, C-II,  Nehir yay., İstanbul, 1990, s.123

[5] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.263

[6] Mithat Paşa, 1911 yılında satın alınmıştır. 4426 ton ağırlığında ve 12 mil hıza ulaşabilen nakliye gemisidir.

[7] Karadeniz gemisi: 1905 yılında Hollanda’da yük ve yolcu gemisi olarak inşa edilmiştir. 4765 grostonluk olup uzunluğu 120,  genişliği 14 m. olup,  4000 beygir gücündeki motoruyla 12 mil hız yapabiliyordu.

[8] Bezmi Alem: 4663 ton ağırlığında ve 14 mil hıza ulaşabilen nakliye gemisidir.

[9] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.44

[10] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.267

[11] Şevket Süreyya Aydemir; Makedonya’dan Orta Asya’ya Enver Paşa, C-III, İstanbul 1971, s.145

[12] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.67r

[13] Şehir ve Kasabaların Harp Bölgeleri Bombardıman İşgal ve Kurtuluş Tarihleri (1911-1922), Gnkur. Harp Tarihi Bşk. Yay., Ankara  1977, s.72

[14] Şehir ve Kasabaların…, (a.g.e.), s.81, 72 ve 79

[15] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.275

[16] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.231

[17] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.139

[18] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.297

[19] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.316

[20] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.294

[21] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.214

[22] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.229

[23] Fahri Belen; Birinci Cihan Harbi’nde Türk Harbi, C-IV, Gnkur. yay., Ankara, 1964-1967, s.201

[24] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.231

[25] Fevzi Çakmak, a.g.e., s.233

[26] Şehir ve Kasabaların …, a.g.e., s.72

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.