$ DOLAR → Alış: 6,85 / Satış: 6,88
€ EURO → Alış: 7,78 / Satış: 7,81

2,8 – 0,68 VE 130 Milyar

Ayhan KASAP
Ayhan KASAP
  • 07.06.2020
  • 611 kez okundu

Almanya federal devletciklerin bir araya gelmesiyle kurulmuştur, devlet anayasası, eyalet anayasası ve almancası Gemeindeordnung olan küçük yerleşim merkezlerinin kurallarıyla yönetilir. Eyaletler anayasa ile merkez hükümete bağlı olmalarına rağmen, kendi sınırları içinde ki yaşamı, tıpkı bağımsız bir devlet gibi kendileri yönlendirirler. Türkçemiz de köy ile isimlendirebileceğimiz küçük yerleşim yöreleri, bir köyü merkez edinip, beraber çalışırlar. Federal sistemin tabanının oluştururlar. Köylerin beraberlik kurduğu, nüfusu 25 bini bulan yedi köyün birin de yaşıyoruz. Corona salgınınınndaki gelişmeler, düzenli aralıklarla, köyün her tarafına, otobüs duraklarına asılıyor. Otobüs deyince aklıma geldi; halâ şehiriçi ulaşımda vızır vızır işleyen, dev gibi otobüsler bomboş turluyor! Bir ay önceki haber hiç değişmedi; sınırlarımız için de vaka sayısı 45, iyileşme sayısı 45! Çok güzel.

Biliyorsunuz Almanya’da bir dakika bile sokağa çıkma yasağı konulmadı. Mesafeyi koruma ve topluluklar halinde beraber olmama sınırlamasıyla iktifa edildi. Vatandaşların ilk planda kendi sağlıklarını korumayı amaçlayan bu kaidelere uyması neticesinde, Covid 19’ın hızı kesildi. Tabi ki bu kuralları tanımayan beyni yırtıklar çıkmadı değil, ama yaşamında insanı baştacı eden bir toplumun düzenini, yerinden oynatamadılar. Bu kapsamda insanlar, alanlarda kalabalıklara getirilen kısıtlama nedeniyle, memleketin bazı şehirlerin de, başta Berlin olmak üzere, demokratik haklarımız elimizden alınıyor yaygarasıyla sokaklara, meydanlara döküldüler. Bu taşkınlıklar da onlara ve Corona’ya fayda etmedi ve hükümet, bulaşma sayısı üst tavanını (yüzbin nüfus da bir hafta için de 50 kişi) kaldırmadan, alışveriş merkezlerini (alışkanlıktan böyle yazıyorum, burada öyle Türkiye’de ki gibi AVM’ler yok) restoranları, Cafe’leri, hotelleri ve turizm yörelerini, kısıtlamalı olarak açmağa başladı. Hemen akabin de kaidelere hiç aldırmayan bölgeler ortaya çıkıverdi: Eyaletler bazın da, sosyal demokratların ve yeşillerin idare ettiği yöreler de bulaşma oranlarının sınırı geçtiği görüldü ve öngörüldüğü gibi, açılmalar tekrar kısıtlandı. Bu arada Karl Marx’ın „Din insanların beynini uyuşturuyor“ cümlesinin doğruluğu da, yasak olmasına rağmen, kiliselerde ayin yapan Baptistler ile (Hristiyanlık’ta bir tarikat) bir apartman da karşılıklı şeker bayramı ziyaretleri yapan ailelerde virüsün hortlamasıyla bir defa daha kanıtlandı!

Bu arada komşu köyümüzdeki müşterileri arasında Boeing, Airbus gibi dev firmaların bulunduğu bir fabrika 45 yıl içinde sekizinci kez el değiştirdi. Önceki seferlerde olduğu gibi, satıştan ötürü bir tek işçiye çıkış verilmeyeceğini garantiye alan, iş güvenliği imzalanarak. Bu memleketin kanunu bu. Sözleşme de söz hakkı olan, işçi temsilcisiyle konuştum, adı geçen fabrikayı da çok iyi biliyorum, içinde 45 yıl çalıştım. Sadece yedi kere satış değil, ne zor dönemler geçirdik, yıllarca kısa dönem çalışmalara girdik ama kendi arzusu dışında tek bir kişinin kapının önüne konulduğunu görmedik. Yine ekonomik bağlamda çok zorlu bir dönem yaşıyoruz. Salgın başlangıcında kısa çalışmak mecburiyetinde kalan insanlara, üretimlerini azaltmak mecburiyetinde kalan firmalara, küçük işyerlerine, kayba uğrayan herkese para yardımında bulunmuş ve bu yardımlarını belirli aralıklarla artırmıştı. Önceki hafta bu yardımlara yenileri eklendi. Lufthansa’ya 9 milyar Euro verildi. Kısa çalışma kapsamında duraksayan, üretimin başlamasıyla, sayıları oniki milyondan yedi milyona düşen, kısa çalışanların ücretleri artırılarak ödenecek. KDV de yüzde üçlük indirim yapıldı. İndirimli KDV’de iki puan düşdü: 20 Milyar. Ailelere ekstra çocuk başına 300 Euro verilecek: (her ay verilen çocuk primlerine ilaveten) 4,3 Milyar. Yapay zekâ, hidrojen ve 5G Ağı: 50 Milyar. Hotellere, Restoranlara, Seyahat şirketlerine, Barlara, Gece Kulüblerine v.s: 25 Milyar. Elektrikli araba alanlara: 6.000 Euro. (bu yardım 3.000 Euro’idi) Elektrikli araba akü doldurma ağı: 2.5 Milyar. Demiryolu ve şehiriçi ulaşım: 7.5 Milyar. İşletme Vergisi: (Salgından dolayı küçük yöre belediyelerinin vergi kaybını devlet karşılıyor) 6 Milyar. İşyerlerinin vergisi düşürülüyor: 8 Milyar. Ve vatandaşa elektrik ücreti yardımı: 11 Milyar. Bu sefer devlet vatandaşına 130 Milyar Euro’luk yardım yapıyor. Kredi değil yardım yapıyor. Sadece vatandaşına değil, bir bakıma kendisine de yardım ediyor: Bu yardımlar sayesinde ekonominin zincirleri kopmayacak, motoru kolaylıkla çalışacak ve yoluna devam edecek, devlet de tekrar gelirine kavuşacaktır. Tabi ki o memlekette yaşayan insanlar da, normal yaşamlarına.

Uzun yıllar tatil de dünya şampiyonu olan, günümüzde Çin ve Amerika’dan (tersi de olabilir) üçüncü sırada bulunan almanları tatil arzusu bastı. Önce memleket içi turizm yöreleri sınırlı ve kontröllü açıldı. Avusturya ile başlayan sınır komşuları yavaş yavaş açılıyor. Uzakları veya kıtalarası tatillere devlet pek sıcak bakmıyor. Gitmesi problem değil de, dönüş kafalar da henüz çözülmüş değil! Gidenlerin beraberlerinde virüs getirme tehlikesi var. Lufthansa bugün gittikleri yöreler de virüse yakalananları geri getirme vaadinde bulundu. Bulundu ama buna memleketin sağlık veya dışişleri bakanı ne diyecek? Buraya getirdiklerini Lufthansa’mı tedavi edecek veya ettirecek? Tahmin ediyorum bu işlevi bir sigorta poliçesi ile çözecekler. En normali veya çok normali de bu; burada her şeyin sigortası var ve pek pahalı da değil! Mesela yıllık yurtdışı kaza sigortası ADAC isimli alman otomobil kulübünde sadece 33 Euro. Yıllık Trafik 75, yol yardımı 82 Euro. Muharrem ağbimiz kız kardeşine Ziraat bankası aracılığıyla iki yüz Euro göndermek istemiş, çoğu kereler yaptığı gibi! Nereden aklına gelmişse, bacısına iban sormuş. Belki az veya hiç ücret almazlar düşüncesiyle. Kız kardeşi de, ben de yok ama kızım da iban var demiş. Bacısının kızı da ismiyle ibanını göndermiş. Uzatmıyalım: Muharrem ağbimizin bacısının kızı, yâni yeğeninin ibanı Garanti bankasındaymış. Ziraat bankası kendi üstünden Garanti bankasına yapılan iki yüz Euroluk havaleden 30 Euro ücret almış. Hesabına havale geldiğini müşterisine üç hafta bildirmeyen Garanti bankası da 27 Euro’yu cebine indirmiş. 200 Euro havaleye, 57 Euro ücret: İşte bu pahalı! En azından bizim için!

Mayıs ayında 169 bin kişi işsiz kalmış. İşsizlerin sayısı 2,8 milyon. Memlekette her yüz bin nüfusa düşen virüslü sayısı 2,8 kişi. Virüsü bulaştırma oranı 0,68. Yâni 10 virüs taşıyan yaklaşık 7 kişiye bulaştırıyor! İnsanlar kendilerini kontröl ettiği sürece, virüsün yaşamımızdaki baskısı azalacaktır. Biz de yavaş yavaş bu yaşama alışacağız.

Almanya (Fransa önceki hafta başlattı) ay ortasın da virüs taşıyanları belirleyen bir App’i (uygulama) başlatmayı planlıyor. Belirlenen bilgiler faydalı olabileceği yönünde. Kullanmak serbest olacak. Buna karşılık er veya geç ufukta görünen Covid 19 aşısını, insanların kabul etmiyeceklerinin, kolay kolay aşı yaptırmayacaklarının altını çizmek istiyorum!

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ