$ DOLAR → Alış: 5,35 / Satış: 5,37
€ EURO → Alış: 6,08 / Satış: 6,10

HANGİ YÜZÜNCÜ YIL?

Hüseyin Mümtaz BAYAZITOĞLU
Hüseyin Mümtaz BAYAZITOĞLU
  • 14.11.2018
  • 335 kez okundu

Bir haftadır Paris ve Londra’dayız. Gece gündüz sokaklarda, sahalardayız.
Malûm; 11’inci ayın, 11’inci günü, saat 11… Birinci Dünya savaşının bitişi.
İngilizler Ekim sonu başladı anmalara… Genç/yaşlı herkesin yakasında o dört yapraklı kırmızı gelincik.
Her hafta sonu, her maçtan önce yüzbinlerce kişi neredeyse bir ibadet vecdi içinde sahada sergilenmekte olan anma törenini izlemekle kalmıyor, yürekten katılıyor. Sahada ise sanki Kraliçe; Elizabeth bile değil, Victoria var. Öyle ciddi, öyle ince…
Kasımın haftasında da Fransa girdi devreye. Paris, Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 100’üncü yıldönümü anma törenleri dolayısıyla dünyanın dört bir yanından gelen 72 hükümet ve devlet başkanına ev sahipliği yaptı. Tarihin en kanlı savaşlarından Birinci Dünya Savaşı’nın 11 Kasım 1918’te Compiègne ormanındaki Rethondes binasında imzalanan anlaşmayla sona ermesi anıldı, dünyaya ‘barış’ mesajı verildi. Müttefik devletlerle Almanya arasındaki savaş 11 Kasım 1918 günü, bütün cephelerde sona ermiş, “Compiegne Ormanı”ndaki bir vagonda yenik Alman komutanları kabul eden Fransız Mareşali Ferdinand Foch teslim anlaşmalarını imzalattıktan sonra “Artık gidebilirsiniz” diyerek mağluplara kapıyı göstermişti.
Macron, Fransa ve Almanya arasında geçen kanlı savaşın bitimini, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile 10 Kasım’da, barış anlaşmasının imzalandığı Compiegne ormanındaki tarihi Rethondes binasında sembolik bir törenle andı. 47 devlet başkanı, 25 hükümet başkanı, NATO, Dünya Bankası, UNESCO, Avrupa Konseyi, Avrupa Komisyonu, IMF gibi 15 uluslararası kuruluş başkanı katıldı.
Birinci Dünya savaşına “biz de” katılmıştık.
Savaşın sonunda, başlangıcındaki bütün devletler; mağlûp yahut galip olarak dünya sahnesindeki yerlerini korudular, biri hariç…
Osmanlı.
Osmanlı savaşa katıldı, yenildi ve koca imparatorluk parçalandı değil, resmen yıkıldı, yok oldu.
Bizim için savaş, 11 Kasım’da değil, 30 Ekim 1918’de bitti.
30 Ekim 1918 akşamı, Limni Adası’nın Mondros Limanı’ndaki Agamemnon zırhlısında, Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf Bey, İngiliz Amiral Calthorp’un başkanlık yaptığı galip devlet temsilcilerinin önünde savaşın bitimini içeren “Mütarekename”yi imzaladı.
Osmanlı “bitti”.
Bitti ama yine de zaferlerle bitti; Çanakkale, Kut ve Kafkas/İslâm ordusunun Bakû zaferleri.
Osmanlı’nın yenilerek imzaladığı Mondros ve Sevr; Kurtuluş Savaşı’nın, Cumhuriyet’in sebebi oldu.
Son zafer Çanakkale; Kurtuluş Savaşı’nın, dolayısı ile Cumhuriyet’in önsözüdür.
Çanakkale Zaferi, deniz ve kara olmak üzere iki yönlüdür. Çanakkale, deniz savaşı ile bitmemiş, kara savaşı ile sonuçlanmıştır. Denizden giremeyen, Anafartalar ve Conk Bayırı’nda da yenilen İngiliz “bir gece ansızın”; Avustralya ve Yeni Zelanda’dan getirdiği Anzaclara, Hindistan-Nepal’den getirdiği sömürge birlikleri Gurkalara bile haber vermeden çekilip, gitmiştir.
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 100’üncü yılı 18 Mart 2015; Kara Zaferinin 100’üncü yılı 24 Nisan 2015’dir.
Galip ve mağlupların bu yıl Paris’te katıldığı 1918’in 100’üncü yılına; Amerika, Almanya, İngiltere, Rusya, Kanada, İtalya, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 47 devlet başkanı, 25 hükümet başkanı, 15 uluslararası kuruluşun başkanı ve beraberindeki eşleri katılmış; kendileri için hazırlanan otobüslerle Şanzelize caddesine giderek Zafer Takı ile yağmur altında Meçhul Asker Anıtı’na yürümüşlerdir.
(“Âlemin Delisi” Trump’ın yaptıklarını hiç saymıyorum; tek kişilik tiyatro oynamış, Macron’un elini sıkmamış, ev sahibine “Biz olmasaydık Nazi işgalinde Almanca öğreniyor olacaktınız” demiş, Fransız şaraplarını ve Avrupa Ordusu’nu eleştirmiş.)
Dönüyorum “bizim” 100’üncü yıllara…
Merak edip kara kaplı deftere baktım; mağlupların, Çanakkale Deniz Zaferinin 18 Mart 2015’deki 100’üncü yıla gelmelerini zaten beklemiyordum ama Kara Zaferinin 24 Nisan 2015’deki 100’üncü yılına katılanların ise şunlar olduğunu gördüm:
Arnavutluk-Bujar Nishani, Azerbaycan-İlham Aliyev, Bosna Hersek-Mladen İvaniç, Cibuti-İsmail Omar Geulleh, Güney Sudan-Salva Kiir Mayardit, Irak-Fuad Masum, İngiltere-Prens Charles, İrlanda-Michael D. Higgins, Karadağ-Filip Vujanovic, Katar-Emir Tamim bin Hamad El Thani, Makedonya-Gjorge İvanov, Mali-İbrahim Boubacar Keita, Nijer-Mahamadou Issoufou, Pakistan-Memnun Hüseyin, Senegal-Macky Sall, Somali-Hasan Şeyh Mahmud, Türkmenistan-Gurbangulu Berdimuhamedov.
Aliyev hariç Çanakkale ile ne ilgileri var?
Hangisini tanıyorsunuz?
Prens Charles ne zaman “devlet başkanı” oldu?
Bu işte bir yanlışlık var.
Hangi YÜZYIL?
Neyin YÜZYILI?
Hepimiz;
“BİZ” hepimiz 57’inci Alay’ın Neferi değil miyiz? 

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ