giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
7,8158
EURO
9,4809
ALTIN
461,55
BIST
1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Az Bulutlu
15°C
Giresun
15°C
Az Bulutlu
Pazar Yağışlı
13°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
14°C
Salı Yağışlı
16°C
Çarşamba Yağışlı
14°C

Düşünce üzerine?

16.11.2020
0
A+
A-

Kurtuluş savaşında ve öncesinde yüzlerce türkülerimiz ve destanlarımız İngiliz ve Fransız zulmünü anlatır.

Bunlardan kimiside doğu illerimizde acı ile gönüllerden süzülüp, göz yaşının kekremsi tadı ile dillerimizde yer bulmuştur.

Öyle ki, bu türkülerden birinide o topraklardan çıkan Ahmet Kaya’da seslendirmiştir.

 

Şu sözlere dikkat buyurun.

 

Kollumu salladım toplar oynadı

Karataş içinden çete kaynadı

Yaşasın Urfalılar teslim olmadı

De yürüyü yürü kumandalarım yürü

Kumandanlar gidiyor dönmüyor geri

De yürüyü yürü kahramanlarım yürü

Kahramanlar gidiyor dönmüyor geri.

 

Tıfıldır hastahane karşı karşı

Gavur Fransız’ ın bomba atışı

Urfa çetelerinin şaha kalkışı

De yürüyü yürü kumandalarım yürü

Kumandanlar gidiyor dönmüyor geri

De yürüyü yürü kahramanlarım yürü

Kahramanlar gidiyor dönmüyor geri.

 

Peki ne oldu da Yılmaz Güney’in, Gavur Fransız’ın Urfalıya yaptığı zulmü anlatan Ahmet Kaya’nın mezarı Fransa topraklarında kaldı?

 

Türküye bakın!

Duyguya bakın!

Destana bakın!

Tarihe bakın!

Övgüye bakın!

Sövgüye bakın!

Bakmak yetmez görmek gerekir.

Görmek için ne gerekir?

Hiç şüphesiz akıl gerekir.

 

Sevgili dostlarım:

Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca Fransızca öğrettik mi?

Öğrettik!

Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca İngilizce öğrettik mi?

Öğrettik!

 

Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca Almanca öğrettik mi?

Öğrettik!

 

Biz Türkçe rüya görememiş çocuklarımıza bu ülkede yıllarca Arapça öğrettik mi?

Öğrettik!

Hemde Arapçayı kutsayarak öğrettik.

Çünkü cehaletin mimarı eğitimle, İngiliz, Fransız, Alman, dil bilgisine harcadığımız zamanın milyonda birini Kur-an aklının tefekkür kavramına yormadık!

 

Şimdi Arab’ın bizi boykot etmesine, Fransız’ın bize aba altından sopa göstermesine, İngiliz’in pusuda beklemesine, Amerikalının fırsat beklemesine neden şaşırıyoruz.?

Kürtçeye gösterdiğimiz tepkili tutumun milyonda birini asla ve asla bizi sömüren şeytani aklın diline göstermedik.

Öyle ya, İngilizce bilim dili, Fransızca kibarlık dili, Almanca sanayi dili, Kürtçe bölücülük dili, Türkçe ise felsefede etkisiz dil değil mi.?

El kendi dili ile anlaştı ve bizi yumuşak yumuşak öptüler.

Sen Türkçeyi öğrenememiş Türk çocuğuna ecnebi dilleri öğretirsen, ne Türk Türk’le anlaşır ne Kürt Kürt’le.

Sonuçta böyle olur.

Şaşırmıyorum!

 

Şimdi:

“Ne yani Kürtçe de dil mi, bunu da mı öğrenelim” diyecekler olacak biliyorum ama diyorum ki:

Ben ne Kürtçe, ne Almanca, ne İngilizce demiyorum.

Bedri Rahmi gibi diyorum ki:

 

ÜÇ DİL

 

En azından üç dil bileceksin

En azından üç dilde

Ana avrat dümdüz gideceksin

En azından üç dil bileceksin

En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin

En azından üç dil

Birisi ana dilin

Elin ayağın kadar senin

Ana sütü gibi tatlı

Ana sütü gibi bedava

Nenniler, masallar, küfürler de caba

Ötekiler yedi kat yabancı

Her kelime arslan ağzında

Her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla

Kök sökercesine söküp çıkartacaksın

Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek

Her kelimede bir kat daha artacaksın

 

En azından üç dil bileceksin

En azından üç dilde

Canımın içi demesini

Canım ağzıma geldi demesini

Kırmızı gülün alı var demesini

Nerden ince ise ordan kopsun demesini

Atın ölümü arpadan olsun demesini

Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini

İnsanın insanı sömürmesi

Rezilliğin dik âlâsı demesini

Ne demesi be

Gümbür gümbür gümbürdemesini becereceksin

 

En azından üç dil bileceksin

En azından üç dilde

Ana avrat dümdüz gideceksin

En azından üç dil

Çünkü sen ne tarih ne coğrafya

Ne şu ne busun

Oğlum Mernuş

Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun …

 

Korkma.!

 

İstiklal şairi Âkif’in dediği gibi, korkma!

 

Türkçeden başka hiçbir dilde:

Canımın içi demesini

Canım ağzıma geldi demesini

Kırmızı gülün alı var demesini

Nerden ince ise ordan kopsun demesini

Atın ölümü arpadan olsun demesini

Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini

İnsanın insanı sömürmesi

Rezilliğin dik âlâsı demesini, zaten beceremezsin.!

O büyük şair, ressam, düşünür Bedri Rahmi’nin dediği gibi üç dil bir Türkçe etmez!

Zira dil, milletin, aklını, ahlakını, ufkunu ve vicdanını yansıtır.

Yani Türkçeden başka dilde Türk olamazsın.!

 

Biz AB uyum yasaları ile harcadığımız zamanın milyonda biri kadar zamanı birbirimize uyum için harcamadık ama AB uyum yasaları ile bizimle sevişirken poposuyla bizim köyün muhtarını tahrik etti…

 

Anladın!

Sevgili “batı ve doğu” illerinde yaşayan kardeşlerim, lütfen bu oyunu görün!

 

Doğru yolda olana selam olsun!

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.