giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
7,8175
EURO
9,3509
ALTIN
448,82
BIST
1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Parçalı Bulutlu
13°C
Giresun
13°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
15°C
Pazar Az Bulutlu
15°C
Pazartesi Az Bulutlu
15°C
Salı Parçalı Bulutlu
14°C

ANKE VE HURENSÖHNE

08.01.2019
0
A+
A-

Memleketin hiç bir yöresinde öncekilerinin tatına ulaşamayan noel şenliklerinin ardından, yine memleket insanının hiç alışık olmadığı makineli tüfekli polis kordonları içinde, yeni yılı karşıladık. Noel pazarlarının çevreleri, herhangi bir terör saldırısına karşı önlem amacıyla, beton bloklarla kapatıldı. Bu görüntü insanların noel’i alışık oldukları şekilde kutlamalarını önledi. Bazıları noel pazarlarına hiç uğramadılar. Yeni yılı insanların rahat bir şekilde kutlayabilmeleri için, sadece Köln’de ki katedralin çevresin de ikibin polis nöbet tuttu. Buna rağmen 2015’de kadınlara tecavüz eden, afrikalı, arap misafirler! hava fişekleriyle hıristiyanların dünyaca ünlü mekanına saldırmaktan, bir tarafı tamamen mezarlarla dolu katedralin duvarlarına işemekten ve de kadınlara saldırmaktan geri kalmadılar. Aynı gece memleketin Hamburg, Münih ve diğer şehirlerinden de, ekonomik istilacıların, karınlarını doyuran insanlara ve mekanlarına yaptığı çirkinliklerin haberleri geldi. Gerçi veya maalesef insanlar bu insanlık düşmanı yaratıkların, hemen hemen her gün, memleketin her tarafından gelen, kadınlara, yaşlılara, çocuklara, sokaklarda önlerine gelenlere yaptıkları saldırı, yaralama, çalma çırpma haberlerine alışık olsalar da, insanüstü bir gayretle, beyinlerin dayanmakta çok zorlandığı, mantık dışı bir toleransı göstermek mecburiyetinde kalsalar da, noel ve yılbaşı gecesi pislikleri, kelimenin tam anlamıyla, tekrar midelerini ağızlarına getirdi!

 

Yılbaşından üç gün önce, Bavyera eyaletinin küçük bir şehrinde, iki afganlı, bir suriyeli ve bir ıraklı, ellerinde bıçaklar ve başka aletlerle, tam üç saat boyunca, değişik sokaklarda, önüne gelen insanlara, hayır, önlerine gelen almanlara saldırıp, dövüyorlar, yaralıyorlar. Devlet kanalları televizyonlarda, ünlü Spiegel, Stern, Focus, Welt, Zeit gibi haber portallarında tıs yok! Bir polis yetkilisi veya muhtar, belediye başkanı yahut yönetici tek kelime söylemiyor. Yılbaşı gecesi 50 yaşında, Andreas isimli, şizofren hastası bir vatandaş, yeni yıla girilip, hava fişekleri patlatılmaya başladıktan sonra, arabasının dörtlüleri açık olarak, yavaş bir hızla, arabasını insanların üstüne sürüp, insanları yaralıyor. Akabin de polise; yabancılardan hiç hoşlanmadığını, onların memleketin yaşamını altüst ettiklerinden dem vuruyor. Vay anam; hemen anında yukarıda adı geçen kanallar ve portallar, eyaletin içişleri bakanı, belediye başkanları, polis kurmayları yaylım ateşine başlıyorlar: Alman kimlikli ve isimli adamı hemen nazi yapıp, içişleri bakanı, kaiserin Merkel’in milletvekilleri, polis müdürleri ve de başbakanın yeni hükümet sözcüsü hanımcık; sağcılarla, ırkçılarla, neo nazilerle bütün güçleriyle savaşacaklarını açıklıyorlar. Hükümet sözcüsüne bir gazeteci üç gün önceki, kimsenin tek kelime söylemediği, basına hiç yansımayan, vatandaşın sosyal medya ve bazı özel kanallar yoluyla öğrendiği, ekonomik istilacı dört herifin yaptığı saldırıyı hatırlatınca, hanımcık bir çırpıda, onları da sağcı ilan ederek, beyinlerinde yaşattıkları fakat halka her ne sebebten olursa olsun, açıklamadıkları gerçeği de dışarıya vurmuş oldu: Bu başbakan ve şürekası alman halkını düşman olarak görüyor ve icraatlarını bu doğrultuda yapıyor! Memleketi bu cemiyete ve sisteme düşman insanları dolduruyor. Merkel’in yetiştiği dünyaya ve eğitimine ve de başbakanlığı süresinde yaptığı icraatlara bakıldığın da, durum çok normal gözüküyor olsa da, cumhurbaşkanından başlayan zincirin halkalarına ne demeli?

 

Yeni parti AfD’nin dışında, Hür Demokratların bir bölümü hariç bütün partiler, memleketin içine düştüğü kaostan sorumlular. Bütün güçleriyle pisliklerini her gün sokağa saçan ekonomik istilacılara toz kondurtmamağa çalışıyorlar. Vatandaş duymasın istiyorlar, duyarlarsa yaptıklarının hesabını vermek zorunda kalacaklar. Çalışmasından karnını doyuramayan, iki veya daha çok işte çalışmak mecburiyetinde kalan, 50 yıllık çalışma hayatından sonra aldığı 450 Euro emekli maaşıyla ayın sonunu getiremeyip, çöp kutularında pet şişe toplayan vatandaş, zorluk içindeyiz veya çocuklarımızın geleceğinden korkuyoruz diye yakınmaya görsün, hemen ırkçı, neonazi yaftasını yapıştırıyorlar. Yıllardır kendilerine siper edindiler! Topal ördek Merkel giderayak memleketin temel direklerini sarsan, bölen yanlışlarının üstünü, öncülüğünü yaptığı göçmenler ve sığınmacılar yasası kılıfıyla kapatmağa soyunuyor! Yapamıyacağını 42 yaşında, sezonluk çalışan Anke hanıma kulak vererek öğrenelim: „Böyle bir memlekette yaşamak artık tat vermiyor. Bizler hasta bile olsak işimizi kaybetmemek için rapor almıyoruz. Bazı genç göçmenler bu halimize ve biz kadınlara tepeden bakıyorlar. Sığınmacı olarak tanımlanan bu kesim, bizim mali gücümüzün yetmemesi nedeniyle bazen satın alamadığımız lüks tüketimlerin içinde yüzerken, çalışmalarıyla o lüksleri kendilerine sağlayan insanlara saldıracak kadar vicdansızlar. Ben sezondaki gelişmeler nedeniyle kısa süre işsiz kalınca, ay sonunda birasız, hafta içinde komşumla içecek kahvesiz kalıyorum. Sadece ben değil, mini emeklilik maaşıyla yaşamak zorunda kalan milyonlarca emekli aynı kaderi paylaşıyoruz bu memlekette. Ama bu gençler kafaları çekip, sokaklarda kendilerine hiç bir şey yapmamış olan insanlara saldırıyorlar.“

 

Bu karanlık insanların başka hünerleri de var: Yılbaşı gecesi Berlin’de hep beraber önce, hava fişekleriyle polise saldırıp, koro halinde „Hurensöhne“ -Oruspu Çocukları- diye haykırdılar. Kaiserin Merkel ve şürekasının Facharbeiter -akademisyen- olarak millete yutturmağa kalktığı, gelinen noktada, yüzde doksanınına yakının bu memleketin ilkokul mezunu kalitesini bile yakalıyamadığı bir seviyede olduğu tespit edilen, önümüzdeki aylarda peyderpey yürürlüğe sokulacak olan göçmenler yasasıyla, memleket vatandaşlarının bütün haklarına kavuşacak olan kesim, doğdukları memleketteki bütün batılı kadınların tanımını seslendirmişler! Ben arapların batılı kadınların hepsine oruspu gözüyle baktıklarını, uçaktan iner inmez kerhaneye koştuklarını, 300 arabası olmasına rağmen, bir tanesini bile kullanamadığını yazan, suudi ailesine mensup bir prensesin kitabından öğrenmiştim.

 

Polisin karşısına bir otobüs yolcularını kontrölü sırasın da yanında kimliği bulunmayan erkek ve kadın çıkıyor. Erkek indonezya’lı. Los Angeles polisinden ehliyet almış, amerika da futbol oynamış. Kapağı çok sevdiği pardon ekonomik güzelliğine hayran olduğu Almanya’ya atmış. İki yıldır burada olmasına rağmen tek kelime almanca yok. İngilizcesi süper. Cezası yirmibeş Euro ama polis kesmiyor: Boşuna zahmet, vatandaş nasıl olsa devletten alacak. Kadın cezayirli, Paris’de yaşıyor. Daha doğrusu yaşıyormuş, o da komşu Almanya’nın cazibesine dayanamayıp memleketin kuzeyindeki akrabasının yanına taşınmış. Fransızca’dan başka dili yok. Belki de doğumyeri de Fransa. Polis kendi telefonunu kullandırarak deniz kıyısında bir alman kasabasın da yaşayan akrabasına ulaşıyor. Konuşma esnasın da akraba kadının oniki çocuğa annelik yaptığı öğreniliyor. ÖÖÖÖffff sayı arttıkça yükselen aylık çocuk parası hesaplandığın da, krallar gibi bir yaşam. Bizler yetmişli seksenli yıllarda köyümüzün yarısına bakım yapıyor belgeleriyle, haksız vergi iadesi alıyorduk. Günümüzde fazla çocuk para kazandırıyor. Hangi modusta olursa olsun, Almanya’da altı aydan uzun ikamet eden Türkler için de geçerli; herkese çocuk sayısına göre aylık veriliyor. Memlekette kardeşinizin, amcanızın, halanızın çocuklarını üstünüze geçirip, burada aylık çocuk parası alabilirsiniz. Veya burada sosyal daireye bağlanıp, ev kirasını daireye ödettirip, evi başka birisine kiraya verip, soluğu memlekette yâni Türkiye’de alabilirsiniz. Nereden baksanız, binbeşyüz, ikibin Euro. Bilgisi olmayanlara duyurulur. Yıllardır uygulayanların çok olduğu söyleniliyor.

 

Paris’de yaşayan cezayir kökenli kadına polis, bir hafta içinde, Paris’de ki alman konsolosluğuna gidip, tekrar Paris’e dönmüş olduğunu göstermesi, yâni bir hafta içinde Almanya’yı terketmesi cezası verdi! Kadın herhalde bir daha Almanya’ya girmeğe cesaret edemez! Gülmeyin, sadece gülümseyin!

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.