giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
7,8187
EURO
9,3602
ALTIN
449,83
BIST
1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Az Bulutlu
16°C
Giresun
16°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
15°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
15°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
16°C

Doğu Karadeniz’deki maden işletmelerinin çevreye etkisi

23.10.2020
0
A+
A-

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde oldukça  uzun  süredir  işletilen  bakır  madeni  yatakları bulunmaktadır. Bu işletmelerin katı sıvı ve gaz atıkları ile ilgili olarak çevre sorunları ve bunların giderilmeleri ile  ilgili  çalışmalar  mevcuttur.  Ayrıca bölgede  mevcut  olan  altın yataklarının  işletilmesi  ile  ilgili  girişimler  ve  bunun  bölgede  çevresel  ve    sosyal  açıdan taşıdığı  potansiyel  vardır.  Bu çerçevede,  Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki  madencilik  ve çevre  etkileşimleri  ve  bunların    ÇED  raporları  ile  ilişkileri  hakkında  bilgilendirme yapılarak, mevcut durum çevre sorunları açısından tartışılacaktır.

Bende bir mühendis olarak bölgemizi ilgilendiren bu çevre olayı ile ilgili araştırma yaparak kamuoyunu bilgilendirmek istedim.

Türkiye’de henüz altın madenciliği faaliyete geçmemiştir. Türkiye’de bilinen işletilebilir altın  madenlerinin  toplam  yıllık  altın  üretim  kapasitesi  11  ton  civarındadır.  Altın cevherinin  arama  ve  işletilmesi  sırasında    kullanılan  kazı  ve  atık  depolama  yöntemleri herhangi  bir  maden  işletmesinde  kullanılan  yöntemlerden  farklı  değildir.  Cevher  kayası içinde  dağılı  olarak  bulunan,  gözle  görülemeyecek  kadar  ince  taneli  altın  taneciklerini kazanmak amacı ile altın madenciliğinde kullanılan siyanürle çözümleme teknolojisi, 1880 yılında  Avustralya’da geliştirilmiş olup halen tüm dünyadaki altın üretiminin %80’ninden fazlası için kullanılmaktadır. Bu yöntemle 1  ton  altın  yaklaşık yaklaşık olarak  40.000 ton cevher işlenerek  elde edilebilmektedir. Bunun sonucu olarak çok yüksek miktarlarda atık oluşmaktadır.

Bu  arıtma  yöntemleri  cevher  mineralojisine  bağlı  olarak  beraberde kullanılabilmekte  olup,  atık  depolama  barajlarına  gönderilen  atık su  içindeki  siyanür konsantrasyonu 1 ppm’in altın’a indirilebilmektedir. Bu yapılmadan atıkların atık barajında toplanması  çevre  için  zarar  riskini artırmaktadır. Altın madenciliğinde  cevherin çıkarılmasından  zenginleştirilmesine  ve  altın’ın  kazanılmasına  kadar  bütün  işlemler çevreye doğrudan ya da dolaylı olarak zarar verebilme potansiyeli taşır. Örneğin, cevherin çıkarılmasında patlatılan  dinamitlerle,  cevher kırmada,  öğütmede  gürültü kirliliği,  kırma-öğütme işlemlerinde toz kirliliği oluşmaktadır. Bunun yanında işletme sırasında uygulanan kimyasal prosesler nedeni ile çeşitli sorunlar oluşmaktadır. Siyanür liçi yöntemi ile altın’ın zenginleştirilmesinde, atıklar önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Siyanür bileşikleri doğal yaşamı, tarım ve hayvancılığı, işletmenin bulunduğu ekolojik ortamı olumsuz yönde etkileme  potansiyeline  sahiptir.  Atık  barajlarından  yer  altı  suyuna,  akarsulara  siyanürlü metal  birleşikleri  karışabilmektedir.

Ayrıca  su  yüzeyinde  bulunan  siyanür’ ün  HCN formunda  buharlaşarak  atmosfere  girmesi  çevre  için  riskler  yaratmaktadır.  Siyanür’ ün havada  yarılanma  süresi  1-3  yıldır.  Atık  barajlarının  güvenilirliği  ve  taban sızdırmazlıklarının sağlanması önemlidir. Sadece bu bile  ciddi  bir  ÇED raporu gerektiren özelliklere  sahip  bir  yapıdır.  Altın  madenciliğinde  atık  barajlarının  işlevini  yeterince görmemesinden  ve  yıkılmalarından  kaynaklanan  pek  çok  olumsuz  örnekler  vardır. Bu nedenle siyanürlü altın işletmeciliğinde atıkların siyanürlü birleşiklerden mümkün olduğunca ayrılarak depolanması gerekmektedir.

Çevre sorunları, diğer sektörlerde ve değişik madencilik faaliyetlerinde olduğu gibi altın, bakır  ve  pirit  madenciliğinde  de  gün  geçtikçe  önem  kazanan  ve  çözüm  yolları  aranan sorunlardır. Genelde  çevre  sorunlarının  ana  nedeni doğadaki  mevcut  dengenin  insanoğlu tarafından  bozulmasıdır.  Madencilik faaliyetleri  de  diğer  endüstriyel  faaliyetler  gibi çevrenin bozulmasında rol oynamaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.