giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
7,8187
EURO
9,3602
ALTIN
449,83
BIST
1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Az Bulutlu
16°C
Giresun
16°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
17°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
16°C
Perşembe Az Bulutlu
15°C

ÇOCUKLAR ŞİDDET DEĞİL SEVGİ YUMAĞI OLMALILAR

01.01.2019
0
A+
A-

Şiddet…

Şiddet bir halk sağlığı sorunudur. Şiddet, belirli amaçlara yönelik seçilmiş bir tutum ve davranıştır.

Şiddet; yakıp, yok eden, saldırgan davranışlar içeren, kaba kuvvet ve beden gücünü kötüye kullanmayı, bireye veya topluma zarar veren eylemleri; taşlı, sopalı, bıçaklı, silahlı saldırıları vb. birçok ilişki-etkileşim tarzındaki aşırı duygu durumunu ifade edici yaklaşımları içerisinde barındıran bir davranış biçimidir.

Tanımlar, farklı biçimlerde çoğaltılabilir.

Sadede gelirsek; çocuklarımızdan başlayıp, konuyu irdelemek istiyorum.

Evde, sokakta, iş yerinde vs. her yerde şiddet…

Yetişkin olarak ebeveynlerin davranışları kendilerini rol model alan çocuklara aktarılmaktadır. Eğitimde önem arz eden bir yaklaşım vardır. Üstün Dökmen; “Çocuklarınızı terbiye etmeye çalışmayın. Zira zaten size benzeyeceklerdir. Kendinizi terbiye edin yeter!” der. Ana ve babaların beğenmeyip, her an olumsuz öneklerle irdeledikleri çocukları esasen kendilerinin kopyalarıdır. Sonuç olarak kendilerini inkâr ediyor olurlar.

Rol model seçtikleri ana ve babalarının benzer davranışlarını sergileyen çocuklar, yaşantıları yoluyla elde ettikleri bu davranışları etkileşim aracı olarak kullandıklarında; evde, sokakta, okulda ve her yerde şiddet ile iç içe, yüz yüze kalırlar. Öyle ki zararları eve yansır. Kimi ailelerin tepkileri farklıdır ama bazı ana ve babaların; “Sana bir tane vururlarsa sen iki tane vur” diyebilecek kadar pervasız oldukları, bir sonraki gün ve yetiştirdikleri çocukların uzun vadede nasıl bir canavar halini alabileceğini düşünmezler bile…

Akran zorbalığı vardır. Geçmiş yıllarda önemsiz görünen ve “Çocuktur, biraz sonra birlikte oynayacaklar” diye geçiştirilen bu durum günümüzde tehlike çanlarının çaldığı bir vahim alan olarak karşımızda durmaktadır. Gözümüzün görmediğini, TV’ ler ve diğer medyadan izleyebildiğimiz günümüzde bu vahim durumu yaşıyor olmamak adına çocuklarımızı bağrımıza basıp, onlara özel durumlarda uyarıcılar verip, dikkatli bir yurttaş yetiştirebilme amacını gütmeliyiz.

Ekonomik, kültürel ve toplumsal sıkıntılar içinde sıkışıp kalmış bir ana ve babanın çocuklarına sahip çıkıp, onların eğitimlerine ehemmiyet verebilmelerinin güç olduğu gerçektir. Sokaklarda ayakkabı boyamak zorunda kalan, mendil, su satan ya da araç temizleyen çocukların kendilerini savunma adına, sert mizaçlı olmaları da bir gerçeklik arz etmekle birlikte bu durumu anlatmak istediklerimden ayrı tutmak gerekir. Gönlün istediği de aslında bu tür çocuklarımızın olmamasıdır. Bu durumdaki çocuklarımızın da sosyal devlet yaklaşımıyla korunmaya alınması var olan yasal metinlere uygun olacaktır.

Ana ve babaların çocuklarını yetiştirmekle ilgili görevlerini yapmadıkları da bir başka realite olup, esas yara burada yatmaktadır. Ana ve babaların burada yaşadıklarına bakıldığında ise çocuk eğitimiyle ilgili bilgi sahibi olmayanların ağırlıkta oldukları görülmektedir. En eğitimli ana ve baba olarak düşünülen, fakülte mezunu ebeveynlerin de çocukların evdeki eğitimlerine yeterli önemi veremedikleri veya dikkat edemedikleri ortadadır. Sınıfında hiperaktif davranışlar sergileyen çocuğun aslında her haliyle normal olduğu görülüyor. Bu öğrencinin davranışlarının fakülte mezunu ana ve babadan kaynaklandığı kanaatine ulaşılıyor. Öğretmen velilerle özel görüşmesi sonunda bu veli çiftten; “Bizim oğlumuz istediği gibi davranacak. Asla bastıramazsınız. Bu sizin işiniz değil. Lütfen, işinizi yapınız” diye bir de hafif tehdit ve baskı alıyor. (Yaşanmış durum)

Toplum nerede?

Toplum nasıl olabilir?

Böylesine bir tohum ve bakım ile nasıl bir ürün alınabilir?

Ana ve babaların çocuklarını; yedikleri gıdadan başlayarak kontrol altında tutmaları ve davranışlarını da adeta nakış misali dantel gibi dokumalıdır. Hassasiyet, çocuklara gösterilen sevgi ile yerine oturabilir. Burada anlatılmak istenilenlerin bazı belgeselleri izlemek suretiyle daha kolay algılanabileceğini düşünüyorum. Vahşi hayatta bir yavrunun oyunla hayatı öğrenmeye çalıştığı bir ortamda anaç hayvanın gayretlerini ve sabrını izleyin lütfen.

Çocuklar; tuttuğunu koparan değil, bilerek yapan ve başaran olabilmeleri adına yetiştirilmelidir. Onlar birinci şık üzerinde yoğunlaştıkları müddetçe içinde bulundukları toplum için birer tehlike olmaktan öte gidemeyeceklerdir. Paylaşma duygusunu vererek, toplum için uğraş veren bireyler yetiştirmek gerekir.

(Devam edecek)

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.