Giresun Işık Gazetesi
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
İLKEMİZKÜNYE

HABER ARA


Gelişmiş Arama

12 EYLÜL MÜDAHALESİ VE DERELİ

Cihan YAVUZ

27 Temmuz 2010, 01:59

Cihan YAVUZ

Tarih incelendiğinde görülürki, bugüne kadar kurulan 16 Türk Devleti`nden hiç birisi dışarıdan gelen bir istila ve dış düşman etkisi ile yıkılmamıştır. Her seferinde ikiye bölünme ve birbirine düşme şeklinde parçalanarak yok olmak bütün Türk Devletlerinin acı sonu olmuştur. Bu Türk Milletinin üstün vasıflarının yanında ne yazık ki milli bir zaafıdır..
12 Eylül öncesi gazete arşivleri ve bazı kaynaklar incelendiğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti`nin yaşadığı iç tehdit boyutunu görebiliyor ve anlayabiliyorsunuz. Bölücülük, terör, yokluk, soygun, iltimas, grev, enflasyon, deyim yerindeyse almış başını gitmiş. 12 Eylül müdahalesi öncesi son iki yıl içinde 5200 vatandaşımız hayatını kaybetmiş. Yaklaşık 14000 vatandaşımız yaralanmış. Genç insanlar evlerinde, sokak ortasında kurşuna dizilmiş.
Devlet dairelerinin bazılarında Atatürk`ün resmi indirilmiş. Marks, Lenin, Stalin`in resimleri devlet dairelerine asılmış. Burada bir soru sormak istiyorum, "Bugünde Atatürk`ün resimlerinin devlet dairelerinden indirilmesini isteyenler yokmu?" Bence var. O`günlerde yine bazı Liselerin isimleri değiştirilmiş. Güvenlik kuvvetleri ile çatışmada ölen anarşitlerin isimleri bu Liselere verilmiş. Anarşi ve terör neredeyse bütün devlet organlarını kuşatmış. Üniversite ve Yüksek Öğrenim kurumlarını elde ederek ilk okula kadar indirilmiş. Ben tekrar bir soru sormak istiyorum, "Üniversitelerde bazı eğitimciler, Anadolu`nun saf ve temiz çocuklarını militan olarak yetiştirmiyorlarmı?" Bence yetiştiriyorlar.
12 Eylül 1980 öncesi, politik çıkarlar yüzünden güvenlik güçlerinin tavsiye ve önerileri kabul edilmemiş. Sağcı, Solcu, Kürtçü terör hat safhada yaşanmaya başlamış. Din istismarı en ileri boyutlara ulaşmış. Terör, dış mihrakların Türkiye`yi Kuzeyden Güneye Fatsa-Tokat-Sivas-Kahraman Maraş-Adana`ya kadar harita üzerinde çizerek böldüğü paralel ve doğrultuda eylemler koymaya başlamış. Bugün PKK`da aynı bölgede eylemler yaparak Türk topraklarının bir bölümünü koparmaya ve ayrı devlet kurmaya çalışmıyormu? 12 Eylül öncesi Sağcı-Solcu kavgası yaşandı, sonra Alevi-Suni ve günümüzde Kürt-Türk çatışması. Yine 12 Eylül öncesi işçiler çalıştıkları, ekmeğini yedikleri fabrikaları yaktılar. Öğrenciler derslere girmediler. İhtilal yolcuları olmuşlardı..
Ben, 12 Eylül 1980 tarihinde Dereli ilçesinde Lise birinci sınıf öğrencisi idim. Öğretmen ve idarecilerimizin çoğunluğunu ilçe dışından gelen eğitimciler oluşturuyordu. Küçük bir ilçe olmasına rağmen okul ve çevreinde yaşananlara inanamıyordum. Bazı öğretmenler (bunlardan birisi matematikçi K. hoca) kendine yakın olan kız ya da erkek öğrencilerin eline orak-çekiç resimli kitaplar vererek kürsüden sınıfa okutturuyordu. Ders yerine öğrencilere Komünizmin cazip gelen yönleri propaganda ediliyordu. Okul bahçe duvarına, çevredeki binaların dış yüzeylerine, taşlara ve yüksek kayalara Dev-Sol, Dev-Genç yazıları yazılıyor ve çeşitli resimler çiziliyordu. Okul dışından genç insanlar da kullanılıyordu. Ve bu kişiler ne amaca hizmet ettiklerini bile bilmiyorlardı. Onlardan tanıdıklarıma soruyordum, "Neden evlerin duvarlarına bu yazıları yazıyorsunuz" diye. Cevap olarak, "Bir tabak çorba, sigara ve onlarla takılmak için yapıyoruz" şeklinde konuşuyorlardı.  
Amacı okumak olan ve eğitim görmek isteyen öğrencileri ve kendilerine katılmayanları dışlıyorlardı ve bu gençlere baskı uyguluyorlardı. Sözüm ona, o`militan öğretmen ve öğrenciler, olaylara katılmak istemeyen diğer  öğretmenleri ve öğrencileri, bazen çeşitli bahanelerle dövüyorlardı. Okul bahçesinde oto lastikleri yakıp slogan atarak yürüyüş yapıyorlardı. Ders saatinde sınıfta öğretmen bekleyen öğrencileri bu öğretmenler gösteri yürüyüşü için dışarı çıkartıyorlar sonrada ortadan kayboluyorlardı. Daha sonra hiç bir şey olmamış gibi sınıfa derse giriyorlardı. Okulun tembel öğrencileri yaptıklarına karşılık ödül olarak sınıflarını geçebiliyorlardı. Ve bu yaşananları başta okul idaresi olmak üzere herkes biliyordu.
Tüm Türkiye`de olduğu gibi Dereli`nin çocuklarını da mahvettiler. Eğitim vermek yerine siyaset ve militanlık yaparak öğrencilerin geleceği ile oynadılar. Bir öğretmen bunu nasıl yapar? 12 Eylül öncesi Dereli gibi küçük bir ilçedeki okulda bunlar yaşandıysa, Türkiye genelinde yaşanan olayların büyüklüğünü ve tehlikesini siz düşünün! Ben tekrar bir soru sormak istiyorum, "Suçlu kim?" Değerli okurlarımın yorum yazmalarını istiyorum. 

Bu haber 395 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
AŞK OLSUN SANA AZERBAYCAN08 Eylül 2010

ANKET

12 EYLÜL'DE REFERANDUMDA HANGİ OYU KULLANACAKSINIZ?



Tüm Anketler

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.




 

Biber Hapı
Bedava oyunlar
En kral oyunlar
 


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi