$ DOLAR → Alış: 5,79 / Satış: 5,81
€ EURO → Alış: 6,54 / Satış: 6,57

BÖLÜK’TEN İDDİALARA TEPKİ!

Ticaret Borsasından sözde soykırım iddialara tepki geldi…

BÖLÜK’TEN İDDİALARA TEPKİ!
  • 19.05.2019
  • 307 kez okundu
Reklam

Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, sözde Pontus soykırımı iddialarını şiddet ve nefretle kınadıklarını belirtti. Bölük, son günlerde oraya atılan Pontus soykırımım 100. Yıldönümü iddialarının tamamen Türkiye’den toprak koparmayı ve Türkiye’yi ve Türk milletini uluslararası camiadan soyutlamak hedefinde bir strateji olduğunu ifade etti. Bölük, “İmkansızlıklar içerisinde kendi tebaasından olan halklarında emperyalizm rüzgarından savrulmamaları için mücadele eden Türk Milletini arkadan hançerleyen Pontus çetelerinin Karadeniz bölgemizde devlet kurma hevesine girişerek ne türden katliamları yaptıklarını bizden önceki nesillerden ağızdan ağıza dinledik, tarih kitaplarından okuduk ve hala unutmadık” dedi.

Borsa Başkanı Bölük açıklamasında şunları kaydetti;

“Bu iddiaların tamamının Türkiye’den toprak koparmayı ve Türkiye’yi ve Türk Milletini Uluslararası camiadan soyutlamak hedefinde bir strateji olduğunu söylemek istiyorum. Bu boş iddialara tarihsel kayıtlardan cevap vermek istiyoruz. Ülkemizin her yönüyle daralan bir çembere alındığı bir dönemde bu iddialarda bulunanlara cevabımız; dönüp 19 Mayıs 1919 Ruhuna bakmalarıdır. Kimse bizi Vatan, Bayrak ve Ezan sesi ile sınamasın. Biz Türk Milleti ölmeyi çok severiz çünkü sonunda şehadet vardır. Onun için bizi hiçbir zaman bağımsızlığımızdan alıkoyamazlar ve koyamayacaklardır da. Yapılan Soykırım ifadelerini iddia edenlerin kendi kötü tarihlerinde ne karanlıklar içerisinde kaldıklarını üzülerek ifade etmek istiyoruz. Türk Milleti’nin kanları ile sahip çıktığı egemenlik haklarını masa başlarında çeşitli etkinlikler ve bu etkinlikleri de barış ve savaş karşıtı ifadeler ile düşünce ve ifade özgürlüğüne sığındırmalarını asla ve asla kabul etmiyoruz. Ülkemizin ve Türk Milletinin asırlarca mahiyetinde bulunduğu toplumlara nasıl muamele ettiklerini yine kendi tarihlerine bakarak görebileceklerini tavsiye ediyoruz. İmkansızlıklar içerisinde kendi tebaasından olan halklarında emperyalizm rüzgarından savrulmamaları için mücadele eden Türk Milletini arkadan hançerleyen Pontus çetelerinin Karadeniz bölgemizde devlet kurma hevesine girişerek ne türden katliamları yaptıklarını bizden önceki nesillerden ağızdan ağıza dinledik, tarih kitaplarından okuduk ve hala unutmadık. Bu acılar hala içerimizde yanarken hırsızın ev sahibini bastırması gibi kendilerine kamuoyu oluşturarak sözde Pontus Soykırımı ile Türk Milletini ve Devletini sıkıştıracağını zannedenlere şunu söylüyoruz: Daha biz ölmedik. Asıl kendilerinin Türk Milletini arkadan vurması sonucu oluşan azınlıklar sorunu Lozan Barış görüşmelerinde müzakere edilerek 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan mübadele sözleşmesi ile Batı Trakya haricinde yaşayan Müslüman Türk nüfusu zorunlu olarak Türkiye’ye, İstanbul haricinde yaşayan Rum nüfus ise zorunlu olarak Yunanistan’a gitmesi hüküm altına alınmıştır. Millî Mücadelemizin 100. Yıl dönümünde sözde soykırım iddialarının yine sözde Ermeni soykırımının kötü bir taklidi olduğunu bu ve buna benzer davranışların asil Türk Milletine hiçbir leke süremeyeceğini tekraren ifade etmek istiyoruz. Kaldı ki Lozan Anlaşmasına bakıldığında, anlaşmanın hiçbir yerinde Pontuslu Rumların soykırımı ile ilgili hiçbir kayıt yok iken aksine anlaşmanın 59. Maddesinde Yunan ordusunun Anadolu’da yaptığı katliamlar açık bir şekilde yazılmış ve katliam bizzat Yunanistan tarafından kabul ve tescil edilmiştir. Ayrıca Yunanistan’ın, Balkan savaşı sırasında Ege adalarında ve İzmir’i işgalinden sonra Anadolu’da yaptığı katliamlar tek tek belgelenmiş, ayrıca Rum çetelerinin Karadeniz’de yaptığı mezalimlerle birlikte tarih kitaplarında yerini almıştır. Tamamen yalan ve iftiralarla dolu soykırım ifadeleri ile kendilerine haklılık payı bularak eski boş hayallerine kapılanların yakın tarihe bakarak Türk Milleti ile boy ölçüşmemelerini diliyor, sözde soy kırım iddialarını şiddetle ve nefretle kınıyoruz.”

“19 Mayıs 1919, Türk Kurtuluş Tarihinin başlangıcı olan Millî Mücadelenin Miladıdır ve Millî Mücadelenin 100. Yılı onurumuz ve şerefimizdir” ifadelerini de kullanarak şunları söyledi;

“Yüce Türk Milletinin kökleri çok derinliklere giden tarihini bilmeyenlerin Türk Milletine pranga vuramayacağının ve Kuvayi Milliye Ruhunu başlattığımız tarihin başlangıcıdır 19 Mayıs 1919.   Ülkemizin her yönüyle kuşatıldığı ve bu coğrafyadan Orta Asya steplerine gitmemizi isteyen Emperyalist güçlere karşı mücadele ruhumuzun sergilendiği bir başlangıç olan 19 Mayıs tarihini ve bu tarihin 100. Yılını gururla ve onurla taşımaya devam edeceğimizi tüm Dünya toplumlarına deklare etmek istiyoruz. Kendi işlerine gelince insan haklarından dem vuranların Anadolu coğrafyasından 1900’lü yılların başından itibaren Türk Milletinin nasıl bir kadere itilmek istendiğini Türk aklı ve Türk Tarihi hiçbir zaman unutmamış ve unutmayacaktır. Bizden sonraki nesillere Atalarımızın bu vatan toprakları için nasıl bir kanlı boğuşmalardan geçtiğini hatırlatarak büyüteceğiz çocuklarımızı. Onlara insan sevgisini verirken düşmana karşı da her zaman tetikte olmalarının gerekliliğini anlatacağız.

19 Mayıs 1919 tarihinde başlayan ve Kuvayi Milliye hareketi ile devam eden Millî Mücadelenin 100. yılına ulaşmış olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. 19 Mayıs 1919 tarihinde esareti reddeden ve hürriyeti için her şeyini feda edebilecek bir milletin var olma mücadelesinin ilk adımı atılmıştır. Büyük bir inanç, azim ve mücadele içerisinde tüm imkansızlıklara rağmen Türk Milletinin feraseti ile zaferle sonuçlandırılmıştır. Bilinmelidir ki Türk Milleti dün olduğu gibi bugün de aynı idealler uğruna istiklallerine ve istikballerine aynı kararlılıkla sarılacaklardır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Milli birlik ve beraberliğimizin ve Kurtuluş savasında zafere ulaşmamızı sağlayan bu kararlılık ve inanç bugün yine bizlere Millet olarak Millî Mücadeleye başlangıcımızın 100. yılı kutlama gururunu yaşatmaktadır. Millet olarak her zaman bu milli ruha sahip çıkarak atalarımızdan bizlere emanet bırakılan bu aziz vatanı bizden sonraki nesillerinde nice 100. yılları kutlayabilecekleri daha güçlü ve huzurlu bir Türkiye bırakma arzusu ile çalışmaya devam edeceğiz. 19 Mayıs 1919 tarihinde başlayan Millî Mücadelemizin sonucunda bugün bu topraklarda huzurlu bir şekilde yaşamamıza vesile olan başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları olmak üzere bizlere bağımsız bir yurt bırakan şehitlerimizi, gazilerimizi ve tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle yad ediyorum. Yüce Türk Milletinin ve özellikle de gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını tebrik ediyorum.”

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ