giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
7,8187
EURO
9,3602
ALTIN
449,54
BIST
1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Az Bulutlu
15°C
Giresun
15°C
Az Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
15°C
Pazartesi Az Bulutlu
15°C
Salı Parçalı Bulutlu
14°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
15°C

Hüseyin OZBEK

Kastamonu doğumlu. Çorum Öğretmen Okulu sonrası Erzurum Kazım Karabekir Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünde öğrenim gördü. Edebiyat öğretmenliği yaptı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. 2002-2004 arası İstanbul Barosu Baro Meclisi ve İnsan Hakları Merkezi yürütme kurullarında bulundu. 2004-2006, 2006-2008, 2008-2010, 2010-2012, 2012-2014 dönemleri İstanbul Barosu Yönetim Kurulunda Genel Sekreterlik görevini yürüttü. Roman, öykü çalışmalarını sürdürmektedir. Deneme ve eleştiri türünde yayınlanmış kitapları vardır. ÇEKÜL -Çevre ve Kültürel Değerleri Koruma Vakfı- Yüksek Danışma Kurulu Üyesi, TÜRKEV -Türkiye Tarihi Evleri Koruma Derneği üyesi, 68’liler Birliği Vakfı Danışma Kurulu üyesidir. Evli ve 2 çocuk babasıdır. Serbest avukat olarak çalışmaktadır.

Devlet kültüründen aşiret geleneğine dönüş

25.02.2020
0
A+
A-

Av.Hüseyin Özbek
Türkiye Barolar Birliği
Başkan Yardımcısı

Her devletin kendine özgü bir yol haritası vardır. Bu yol haritası, tarihsel geçmiş,  yaşanılan coğrafyadaki potansiyel müttefikler ve tarihsel/potansiyel hasımlar, ekonomik politik hedefler,   ülkenin ve milletin gelecek tasarımı dikkate alınarak  oluşturulur.

Komünal dönemden başlayarak devlet öncesi ve devletli toplumdan günümüze uzanan süreçte temsil konusuna özel bir önem verilmiştir.Bir devletin muhatap devlet katındaki temsili sıradan bir görev olarak kabul edilmemiştir. Muhatap devlet nazarındaki etkinin, saygınlığın, gerekirse caydırıcılığın oluşturulması ve sonuç olarak çıkarların en üst düzeyde temsil edilmesi için yetenekli diplomatlara ihtiyaç duyulmuştur. Ciddi devlet geleneğine dayalı, özel yetenek,eğitim, deneyim ve birikim isteyen diplomasinin ortaya çıkışının kısa hikayesiyle konuya girmiş olduk.

Büyükelçiler gönderildiği ülkede devletini temsil eder. Büyükelçilik olgunluk  dönemi görevidir.  Çömez olarak girilen dışişleri koridorlarında geçecek uzun yılların gözlem ve duyuma dayalı birikimi, meslek büyüklerinin uyarı ve öğütleriyle harmanlanıp demlenecektir. Konsolos ve büyükelçilerin temsil ve davranış pratiğinin ön görünümü ile düşünsel arka planı arasındaki farklılıklar zamanla anlam kazanacaktır. Bu süreçte pratiğin içinde pişecek çömez de yeteneği ve birikimi elverdiği ölçüde  kalfalık, ustalık basamaklarını tırmanmaya başlayacaktır.

Büyükelçinin kimlik ve kişiliğinin olmazsa olması kıvrak bir zekaya dayalı yüksek kavrayıştır. İkinci olarak genel tarih bilgisinin yanında içinden çıktığı milletin tarihsel geçmişine ilişkin tevatürden, gerçeklik dışı halüsinasyonlardan uzak yeterli birikimdir. Evrensel ölçütlerde klasik kültürle harmanlanmış diplomatik deneyim, siyasal kültür, kişisel ve toplumsal ilişkilerinde muhatabını etkileyecek kimlik, bulunduğu devletin tarihi, sosyoekonomik potansiyeli, ülkesine yönelik niyetlerini gerçekçi biçimde analiz edebilecek kapasite, öncelikle sahip olması gereken özelliklerdir.

Büyükelçinin yukarıda sayılan özellikleri taşıması halinde görev yaptığı ülkede, ülkesinin, devletinin ve milletinin saygınlığının yükseltilmesinde, muhatap devletle ekonomik, diplomatik, sosyal ilişkilerin geliştirilmesinde, ulusal çıkarların korunmasında olumlu etkisi olacaktır. Aksi durumda,  birikimsiz, yeteneksiz, tarih bilincinden, milli duyarlılıktan yoksun bir büyükelçinin,  ülkesinin ve devletinin imajının olumsuz algılanmasındaki etkisi onarılamayacak ölçüde yıkıcı sonuçlar doğuracaktır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş öncesi, Milli Mücadele yıllarındaki  adı ilan edilmemiş  devletin adı Türkiye Büyük Millet Meclisi  ( devleti ) Hükümetidir. Adı ilan edilmemiş bu devlet, yasama, yürütme, yargı fonksiyonlarına sahiptir. Vergi ve asker toplamakta, kamu otoritesinin tesisinde devlete ait tüm yetki ve sorumlulukları kullanmakta, yabancı devletlerle ilişki kurmakta, onlar tarafından tanınmakta ve antlaşmalar yapmaktadır. Milli Mücadele döneminin Dış İşleri Bakanlığı ( Hariciye Vekaleti ) dönem dünyasını sağlıklı değerlendiren, uluslar arası güç dengelerini doğru hesaplayan, ulusal çıkarları ön planda tutan kadrolardan oluşmaktadır. Cumhuriyet’ten sonra da ciddi bir devlet duyarlılığına dönüştürülen bu gelenek son dönemlere kadar özenle sürdürülmüştür.

Yukarıda anlatılanlar ne yazık ki şimdiki zamanın değil yakın geçmişin hikayesidir. 29 Ekim 1923 tarihi ile simgeleşen, ulus devlet, üniter yapı, çağdaş uygarlık, demokratik hukuk devleti, laik yaşamı değişmez yol haritası, varlık nedeni kabul eden Türkiye Cumhuriyeti’nden bahsediyoruz. 29 Ekim 1923 tarihli yol haritasıyla, stratejik devlet projesiyle sorunlu bir anlayışın devlete hakim olması halinde neler yanacaksa  günümüzde onlar yaşanmaktadır.

29 Ekim 1923 mirasını reddeden bir anlayışın ülkenin ve devletin dışarıda temsilinde görevlendirdiği kişilerin diplomasi geleneğinden gelip gelmemesi, bölgeyi ve  dünyayı doğru analiz edebilecek siyasal-politik birikime sahip olup olmaması kendilerini yetkilendiren irade açısından önemli değildir. Bulunduğu devlette 29 Ekim 1923 kurulumlu Türkiye’nin layıkıyla temsili de önem taşımamaktadır. Bu nedenle, diplomasi kültüründen, tarihsel birikimden yoksunluk, ülkenin ve devletin kuruluş kodlarına duyarsızlık bir eksiklik sayılmamaktadır. Tam aksine, devletin kuruluş kodlarıyla, milli kimlikle,yol haritasıyla doku uyuşmazlığı tercih nedeni olmaktadır.

21.yüzyılın ilk çeyreğinin siyasi tarihi yazılırken, güce ve lidere kayıtsız şartsız bağlılığın yükselen değer olduğu bir ülkeden, yetenek, birikim ve liyakatın nasıl kovulduğunun en çarpıcı örneği olarak günümüz Türkiye’sinin verileceğinden hiç kuşkunuz olmasın!

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.