giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
8,5734
EURO
10,4078
ALTIN
513,95
BIST
1.454
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Gök Gürültülü
24°C
Giresun
24°C
Gök Gürültülü
Çarşamba Gök Gürültülü
24°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
24°C
Cuma Parçalı Bulutlu
26°C
Cumartesi Az Bulutlu
25°C

Ayhan YÜKSEL

1 Şubat 1951 tarihinde Giresun’un Tirebolu ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokulu Tirebolu’da, liseyi Trabzon’da, yüksek okulu İstanbul Ticarî İlimler Akademisi’nde okudu. İstanbul Üniversitesi Sosyal İlimler Enstitüsü Tarih Ana Bilim Dalı’nda Tirebolu: 1 Numaralı Şer’iyye Sicili (Tahlil-Çevriyazı) adlı çalışması ile lisansüstü programını tamamladı. Özellikle Giresun ve yöresi üzerinde çalışmaları yoğunlaştı. Çeşitli mahalli gazete ile Türk Dünyası Araştırmaları, Tarih ve Toplum, Türk Kültürü Araştırmaları, Osmanlı Araştırmaları gibi akademik dergilerde yazıları yayınlandı, katıldığı sempozyumlarda araştırma sonuçlarını tebliğ olarak sundu. Prof.Dr. Faruk Sümer’in Tirebolu Tarihi (1970) eserinin yazımında, Giresun, Tirebolu ve Espiye belediyelerinin düzenlediği sempozyumlarda düzenleme komitesinde ve yayın kurulunda yer aldı. ESERLERİ: 1-Giresun Tarihi Yazıları, 1. bs., İstanbul 2002, 2. bs. 2003, 3. bs. 2007. Kitapta Giresun ve ona bağlı bazı kazaların sosyal, ekonomik ve folklorik geçmişini yansıtan, çoğu orijinal kaynaklara dayalı yazılara yer verilmiştir. 2-Tirebolu: Bir Sahil Kasabasının Sosyal ve Ekonomik Tarihi (1788-1858), İstanbul 2003. Kitap, lisansüstü konusu olan bir numaralı Tirebolu Şer’iyye Sicili’ne dayanmaktadır. 3-Sicill-i Ahval Defterlerine Göre (1879-1909) Osmanlı Döneminde Tirebolulu Memurlar, İstanbul 2004. Kitapta kırk dört memurun biyografi kayıtları vardır. 4-Doğu Karadeniz Araştırmaları, 1. bs. İstanbul 2005, 2. bs. 2009. Kitap, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illeri “tarihinden bir yaprak” sunmaktadır. 5-Sicill-i Ahval Defterlerine Göre (1879-1909) Göreleli Memurlar, İstanbul 2005. Kitap, 15 memurun biyografi kaydını içermektedir. Bunlar arasında Hasan Âli Yücel’in babasının ve Posta ve Telgraf Nazırı olan Hasan Âlî Efendi’nin de biyografi kaydı bulunmaktadır. 6-Tirebolu’dan Simalar: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Değerlerimiz, İstanbul 2005.Kitapta her sahada yetişmiş 334 kişinin biyografi bulunmaktadır. 7- Tirebolu: Tarih-Kültür-Spor Yazıları, İstanbul 2008. Kitap, Tirebolu üzerine yazılmış makalelerden oluşmaktadır. Spor tarihi yeniden yazılmıştır. 8-Tirebolu Kazası Nikâh Kayıtları (1861-1906), İstanbul 2008. Kitap, kadı kayıtlarında yer alan 3298 nikâh kaydındaki 1550 sülale ile 15.000’i aşkın ismi ihtiva etmektedir. 9- Giresun Tarihinden Sayfalar, İstanbul 2009. Giresun tarihine üzerine yazılmış makalelerden oluşmaktadır. 10- Geçmişten Günümüze Tirebolulu Denizciler, İstanbul 2010. Kitap, İstanbul’a gelerek Şirket-i Hayriye, İdare-i Mahsusa gibi kuruluşlarda çalışan Tirebolulu denizcileri, bahriye subaylarını, Ertuğrul şehitlerini, yelkenli gemi kaptanlarını anlatmaktadır. Basıma hazır kitapları: 1.Bir Aile Tarihi: Göreleli Müftü Hüseyin Müştâk Efendi ve Ailesi. Hüseyin Müştâk Efendi’nin (1871-1931) özgün risalesinden yola çıkılarak arşiv kaynaklarının kullanıldığı aile tarihi. 2- Giresun’dan Simalar. Ağırlıklı olarak geçmiş dönemde her sahada yetişmiş yaklaşık 40 kadar Giresunlu’nun biyografisi yer alıyor. 3- Tirebolu Kazası Nüfus Defteri (1835-1845). Osmanlı’da ilk nüfus sayımı bilgileri. Soyağacı için birinci el kaynak.

Filistin sorunu… İllâ Uygur sorunu…

14.05.2021
0
A+
A-

İsrail’in uçaklarla Gazze’ye saldırısında 9’u çocuk 20 sivili öldürmesi tepki çekti… TBMM’den “tepki verin” çağrısı çıktı… Ama Uygurlar için tepki verin çağrısı kabul görmedi… Biz Uygurlar’ın Çin’de uğradığı zulmü dostumuz Doç. Dr. Ömer Kul’un paylaşımından takip ediyoruz… Tşk. ederim…

Filistin, Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı idaresine girdi (1516). Osmanlılar her halükarda I. Dünya Savaşı’nın bitimine kadar Filistin’i ellerinde tuttular…

Diyanet işleri Başkanı, Uygurlar’dan esirgediği “Allah’ın, meleklerin, tüm insanların laneti, zalimlerin, hainlerin, işgalcilerin üzerine olsun” dileğinde bulundu!?!

Geçmişte [bir karış toprak kaybetmedi diye tanıtılan] “II. Abdülhamid, Filistin, Theodar Herzl” hem gündemde oldu. Biz de kütüphanemize Dr. Mim Kemal Öke’nin 1982’de “Siyonizm ve Filistin Sorunu (1880-1914)” isimli kitabını almıştık. Sonra Ergun Göze’nin neşrettiği “Siyonizmin Kurucusu Theodor Herzl’in Hatıraları” ile Yaşar Kutluay’ın “Siyonizm ve Türkiye” kitapları…

Öke, bu çalışmasında Yahudiler için Filistin’de yurt kurma faaliyetlerini 1779 yılına Napolyon’un Mısır seferine indirir. Bu faaliyetlere Rothschildler ailesi devreye girer. Aile tarafından Filistin’de NİLİ adlı casusluk örgütü kurulur. Vahdettin Engin’e göre II. Abdülhamid göçmen Yahudilerin Filistin’e yerleşmelerine izin vermediği gibi, Osmanlı vatandaşı olan Yahudilerin dahi Filistin’den toprak satın almalarını yasaklar. Siyonist lider Herzl’in Filistin’e Yahudilerin yerleşmesi teklifine direnir (Bir Devrin Son Sultanı II. Abdülhamid, s. 264). Aslında Rothschilderler ailesinin Yahudilere yeni bir yurt bulma yolunda 16.06.1869 tarihli “Ecânibe Toprak Satışı Kanunu” işlerini kolaylaştırır. Buna göre yabancılar Hicaz Vilayeti dışında kalan Osmanlı ülkesinde mülk edinebileceklerdir (Balcıoğlu-Balcı, Rothschildler ve Osmanlı İmparatorluğu, 2. bs. s. 215). Aile, Filistin’de ilk araziyi 1882’de satın alır… Daha sonraki yıllarda parayı gören Arap mülk sahipleri ellerindeki topraklarını satıyorlardı… İtilaf güçlerinin zihninde Filistin vardı ama her nedense bunu güya anlayamadığı için [?] Şerîf Hüseyin Büyük Arap Kralllığını kurmak için İngilizlerle işbirliğine gitmiş ve Osmanlılar’a isyan etmişti… [Bazı tarihçilere göre kral isyan etmiş, Araplar isyan etmemiş [!?!]… Uğru Arap hayranlığı bu olsa gerekir… Anlasa sanki isyan etmeyecekti… Savaş sırasında Filistin mağlubiyetinin baş sorumlusu da Yıldırım Ordular Kumandanı Falkenhayn’a ait olmuştur… Görselini verdiğim kitaplar yanında Falih Rıfkı Atay’ın “Zeytindağı”nı ve günümüzde de devam eden Arapları’nın Türk düşmanlığı için Prof. Dr. İlhan Arsel’in “Arap Milliyetçiliği ve Türkler”i okumuşluğum vardır.

Gelelim günümüze… Bâlâda zikrettiğim üzere ümmet fikrinde olanların millet fikri olmadığı için Çin zulmüne uğrayan Uygurlar’a, Kırım’a, Kıbrıs’a göstermedikleri duygusal yakınlaşmayı Filistinliler’e gösteriyorlar… Dış politikada “ümmet” anlayışı değil “millet” anlayışı geçerlidir. Birileri çıkıyor “Mehmetçik Gazze’ye” diyorlar… Selcan Taşçı Hamşioğlu, “Büyük Ortadoğu Riyakarlığı” başlıklı bugünkü yazısında Filistin konusunun günümüze getirdiği alt yapısını anlattıktan sonra “Kıbrıs’ta Rum yönetiminden, Karabağ’da Ermenistan’dan yana… Doğu Akdeniz’de Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Ürdün, Yunanistan, İtalya, İsrail ile birlikte Türkiye’nin altını oyma masasında… Kaldı ki, hangi Mehmetçik? Barış Pınarı Harekatı’nda Filistin’in üyesi olduğu Arap Birliği’nin kınadığı mı mesela? Analar, Orta Doğu’nun geliş geçmiş bütün ihanet, isyan, kaypaklık ve riyakârlıklarının bedelini ödesinler diye doğurmuyor o evlatları” diyor… Ben de!

Prof. Dr. Faruk Sümer, “Osmanlı, son asırlara kadar Anadolu’nun insanını ve servetini görülmemiş bir israfla harcamış fakat ona hiç bir şey vermemiştir” der… Ben de!

“saç-sakal-sarık-çarık” ve “şalvar” taifesi ile “seccade milliyetçileri” aynı duyarlılığı Türk dünyası için de göstersinler…

Bi’l-vesile Türk dünyasının Şeker Bayramını kutlarım!..

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.