$ DOLAR → Alış: 5,81 / Satış: 5,83
€ EURO → Alış: 6,54 / Satış: 6,57

BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ – 3

Alpcan SAKAL
Alpcan SAKAL
  • 26.03.2019
  • 413 kez okundu

Alp Arslan’ın ölümünü alan Karahanlılar ve Gazneliler bu durumdan yararlanarak, Selçuklu topraklarına saldırdılar. Kavurd ise Melikşah’ın sultanlığını tanımayarak isyan etmiş ve Rey şehrine doğru yola çıkmıştı. Melikşah durumu öğrenince Rey’e geldi ve iki kuvvet arasındaki mücadeleyi Melikşah kazandı. Kavurd ise yakalanarak sultanın huzuruna getirildi. Bu esnada bazı askerlerin maaşlarına zam istemesi ve Kavurd lehine tezahürat yapmalarına karşın; Kavurd boğularak öldürülmüştü. Kavurd’a karşı kazanılan bu zaferden sonra Halife’de Melikşah’ın sultanlığını tanıyarak, saltanat fermanını ona göndermiştir. Bu başarıdan sonra Karahanlı ve Gazneliler üzerine seferler yapıp, bunlarda da başarı sağladıktan sonra başkenti Rey’den İsfahan’a taşıdı. Bu dönemde de Anadolu’ya akınlar devam etti. Türkmen reisleri Artuk, Tutuk, Süleyman ve Mansur, Batı Anadolu’ya kadar ilerleyerek buraları öğrenme fırsatı buldular. Süleyman Şah, İznik’i Bizanslılardan alarak burada Selçuklulara bağlı Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurdu. Öte yandan Alp Arslan döneminde Suriye’yi zapt etme görevi bulunan Atsız’ın görevi de bu dönemde de devam etti. Kudüs ve Şam’ı almış olsa bile Mısır seferinde başarısız olması sebebiyle yerine Melikşah’ın kardeşi Tutuş getirilmişti. Tutuş egemenliği altındaki topraklarda Selçuklulara bağlı olarak Suriye Selçuklu Devleti’ni kurdu. Anadolu Selçukul Devleti’nin kurucusu Süleyman Şah, Bizans ile anlaşıp batı tarafını güvenceye aldıktan sonra Suriye üzerine sefere çıktı. Çukurova, Adana, Tarsus, AntakyaYı Ermenilerin elinden aldı. Daha ileriye giderek Halep’i kuşatınca Tutuş ile karşı karşıya geldi. İki taraf arasında yapılan savaşı kaybeden Süleyman Şah burada öldü. Anadolu’nun fethi için görevlendirilen Artuk Bey ise, sultanın emri ile Arap yarımadasının fethi için görevlendirildi ve Yemen, Hicaz, Aden, Selçuklulara dâhil edildi.

Sultan Melikşah’ın bir diğer sorunu Batinilikti. Mısır’da Darül Hikme denilen okulda yetişen Şii propagandacıları, gittikleri yerlerde Fatimi ideolojisini tanıtıp, taraf topluyorlardı. Bu görüşü ise Selçuklularda Hasan Sabbah savunuyordu. Burada gizli ve hızlı propagandalar yapmaktaydı. Kendi tarafına özellikle okuma ve yazma bilmeyen, başıboş ve devlet idaresinden memnun olmayan kişileri toplamıştı. Ayrıca cennet vaad edip, devlet düzenine tamamen karşıydı. Bu tehlikeli dini ve siyasi hareket, Alamur Kalesi’nin alınmasıyla iyice arttı. Kendisine engel olmaya çalışanları ise fedai adını verdiği adamlarına hançerleterek öldürüyordu. Melikşah bunların üzerine ordu sevk etse de başarılı olunamamış, Nizamül Mülk öldürülmüş ve sonraki zamanda da Melikşah ölmüştü.

Melikşah’ın ölümü ile devlet bir müddet duraksama dönemine girdi. Bunun başlıca sebebi taht mücadeleleriydi. Terhen Hatun eşinin ölümü üzerine oğlu Mahmut’un sultanlığını ilan ederken; Nizamül Mülk taraftarları ise Berkyaruk’u sultan ilan etmişti. Selçuklu tahtını ele geçirmek isteyen bu iki taraf arasında şiddetli bir savaş oldu. Mahmut’un tarafındaki bazı kesimin Berkyaruk’un tarafına geçmesi dengeleri değiştirdi. Terken Hatun başarısız olunca, Azerbaycan valisi ve aynı zamanda Berkyaruk’un dayısını kışkırtarak kendi yanına çekti ancak yine sonuç değişmedi. Hırsından vazgeçmeyen Terken Hatun bu defa da Tutuş’a başvurmuş ve o da sultanlığını ilan etmişti. Tutuş, üzerine yürümekte olan Berkyaruk’un ordusu karşısında geriye çekilmek durumunda kalmış ve neticede Berkyaruk, Bağdat’a girerek burada kendi adına hutbe okutmuştur. Terken Hatun ve Mahmut’un hastalık sebebi ile ölmeleri ile artık rakipsiz kalmıştı. Öte yandan doğuda, Alp Arslan’ın oğlu Arslan Argun sultanlığını ilan etmişti ve Belh, Tirmiz, Nişabur gibi şehirleri alarak kendisine bağlamıştı. Buna karşı Berkyaruk’ta amcası Böri-Bars ‘ı onun üzerine yollamış ama başarılı olunamamıştır. Bu defa öncü olarak kardeşi Sencer’i; arkasından da büyük bir ordu ile kendisi gitmiştir. Bu esnada Argun, kölesi tarafından öldürülmüştü. Bu konuda böylelikle halledilmiş oldu.

Bu dönemin en önemli olayı ise I. Haçlı ordusunun Antakya’ya kadar gelip, bu şehri alması olmuştu. Üzerlerine yollanan Selçuklu ordusunu mağlup edip Kudüs’e doğru ilerleme fırsatı bulmuşlardı. Kardeşi Muahmmed Tapar’ın isyanı ve Berkyaruk’un ölümü ile devlet sarsılmıştı. Tahta geçen Muhammed Tapar, önceliğini Batınilik hareketine vererek Alamut Kalesi’ni kuşattı. Haçlıların egemenliğine giren Suriye’ye ordularını yolladı ama komutanlar arasında irtibatı sağlayamadığı için başarılı olamadı. Bu işlerle meşgul olurken rahatsızlanarak vefat etti. İleri gelen devlet adamları Muhammed Tapar’ın oğlu Mahmut’u tahta geçirseler bile Melikşah’ın oğlu Sencer, Mahmut’un sultanlığını tanımayarak, saltanat iddiasında bulundu. İki taraf arasında yapılan Save Savaşı’nı kazanan Sencer, sultan olmuştu. Sultan Sencer henüz Horasan meliki iken Gaznelileri ve Karahanlıları, 1121’de ise Afganistan’daki Gurlu Devleti’ni kendine bağlamıştır. Ayrıca Selçuklu ülkesinin tamamında hâkimiyet kurarak birliği sağlamıştı. Fakat 1141 yılında doğudan gelen Kara-Hıtaylar ‘a karşı yaptığı Katavan Savaşı‘nda yenilince itibarını kaybetti. Maverâünnehir Karahıtayların eline geçti. Ülkede tekrar otorite boşluğu doğdu. Nitekim İran asıllı memurların fazla vergi istemesi üzerine, devletin asıl unsuru olan Oğuzlar (Türkmenler ) isyan ettiler, daha fazla toprak istediler. Sultan Sencer soydaşı olduğu Oğuzlara esir düştü (1153). Oğuzlar Horasan bölgesini ellerine geçirdiler. Sultan Sencer serbest bırakıldı. Fakat bir müddet sonra öldü. Sencer’in ölümüyle Büyük Selçuklu Devleti fiilen son bulmuştur (1157).

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ