giresun üniversitesi Giresun University kerasus giresun gazete giresungazete giresun gazete giresun gazete net Giresun ışık Giresun Işık Gazete Gazete Işık gazetecilik giresun yerel haberler giresunhaber Giresun haber giresun yerel haberler giresun yerel gazete giresunsondakika giresun sondakika kazaolay sondakika giresun giresun belediyesi çotanak yeşilbeyaz giresunspor fotoğraf fotoğrafçılık piraziz bulancak dereli keşap espiye yağlıdere şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak camoluk şebinkarahisar tirebolu alucra espiye bulancak keşap
DOLAR
9,5418
EURO
11,0813
ALTIN
550,48
BIST
1.509
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Giresun
Yağışlı
14°C
Giresun
14°C
Yağışlı
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
16°C
Cuma Sağanak Yağışlı
16°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
18°C

Almanca Yabancı Dil

06.12.2019
0
A+
A-

Almanyada ki okulların pisa karnesinin yine zayıflarla dolu çıkması sürpriz değil. Neden değil? Bir kere memleketin hiç bir yöresin de, yabancısız sınıf (yabancı tanımı doğruyu yansıtmıyor çünkü sınıflardaki yabancı öğrencilerin yüzde doksanı müslüman) yok. Sınıflarda ki müslüman öğrenci oranı, (müslüman öğrencileri konuşuyoruz çünkü problem yaratan sadece onlar) bazı yöreler de yüzde seksenlere kadar çıkıyor.

Evlerinde almanca ile tanışmayan, çünkü konuşulmuyor, niye konuşulmuyor; ya anne baba, bacı kardeş, almancayı öğrenememiş veya öğrenmek istemiyor. Bu dünyadan anaokuluna gelenler, eğer gelebilmişlerse, (bu beyini taşıyan aileler çocuklarını anaokullarına da göndermiyorlar) orada almanca ile tanışıyorlar. Tabi ki diğer yaşıtları gibi almanca öğrenemiyorlar. Daha orada başlıyor müslüman erkeklerin! erkek oldukları için kadınların sözünü dinlemiyeceklerini, anaokulunda eğitim veren kadın öğretmenlerin yüzlerine haykırmaları! Ve okullar: Okullar da kesinlikle türkçe ve arapca konuşmakta ısrar ediliyor. Almanca konuşmak isteyen türk öğrenciler rahatsız ediliyor. Öğretmenlere saygı sıfırın altında! Hakaretler, tehditler gırla gidiyor. Öğretmen azıcık uyarmaya kalkınca, anne baba, bacı gardaş okula gelip, bağırıp, çağırıyorlar. Doğru dürüst almanca bilmeyenler, eğitim sisteminin e’sini tanımayanlar, bir defa çocuklarının veli toplantılarına gitmemiş olanlar, öğretmenlere ve okul yönetimlerine ne anlatacaklar? Onlar da anlatmıyor zaten, sadece hakaret ve tehdit ediyorlar! Tabi ki bu densizlik bir şey getirmiyor; çocukları ya okulu bitiremiyorlar, bitirseler bile gerekli eğitimi yeteri kadar alamadıklarından, yaşamlarında başarılı olamıyorlar.

Yabancı oranı pardon müslüman oranı yüzde yetmiş, seksen olan sınıfdaki almanın dilini geliştirmesi imkan dahilinde değil, çünkü kimse almanca konuşmuyor! Bu okullardaki çocuklar için almanca otomatikman yabancı dil kategorisine giriyor! Üniversitelerde durum çok değişik değil; müslüman öğrenciler oralarda da, bütün öğrenciler için ayrılmış olan bölümleri mescit yapıyorlar, kız öğrencileri taciz ediyorlar. Velhasıl öğrenimin yükselmiş olması, kafaların betonunu kıramıyor!

Sokaktaki durum nasıl? Bunu görmek için kurtarılmış bölgelerin oluştuğu Berlin’e, Kuzey Ren Westfalya’ya gitmeğe gerek yok; Bonn, Frankfurt, Köln gibi küçük şehirleri bırakın, küçücük kasabaların sokakların da bile kulağınız almanca sesler arıyor! Kıyefetlerin praçallığı, bakımsız saçlar sakallar, yüksek sesle konuşmalar, gruplar halinde dolaşmalar, kaldırımları işgal etmeler, çöpleri yerlere atmalar, kırmızı da yaya geçitlerinden geçmeler v.s. Bu kesim tabi ki noel pazarlarına gitmiyorlar! Berlin’de ki kamyon saldırısından sonra, insanlar oralara da gönül rahatlığıyla gidemez oldular. Pazarların kenarlarına konulan beton bloklar da insanların korkusunu gideremiyor.

Alman hükümeti hem memlekete doldurduğu iltica dolandırıcalarını gündemden düşürmek, hem de onların bütçeye getirdiği maliyeti karşılamak için, dünyayı temizlemek adına bir çevre vergisi paketi hazırladı. Bu resmen katma değer vergisinin artırılmasıdır. Devletin propaganda kanalları haline gelen televizyon kanallarını izleyen abdallara sokulan, pardon sunulan bir kazık! Çok iyi bir iş yapıyorum duygusu da cabası! Salaklık parayla satılmıyor! Eğer satılsay dı, bu dünya kurtarıcıları! onu da satın alırlar dı! Hemen ardından AB kıta da KLİMANOTSTAND, yâni iklim olağanüstü hali ilan etdi. Biliyorsunuz OHAL’de nelerin yapılabileceğini! Bugünkü konumuz değil! Merkel’in bostanlık korkusu! (korkutucusu da olabilir hani şu bahçelere kuşları korkutmak için dikilen cinsinden) içişleri bakanı, yüz bilmem kaçıncı kere, memleket kabılarında kontrollerin arttırılacağı açıklamasını yapıyor, kazlar da inanıyor!

Bir kaç hafta önce memleketten araba ile gelirken yaşadık; Macaristan hariç hiç bir yer de kontrol montrol yok. Macaristan memleketin de her tarafa saldıran yaratıkları istemiyor ve girenleri kontrol ediyor. Ne kadar haklı olduklarını, o esnada yan tarafımızda duran TIR’ın içine saklananların yakalanmasıyla gördük. Orada bile aramız da macaristan niye arama yapıyor diye şikayet eden gururlu! almanlar vardı! Avusturya polisi sadece arabalardaki, avusturya yol vignette’sini kontrol ediyor. Neden kontrol etmediklerini alman sınırına geldiğimiz de anlıyoruz; almanlar dijital levhalarla hızın düşürülmesini istiyor, bir kaç kilometre sonra hız normale çıkarılıyor. Kontrolün hepsi bu! Avusturya alman sınırında kontrol yapılmadığı için, aşağıda kendi sınırını kontrol etmiyor çünkü herkes sokaklarında para dağıtılan! Almanya’ya koşuyor!

Almanya’nın yediği nane yetmemiş olacak ki, sahneye başına Merkel’in sevgilisi, İQ’su 85’ler civarında olan madamın getirildiği AB parlamentosu çıkıyor! Afrika’dan gelen insanların temel hakları ismi altında bir karar alıyor. Bakın avrupa ülkeleri ne yapmakla mükellefmiş? Birlik ülkeleri afrika’lıların avrupaya gelmeleri için emniyetli yollar ve kanunlar hazırlayacaklar. Afrikalılar devamlı televizyonlara çıkartılıp, memleket halkına ve çocuklarına tanıtılarak, onlara karşı saygılı, sevgili olmaları istenecek. Bir kota tanınıp, hemen çalışmaları sağlanacak. Mesela fabrika çalışanlarının yüzde yirmibeşi afrikalı olacak! Yine bir kotayla onların fakir yöreler de, mahalleler de ikamet etmek mecburiyetinde kalmaları önlenecek. Zenci’cikler Tarlabaşı’nda değil, Nişantaşı’nda oturacaklar! Afrika’lıların tarihi okulların öğretim planına alınacak. Afrika’lılara hizmet götüren NGO’lara, resmi olmayan kuruluşlara devletler büyük ölçüde maddi yardımda bulunacaklar. AB parlamentosunun bu kararlarına uymayanlar (vatandaşlar) tespit edilecek, yakalanacak, hapse atılacak, pardon cezalandırılacak. (bestraft) Polis ve Gizli Polis (MİT mesela) elemanları, görevleri için eğitilirken, uygulamalarında ve açıklamaların da, insanların derilerinin siyah olduğuna vurgu yapmayacak!

Okullar da müslüman öğrencilere niye bu kadar toleranslı davranıldığını şimdi birazcık anlıyor gibi olduğunuzu düşünüyorum! Bu yanlış toleransın memleketi ne kadar aşağılara düşürdüğünü, bizler her gün sokaklarda yaşıyoruz. Bu ortamı yadırgamadığını belirten safların, almancanın okullarında yabancı dil kıvamına geldiğini görmeleri, duymaları biraz daha süreceği benziyor. O vakit geldiğin de, devletin resmi dili almanca kalır mı, bilemem! Kültürüne tamamen yabancı hatta düşman olan kültürlerin insanlarına, aydınlanmış insanların yaşama geçirip, yaşattığı insan haklarını uygulamağa soyunan bu topluluk, kendisini afrikanın göbeğinde bulacak!

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.