$ DOLAR → Alış: 5,88 / Satış: 5,90
€ EURO → Alış: 6,63 / Satış: 6,65

24 NİSAN 1915?

Ayhan YÜKSEL
Ayhan YÜKSEL
  • 25.04.2019
  • 220 kez okundu

Bu günde dünyada ve Türkiye’de bir tartışma yaşanır. 24 Nisan 1915 tarihini “Ermeni soykırımı günü” olarak kabul etmeye çalışırlar. Ama, bu savı ortaya koyanlardan hiçbirisi ya da “hepimiz Ermeniyiz sloganı atanlar” Ermeniler’in Osmanlı Devleti’nin seferberlik illan etmesi üzerine silahlarıyla birlikte firar ederek Rus ordularına katıldıklarını, Rus ordusu tarafından eğitilen ve her türlü masrafları da karşılanan Ermeni çetelerinin sınır boylarında katliamlara başlamalarını, Osmanlı Devletini müşkül duruma bıraktıklarını, yerleşim yerlerinde katliama giriştiklerini, savunmasız Müslümanları öldürdüklerini, mebuslardan Pastırmacıyan, Vartekes ve Papazyan Efendiler’in bu isyana aktif olarak destek verdiklerini, açık isyan ve ihtilal hareketlerine girişmelerini” görmemezliğe gelirler. Osmanlı hükümeti 24.04.1915 tarihinde bütün vilayetlere gönderdiği bir tebliğ ile Hınçak, Taşnak ve benzeri Ermeni komitelerinin kapatılmasını, evraklarına el konulmasını ve ileri gelenlerin tutuklanmalarını istedi. Bulundukları yerlerde kalmalarında sakınca görülenler vilayet ve sancak dahilinde uygun görülecek yerlerde toplanacaktı. Alınan tedbirlere rağmen Ermenilerin ülke çapındaki isyan ve katliamları hızla devam etti. 27 Mayıs 1915 tarihinde “tehcir kanunu” olarak adlandırılan geçici sevk ve iskân kanunu çıkarıldı. Kafkaslar’dan ve Rus-Ermeni istilasına uğrayan yerlerden yollara düşen 1 milyondan fazla müslüman halkın savaşın daha ilk aylarında yarısına yakın kısmı vahşice katledildi. Zayi olan ve abartılı Ermeni nüfusundan çok daha fazla oranda bir müslüman nüfus katliama uğradı. Bitlis, Van ve Erzurum gibi vilayetlerde Ermeniler’in yaptığı katliama dair veri bulmak mümkündür. Göçe tutulan Ermeniler yol esnasında özellikle Kürt aşiretleri ve Arap bedevilerinin saldırısına maruz kaldı. Bu konu ile birçok çalışmalar yapılmıştır ve yayımlanmıştır: Prof. Dr. Kemal Beydilli tarafından yazılan “Tehcîr” maddesi, (DİA, XL, 319-323) görüş ve kaynakları ile örnek teşkil eder.
Görele ve civarında Rus ordularıyla birlikte hareket eden Ermeni çetelerinin mesela 20 gün boyunca Kırıklı köyünü, Aralıkoz köylerini basmaları ve yağmalamaları, Türkleri öldürmeleri, katliam yapmaları… İşbirlikçiler tarafından neden görmemezliğe gelinir! 1821’de olduğu gibi “Mora’da tek bir Türk kalmamalı” sloganıyla “arazinin boş teslim alınması” hedefine yönelik Rumlar’ın giriştiği kitlesel katliamlarla benzeşen kanlı bir hesaplaşma sürecinin “1915 tehcirine gerekçe olduğu” neden görülmez!
Resim-1: Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu’nun konu üzerine risalesi; Resim-2: 1915 öncesi ve sonrası Giresun Türk, Rum ve Ermeni nüfusu.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ