$ DOLAR → Alış: 7,55 / Satış: 7,58
€ EURO → Alış: 8,80 / Satış: 8,83

Covidioten

Ayhan KASAP
Ayhan KASAP
  • 08.08.2020
  • 688 kez okundu

Sıkıldılar, rahatlık batmağa başladı; devletin bir dakika sokağa çıkma yasağı uygulamadan yakaladığı başarıdan çok rahatsız oldular! Önce memleket içindeki tatil yöreleri kısıtlamalı olarak açıldı. Dünyayı kasıp kavuran, hızından bir milim kaybetmeyen salgını unutuverdiler. Tatil mekânları imdat düdükleri çalmağa başladı, taşıyıcı sayısı arttı. Ve devletin vatandaşını koruyucu tedbirleri hemen yürürlüğe konulup, tekrar kısıtlamağa gidildi. Bu tedbirler, bir hafta içinde yüzbin nüfusa isabet eden virüslü sayısı 50’yi geçince, (bu sayı Bavyera da 35) devreye giriyor! Vatandaş sosyal mesafeye, temizliğe, kapalı yerlerde maskeye dikkat etmezsen, hemen karşılığını görür, tekrar kısıtlanırsın! AB içindeki ülkelere, kurallara uyularak tatil yapılmasının önü açıldı. Bu bağlamda almanların tatil kalesi olan ispanya’nın Mallorca adasına uçanların binlercesi, sabahlara kadar içip, mekânları darmadağın edince, hem almanları dünyaya rezil ettiler, hem de adanın kapısının yüzlerine kapanmasını sağladılar.

Stutgart’da onyedi yaşındaki bir afrikalının üstünü aramağa kalkan polise, 2015 yılından bu yana memlekete doldurulan demokrasi ve insanlık düşmanı sürüler saldırdı. Sabaha kadar süren olaylarda, binlerce insan virüsü diğerlerine taşıdılar. Bilanço; yaralı onyedi polis, savaş alanı gibi sokaklar. Çok geçmeden, Afrika’lı ve arapların uyuşturucu satış alanı olan Frankfurt Garı’nda aynı olaylar yaşandı; polise saldırdı yine memleketin sonuna kadar açılan kapılarından akın akın gelen, demokrasi düşmanları! Akla gelebilecek en küçücük nedenlerle günlerce, haftalarca sokakları aşındırmağa alışık demokratik haklarını kullanmayı adet edinenlerin önünü Corona kesince, Amerika’da ki Black Lives Matter (BLM) gösterilerinin üstüne balıklama atladılar. Yine meydanları doldurdular, yine mesafeyi, maskeyi unuttular.

Devlet Almanya’ya özel bir Corona App çalışmasını vatandaşlarının hizmetine sundu. Amaç virüsü taşıyanlarını görünür yaparak, salgının hızını kesmekti. Restaurantlar, hoteller gibi mekanları kullananların listesi yapılıp, testi positif çıkanların, ilişkide bulunduğu kişiler de takibe alınacakdı. Hayali isimler ve adresler verdiler. Ellerin yıkanmasını, hürriyet haklarının kısıtlanması olarak gördüler. Ve bu demokrasi cavcavları önceki hafta sonu Berlin sokaklarına dökülüp, salgını kontrol altına almak için amacıyla alman devletinin aldığı kararları, yine maskesiz, mesafesiz, kucak kucağa, boğazları yırtılırcasına anırarak, protesto ettiler. Sıcak havalarla birlikte kuralları hiçe sayarak, gölleri ve plajları dolduranların sayesinde bir ara üçyüzlere kadar inmiş olan, günlük vaka sayısı, tabi ki yurt dışı tatilcilerinin de getirdikleriyle, dün itibariyle, ilk defa tekrar Mayıs 11 seviyesine (1045) yükseldi.

Bu sonuç otomatikman yükselme karşısında öngörülen tedbirleri devreye sokacak. Yurtdışı tatilinden gelenlere istekli yapılan testler, mecburi olacak. İstekli testler de Türkiye’den gelenler de 166 kişi positif çıkmıştı. Bugünden itibaren alman hükümetinin tatil yapılmasını tavsiye etmediği, corona ile yeterli mücadelenin yapılıyor olduğunu kabul etmediği ülkelerden gelen herkese test yapılacak. Türkiye’den gelen herkes havalanlarında test yaptırtmak mecburiyetindeler. Belki bununla da yetinilmeyip, beş altı gün içinde ikinci bir test yaptırtmak mecburiyetinde kalabilirler, çünkü biliyorsunuz virüs bir test ile belirlenemiyor. İki gün önce tatile açılan Aydın, İzmir, Muğla ve Antalya’nın da, tıpkı ispanya’nın katolanyası ve bazı yörelerinde olduğu gibi, gelişmelere göre tekrar rizikolu bölge olarak tespit edilip, kapatılabilir. İsteyen herkese de bedava test yapılacak. Küreselleşme bağlamında burada da bazı hastahaneler özelleştirildi. Bu hastahaneler başta olmak üzere, devlet ücretini ödeyerek, yoğun bakım ünitelerini, yükselişe anında müdahele edebilmek için boş tutuyor. Herkesin kolaylıkla izleyebileceği bu sayı, hiç onikibinin altına düşmedi. Memlekete girenler de yapılan testler, Türkiye ve balkan ülkelerin de salgının yeniden hortladığını gösteriyor. Belçika’nın nüfusunun yarısından fazlasını müslümanların oluşturduğu Antwerpen şehrinde çok büyük bir artış var. Bu şehiri Almanya hemen kara listeye aldı. Memlekette en çok vaka Kuzey Ren Westfalya, Bavyera ve Berlin’de. Hırvatistana lise mezuniyetliklerini kutlamağa giden, yedi öğrencinin hepsi positif; nedeni yüzde yüz kurallara uyumsuzluk!

Berlin’de Corona tedbirlerine karşı yapılan demokratik haklarını savunduklarını söyleyen, sayıları yirmibine varan, uyumsuzların mitinginde, biz ikinci dalgayız afişini büyük bir iştahla taşıdıkları görülüyordu. İkinci dalga ikinci dünya savaşı kadar insanın hayatına malolan ispanya gribinde, salgının sonbaharda tekrar artmasıyla ortaya çıkan bir deyim. O salgın dört yıl sürmüştü. Corona ilk çıktığı günkü hızıyla, insanların kural tanımayan vurdumduymazlığıyla daha da gürleşerek sürüyor. Ne kadar süreceği veya ne zaman zararsız hale geleceği henüz bilinmiyor. İkinci dalga ismi pek uygun değil. El yıkamak, maske takmak, mesafe tutmak demokratik haklara müdahale. Çevresindeki insanlara Corona virüsünü taşımak, virüsün insanları hasta etmesine, öldürmesine katkı sağlamak demokratik hak mı oluyor, bre mendeburlar? Sorry! Aynı alanda Denkpflicht statt Maskenpflicht, türkçemize maske zorunluluğu yerine düşünce zorunluluğu olarak aktarabileceğimiz bir plakat da taşıyarak, beyinlerini ele verdiler: vatandaşlarını salgından korumak önlemleri bağlamın da, devletin çok özen gösterdiğini görüverirler di, azıcık düşünebilseler di, Covidioten! Türkçesi Covid serserileri olan bu tanım, adı geçen çocukcuklar Berlin sokaklarına çıktığın da, sosyal demokrat partisi’nin başkanı hanımefendiye ait. Görülüyor ki, sokakların aşındırılmasını tüzüğünün başına yazmış olan, (en doğal demokratik haktır ve doğrudur) sosyal demokratlar da, bu arkadaşların amaçlarının, demokratik hakları korumak değil, sabahlara kadar partiler yapmak, gün boyu eğlenmek, sinemaya, tiyatroya gitmek, konserler de kendilerinden geçmek olduğunun farkına varmışlar!

Yaşamında insanı baştacı eden alman toplumu, bütün ilişkilerin de olduğu gibi, bu salgın süresinde de, birbirini korumağa, virüsü etrafındaki insanlara bulaştırmamağa çok özen gösteriyor. Kapalı alanlarda maske takmayan veya maskesi kayan bir kişi göremiyorsunuz. Devletin aldığı tedbirleri de yüzde doksanlara varan bir memnunlukla destekliyor.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ