$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,35 / Satış: 6,38

CAHİL NESLİNİZLE ÖVÜNÜN!

Seyfullah ÇİÇEK
Seyfullah ÇİÇEK
  • 31.05.2019
  • 151 kez okundu

Vaktiyle, Hz. Ali’nin taraftarlarının yoğun olduğu Küfe’den, bir Arap, devesiyle Şam’a gelmiş.
Sokaklarda dolaşırken biri ona yanaşmış:
– Ver o dişi deveyi bana! demiş.
Tartışma büyümüş.
Küfe’den gelen adam, “Bu deve benimdir, üstelik dişi değil, erkektir” diye karşı çıkmış.
Şamlı, “Nuh demiş, peygamber dememiş” iddiasında ısrar edince, konu Muaviye’ye intikal etmiş.
Halk meydanda toplanmış…
Muaviye, Küfe’den gelenle, deveye sahip çıkmak isteyen Şamlı’yı dinledikten sonra, kararını açıklamış:
– Bu dişi deve Şamlı’nındır!
Sonra halka dönerek sormuş:
– Ey Şamlılar, bu dişi deve kimindir?
Cemaat hep birlikte bağırmış:
– Hemşehrimiz olan Şamlı’nındır!
Küfeli yabancı, ağzı bir karış açık şaşkın bir durumda devesinin ardından bakakalırken, Muaviye onu yanına çağırmış:
– Ey Küfeli, dinle! Sen de, ben de biliyoruz ki, bu deve senindir ve dişi değil, erkektir. Ama sen Küfe’ye dönünce gördüklerini Ali’ye anlat ve de ki:
“Ey Ali, Muaviye’nin, dişi deveyi erkekten ayırt edemeyen, o ne derse evet diyen 10 bin adamı var! Ayağını denk al!”
Kıssadan hisse:
Hani bir kevaşe, Ekrem İmamoğlu’nun sözlerini çarpıtarak ona kumpas kurmaya çalıştı ya…
Sormadan, sorgulamadan bu kevaşenin çarpıtmalarına inanan mankurtun birine Ekrem İmamoğlu, ısrarla, az beni dinle diyor…
Yetmiyor, telefonunu uzatarak, konuşmasının tam metnini buradan dinlemesini istiyor.
Beyni iflas etmiş olan mankurt, Nuh diyor, Peygamber demiyor. dinlemiyor.
Ekrem İmamoğlu’nun yerinde sabır taşı olsa vallahi de , billahi çatlardı.
Ama Allah İmamoğlu’na öyle bir Hz.Eyyüp sabrı vermiş ki…
Helal olsun bu adama demekten kendimi alamadım.
Büyük İslam Alimi İmam-ı Azam şöyle der;
“Cahillerle tartışmayın. Ben hiç kazanamadım!”
İyi niyetli, temiz yürekli Ekrem İmamoğlu da şansını denedi ama olmadı.
İmam-ı Azam, bir kez daha haklı çıktı!
Kartviziti hayli kalabalık Koca Profesör (Bülent Arı) bile ne demişti:
“Okuma oranı arttıkça beni hafakanlar basıyor. Türkiye’nin geleceği için cahil nesil lazım.”
Bu lafı eden herif sonunda, YÖK Denetleme Kurulu Üyeliği ile ödüllendirildiğine göre…
Demek oluyor ki, sözün bittiği yerdeyiz.
Alın, cahil neslinizle övünün!

***

SÖZÜN ÖZÜ:

Resulü Ekrem’in en büyük düşmanı müşrikler (Allah’a şirk koşan putperestler) idi.

İmamoğlu Ekrem’in de müfteriler (iftiracılar)!

***

“ÇALMAK…”

“Türbanlı bacım” modası çoktan geçti, artık prim yapmıyor!
“Kabataş’taki bacımız”, fos çıktı!
“Camide içki”, iftira çıktı!
“İllet, zillet, çöp, çukur, terörist…” geri tepti!
“Beka”, tutmadı!
Elde malzeme kalmayınca…
Bu defa “çaldılar” lafına sarıldılar.
O hiç tutmaz, çünkü…
Milletimiz, “Çalma” fiilinin kimleri hatırlattığını çok iyi biliyor!

***

ÇAT KAPI İFTAR KURALLARI:
1.Öncelikle, gecekondu muhitlerinden birinden çok sıkı yandaş bir aile bulunacak.
2.Möhterem Devlütlü’yü karşılamak için nasıl davranması gerektiği sıkı sıkı tembihlenecek.
3.Yer sofrası iftar şovlarının olmazsa olmazıdır. Eğer o evde böyle bir sofra yoksa bulup buluşturulacak.
4.Yüzlerce korumayla çevre güvenliği sağlanacak.
5.Onlarca kameraman ve muhabir önceden mevzideki yerlerini alacak.
6.Hane halkının şaşkın bakışları (!) arasında ve önceden kendilerine ezberletildiği üzere, “Aaaa…Efendim siz…Gözlerime inamıyorum…Bu garip kulunuza şeref verdiniz…” avazeleri arasında Devletlü Böyüğümüz çat kapı yapacak…
7.Ailenin en küçük bireyi kucağa alınarak, “Ah canıımmm…Ne şeker şeymişsin sen” denilip, yanağından bir makas alınacak.

***

“ESKİ AYLARI NE YAPARLAR?”

Nasrettin Hoca’ya sormuşlar:
“Eski ayları ne yaparlar?”
Cevap vermiş:
“Kırpıp kırpıp yıldız yaparlar!”
RTE’nin; kimini banka yönetim kurullarına atadığı, kimini de saraya yanına aldığı Bülent Arınç, Abdülkadir Aksu, Sadık Yakut, Faruk Çelik ve Mevlüt Uysal gibi eski aylar geldi aklıma da…
Bir de memlekette işsizlik var diyor, bazı münafıklar.
Hadi len gidin işinize, haddini bilmez edepsizler!
Karnınızı Reis doyuruyor, yine de nankörlük ediyorsunuz, ayıptır be!

***

VADELİ TÖVBE!

AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Önce 23 Haziran’ı geçelim, sonra gerekirse tövbe istiğfar ederiz” demiş.

“Vadeli çek”i biliyorduk da…

“Vadeli tövbe”yi de, “Harun”ken, kapağı “Karun”un kucağına atan Numan efendiden öğrendik, elhamdülillah!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ